daha oncede belirttigim gibi turkuda iki ev arasi mesafeyi yuruken (1 km orman icinden) hafiften tirsiyordum. yavru ceylan gibiydim turkuda anasini satayim.orman civarlarindan gelen her enteresan seste ananin; oglum mehmett lan saka yapma durduk yere' diye bagirarak gecti gecelerim ama helsinki'de yasamak cok rahat hele ki benim gibi balkon cocugu iseniz degmeyin keyfinize, cik k-kauppadan alisverisini yap, al eline sicak cikolatani ve yanina cikolatadan daha sicak susannani uyu mis. ha daha once yurtdisina cikmadan sordugu ilk soru; haci sigara kacaymis be, marlboro? olan bir insan olarak sigara fiyatlari sonucu uzulmustum ama kisa bir sure sonra tanistigim turk arkadas sagolsun kartonu 15 dolara marlboro buldu tulliden(bizde ki habur sinir kapisi ne ise finlandiyada ki tulli o) giren. bu mevzular disinda son olarak soyleyecegim finlerle ayni icki masasina oturmayin. adamlar agzi ile icmeyi ogrenememis henuz kiz arkadasi kara yagiz turk delikanlisina yazarken, o da opucem abim cok kral arkadasimsin sen tadinda seyler soyluyor, bir nevi vicdan catismasi. ha bir de marketlerde uzerlerinde pussi yazan cipsler var gulmeyin bozuluyorlar.
beyaz zambaklar ülkesine konu olmuş, nokia'yı bünyesinde bulunduran, milli geliri bi hayli yüksek ülke. hatta elflerin finlandiyalı olma ihtimalleri yüksektir.
vakti zamanında yarı çatlak, sevimli bir akraba tarafından soyumuzun dayandığı iddaa edilen memleket. sonra düşündüm taşındım, araştırdım. neden olmasın lan ? sonuçta diller arası bir akrabalık var. ama beni ikna eden esas kanıt bu değildi;
ikna olmamı sağlayan şey avrupa'da taharet musluğuna en yakın göt temizleme aletini kullanıyor olmalarıdır. bizim kullandığımızdan biraz daha kullanışsız olsa da, hatta daha çok duş telefonuna benzesede taharet musluğudur arkadaşlar bu. açın gözlerinizi ve tarihinize sahip çıkın. şimdi anlıyorum ben neden bu kadar beyaz tenli olduğumu olm. ayrıca burdan atalarımın kız torunlarına sesleniyorum; minä rakastan sinua !!!
beyaz zambaklar ülkesi: iktisatçılarca tavsiye edilen bir kitap. hoş şeyler anlatılmış. kesinlikle yanlış değil. uygulamaya konulsa iki buçuk finlandiya çıkar bu ülkeden de ama işte.
2. dünya savaşında ruslara kök söktürmesine rağmen zamanında ülkenin 2. büyük kenti viipuri (bugün vyborg) ile birlikte karelya bölgesinin büyük bölümünü, laponya'daki salla bölgesinin büyük bölümünü, finlandiya körfezi adalarını ve ülkenin barents denizine çıkışını sağlayan petsamo (bugün pechenga) bölgesini sovyetler birliğine bırakmak zorunda kalmış ülke.
gitmek için 30 yaşımı bekledigim,kalabalık olmayan, güzel insanların yaşadıgı,soguk bir ülke. ayrıca bir finlandiyalıyla arkadaş olursanız ömür boyu bu sürer. çok iyi dinleyicidirler çünkü.*
turku\'da iki ev arasi mesafeyi yalniz yurumek got ister garabet biseye donusuyor sehir gece agaclar falan tovbe tovbe.. ha yanima bi fin kizi versinler ta helsinki\'ye yururum..
hakkında, sözlüklerde girilen entryleri görünce, yüzümde acı bir gülümseme ile Aziz Nesin'in çok tepki toplayan o lafını (bkz: türklerin %60'ı aptaldır)hatırlatan iskandinav ülkesi.
bayılıyoruz bizden olmayan herşeye hayran olmaya. dünyanın en gidilesi, görülesi, yaşanası(!) ülkesiymiş! Pehhh!! Tabi git, gör, gez, güzelliklerini al, anlat, uygula... Buna kim ne diyebilir ki? Ama "yaşanası" ne be güzel kardeşim? "Yaşanmayası" bir ülkede misin sen? Herhangi bir finliye, norveçliye...vs söylesek "abi ben sizin ülkenize ölüyorum, bitiyorum, nolur ben de burada yaşayayım" desek götüyle gülmekten geberir herhalde. Güzelim denizlerimizi, iklimimizi, istanbul boğazımızı, antalyamızı bırakmaya ne meraklıymışız? Hem de ne uğruna? Buz gibi bir hava, tarrak gibi bir iklim, koskoca topraklarda devasa bir yalnızlık... Biz de kredi kartı borcundan depresyona girip intihar eden çok var. Bizim hatamızdır, istenilirse düzeltilir. Siz hiç günlerce güneş göremediği için ruh sağlığı bozulup intihar eden kimse gördünüz mü Türkiye'de? Ama oralarda var, hem de sürüyle...Cemil Meriç üstadın bir lafzıyla bitireyim entryi:
"Ülkesini yaşanmaz bulanlar, o ülkeyi yaşanmazlaştıranlardır."
en son dün, 11 öğrencinin öldüğü bir amok koşusuyla çalkanan ülke
böyle bir şeyin bu kadar düzenli, refah ve eğitim seviyesi yüksek bir ülkede gerçekleşiyor olması da ayrı bir şaşırma konusu.
ölmeden gitmek istediğim iki ülkeden biri. diğeri için (bkz: norveç)
iklimiyle, müzik gruplarıyla, ormanlarıyla kısacası her şeyiyle güzel olan ülkedir.