mutlulugun,hüznün,şaşkınlığın,ifadesizliğin,gözyaşlarının,hayal kırıklığının bütün bu duyguların anlamını anladıgımız sanat dalı zamanı donduran gercek..
geçmişe dönük gözükse de gelecekten haber veren bir belgedir fotoğraf.
nasıl mı?
" her fotoğraf iki ayrı düzlemde ulaşır bize. fotoğrafın çekildiği an ile ona baktığımız an arasındaki kesiklik duygusu söz konusudur. yakından tanıdığımız ama artık aramızda olmayan birinin fotoğrafına bakarken algılayabiliriz bu kesiklik duygusunu. fotoğrafına baktığımız kişi, uzaklardadır ya da ölmüştür. fotoğrafına baktığımız sokak, yok olmuştur, kiraz ağaçları kesilmiş, sarmanlar karabaşlar öldürülmüş, geçmişimizin aydınlık mağaralarına girilmiş, üstlerine beton dökülmüştür.
fotoğraf bu noktada bir kahinin elinden çıkmış bir vesika gibi hayatın ölümle, boşlukla ya da yıkımla kesileceğini bildirir bize ". *
geçmişe dönük gözükse de gelecekten haber veren bir belgedir artık fotoğraf.
anı hem yaşamayı,hem yaşatmayı,ilke edinmiş fedakar insanların güzide uğraşı diyebiliriz.hepi topu bir kağıt parçasıdır gözünüze görünen,bir ressamın resmedebileceği,bir şairin yazabileceği,bir roman yazarının kurgulayabileceği,bir müzisyenin besteleyebileceği bir kağıt parçası.ama ne bir resimdir,ne bir şiir,ne bir roman,ne de icli bir şarkı.fotoğraf teknik ister,yetenek ister,kurgu ister,anlam ister,duygu ister,anlaşılmak ister,şevk ister,bakım ister,zaman ister,zevk ister..araştırma ister,emek ister,çaba ister.saatlerce beklersiniz o anı..cünkü fotograf andır.zamanın icinden yaşatmak adına çalınan zamandır...evet sanattır fotoğraf cünkü bütün sanat dallarını sınırsızlıkla barındırır icinde..ve düşüncelerinizi duygularınızı kelimelerle sınırlamaz,resim sanatcının kalem ve fırca darbeleridir ve sanatcının cizgileri ve düşünceleri ile belirir ve anlamı size bırakır ve elbette bir resmin de fotoğrafı cekilebilir,fotograf olanı güzelleyerek yansıtma biraz ışık,biraz renk katarak belki,üniversitenin fotoğrafcılık bölümüne dahil olmak icin gördüğünü resmedebilme ve tonlama yapabilme koşul olarak aranıyor.üstelik aşkla yapılan nadir mesleklerden biri hobilikten terfi almadan önce..fotoğraf sanattır cünkü her ayna gecmişi olduğu gibi yansıtamaz efendim,bir saniye sonra geçmiş olacak o an.emek ister cünkü zor olan yakalamaktır,zaman hep kaçar.sanat mı değil mi tartışıladursun gelin-damat fotoğrafı cekmekle bitmiyor o işler,ben de çekerim deyip meyve veren ağacı taşlamakla olmuyor.ruh istiyor ferruh.anı biriktirme sanatı diyorum ve başıma tac ediyorum*
bir gün batımıyım güneyde
bir akşam vaktiyim
ucuz bir şarabın şişesiyim denizde
yüzüyorum,yüzüyor muyum
biliyor musun bir gün bir yağmur sonrası
siyah beyaz bir fotoğraf bulacaksın yerlerde...
işte o an bir kıpırtı yüreğinde
ve iki damla yaş olacağım
güneşli gözlerinde..gözlerinde
sanat degildir kanimca. sanat estetigin yaninda biraz da yetenek ve emek ister. al eline makinayi 2 sip sak yap hooop sanatci oluver.. yagma hasan'in boregi tabi. hasan demisken aklima geldi. bizim bi foto hasan var. sanatsa en buyuk fotograf sanatcisi foto hasan'dir abi. uzerine tanimam.
