ingilizce'yi bilerek konuşmayan insanların ülkesi. kaybolursunuz, en çaresiz halinizle yol sormak için birine en fransız aksanınızla "pardon" diye seslenirsiniz, dönüp bakmaz bile. evet evet, bildiğiniz dönüp bakmaz.
su almak istersiniz en az 10 farklı aksanda "water" derseniz kasiyer anlamamış gibi yapar, sizi yorar. onun dışında kültürüne, sanatına lafım yok.
charlie hebdo dergisinde yayınlacak ve yeni karikatür krizine neden olması beklenen karikatür yüzünden 20 ülkedeki elçilik ve okullarını kapatma kararı alan ülkedir.
ingiltere ile birlikte sömürgeciliği kuran ve azimle devam ettiren lakin empreyalizmin kendi tahakkümünü inşa etmesi hasebiyle istemeyerek de olsa abd'nin o bükemediği elini öpmek zorunda kalan bir ülke. kim tarafından yönetilirse yönetilsin, ırkçılığı, antidemokratik uygulamaları ve soykırımları çatır çatır devam ve kabul ettirip sonrasında bunları insanların gözlerinin içine baka baka lanetlemesi bu ülkenin her ne kadar uluslararası platformdaki ağırlığını zerre azaltmasa da, musevileri gaz odalarında imha eden nazi almanyası kadar suçlu ve de insanlık önünde yargılanması gerek, şimdiye dek yaptıklarının dünya kamuoyunun vicdanında bir şekilde bir karşılık bulabilmesi adına.
aşırı milliyetçi ülkedir.
sırplar 2. sırada gelir.
türkler en son sırada gelir.
çünkü türkler kendilerini aşağılamayı bok sanırlar.
ya işte biz türkler diye cümlelerine başlarlar.
hollande'nin fransa cumhurbaşkanlığına seçilmesi, bankaların refah devletlerini kendilerini yaşatmak uğruna bitirme planını suya düşürdüğü görülebiliyor. finansal sistemin krizi euronun krizi, euronun krizi de ab'nin dağılması (ya da en azından euro birliğinin dağılıp devletlerin kendi para ve maliye politikalarında bağımsızlığı) ve sosyal öncelikli ulus devletlerin yeniden güçlenmesi demektir. tabi şimdilik görünen bu, inşallah bir aksilik olmazsa ab'nin bitişine giden sürecin ilk günüdür bugün. herkese, özellikle ab'ye girme serabı belasından kurtulan ülkemize hayırlı uğurlu olsun.