gülümseyerek susanlar ve nazım hikmet deyince aklımıza hemen amiral willamson gelmiyor mu 66 santimetrekareye gülen o fotoğraflardan ankara gazetelerinde.........amerika bütçemize 120 milyon lira hibe etti, yüz-yirmi-milyon-lira...........gene o ankara semalarından hariçten gazeller okunmamış mıdır peki hiç tarihimizde? elbette okunmuştur, sular bütün köprülerin altından akmıştır dolaşmıştır da fotoğraflardaki dünyalara giren, yirmisekiz kavramla cümle kurmayı estetikle birleştiren nice vatan fedaileri kendilerini, kara puntolu başlıklarını o sularda yıkamayı bilmemişlerdir. demek ki insanoğlunun bir fotoğrafta da olsa içine girdiği dünyadan çıkarken beraberinde getirmesi gereken sonuçlar vardır. yoksa ansiklopedinin dizlerin üstüne verdiği kızıl izler ertesi sabaha geçecek, sevgilinin sabah ereksiyonu heyecanında morluklara dönüşecektir. girip çıkıp da artema olmamak adına "ben fotoğraf sanatını öğrendim", "ben fotonun kristal berraklığında süzüldüm" demek de gülümseyen yüzlere, en az "fotoğraf sanatçısı ve biothermal feylesof inside" stickerlarının elimize yakıştığı kadar yakışacaktır.
**** ***** *****
fotoğrafın içindeki dünyalarda hazmı keşfeden sağlıklı beden sahipleri hazmettikleri şeyleri ne yazık ki fotoğrafın dışına çıktıktan sonra sağa sola bırakmalarıyla, izmir efelerinin çayda çıra oyunlarına konu olmuşlar, toplumsal bir eğlence, folklorik bir esans halinde kaynaşmışlardır kültürümüze. öte yandan deprem günlerindeki fotoğraf dünyalarından anımsadığımız ped dağıtan kızılay görevlileri üzerine düşeni yapsaydı, o artan pedler sözlükte ihtiyacı olanlara dağıtılsaydı fazla fazla, kanamalar context dışına da taşmazdı berrak fotonların gölgeleri gökyüzünden sendromlara devşirirken kendini ey bilge kişi seni kan tutar ibrahim sadri şiirselliğinde....................
**** ********* ***********
her fotoğraf bambaşka dünyalara açılan bir penceredir örneğin. bazen "gerçeğin sadece gerçeğin söylendiği" bir dünya olur, bazen "zamanın derinliklerindeki dünya" da olur. ama bir dünyadır hep. çünkü dünya hayattır. hayat beyazda, güneşte, içimizde ta içimizde* bir yerlerdedir, baktıkça yaşanır, durdukça anlaşılır olandır hayat. o yüzden bakıp bakıp üzerine konuşmak gerekir günlerce, çünkü neden? çünkü sindirim sistemi faaliyeti engellenemez, yenilen bitirilen şeyler bir şekilde çıkmak zorundadır, ister entrye ister gizli bakınıza, fışkırır hayat damarlarımızdan.
yönetmenliğini kazım öz ün yaptığı başrollerinde feyyaz duman ve nazmi kırık ın oynadığı 2001 yapımı orta metraj bir türk filmi...
--spoiler--
Bir savaşın karşıt saflarına giden iki gencin tesadüfen çakışan öykülerinin filmidir "Fotoğraf". ikisi de aynı otobüsle, yan yana koltuklarda ve gidiş nedenlerini birbirinden gizleyerek yol alırlar. Aralarında yolculuklara özgü bir tanışma, bir sıcaklık gelişir. Paylaşılan yol, sigara ve sıkıntıdan kalan bir iz, yoğun savaşın cephesinde, dostluğun düşmanlığa dönüştüğü fotoğrafın üstünde bir ezgi olarak devam eder. Donuk bir kare haline gelen o an, vücuda yayılan bir virüs gibi iletişim yollarından, büyük bünyeye yayılmaya başlar.
"Fotoğraf", dostluk olasılığı, militarizm, kirli savaş gerçekliği ve gözlerden uzak yaşanan acıların topluma bırakacağı silinmez lekeler üzerine tartışmak isteyen bir film.
--spoiler--
fotoğraf kelimesi, yunanca photo ışık ve latince graph iz bırakmak sözcükleri birleştirilerek oluşturulmuş bir bileşik isimdir. kelime anlamı, ışık ile yazmaktır