arap ve diğer halk bütünlerinden bir türlü hayır görmedğimiz halde neden hala bu kadar dost canlısı bir tutum sergiliyoruz biz? türkiye maalesef dünyanın küçük çocuğu haline gelmiştir, her şeye ağlamakta ve bir çözüm bulmaktan da her zaman uzaktadır. *
nedense ne rumları ne yunanlıları ne de ermenileri araplar kadar tehlikeli ve ikiyüzlü bulmuyorum ve bize karşı izledikleri politikalarla bu düşüncemdeki haklılığımı pekiştiriyorlar.ne demiş bir atasözümüz: 'ayıdan post,araptan dost olmaz! '
osmanlı döneminde isyanlar çıkaran, 1. dünya savaşında ingilizlerle bir olup bize karşı savaşan, pkklı teröristleri eğiten filistinli "kardeşlerimizin"(!) son numarası.
aklın bittiği yerde politikanın başlamasından mütevellit anlamakta ısrar edilmemesi gereken destekleme olayı.
rte, demirel, ecevit, bahçeli, baykal nasıl türkiye demek değilse abbas da filistin değildir.
(bkz: şerefsizim aklıma gelmişti)
(bkz: işbirlikçi abbas)
olan israile destek veriyor diye coca colayı protesto edenlere oldu.köklenin millet coca colaya.hayatın tadı o*.
neyse ciddiyeet davet ediyorum kendimi.
bu araplarlar kadar soysuz menfaatçi ikiyüzlü bir millet görmedim ben.haysiytsiz şerefsizler.tarihimiz boyunca bunlara bakıcılık yapmışız.bunları korumak için binlerce türk genci şehit olmuş osmanlı zamanında.adamlar kalktı bizi sırtımızdan vurdu. aradan yüz seneye yaklaşık zaman geçti. kasımpaşalım eli maşalım posta koydu cümle alemin önünde pereze. tüm diplomasiyi ezdi geçti davosta. yine aynı senaryo. bırakıcaksın arkadaş bir gram acımayacaksın yeminle ya.bunlar insan da değil müslüman da değil. bir de büyklere sesleniyorum.alı size van münüt.öldürmeyeceksin diye kükrüyordun israile. çine de kükresene yavru.müslüman!!! kardeşlerini korumasını biliyorsun da söz konusu türk kardeşlerin olunca mı posta koyamıyorsunuz.
-efendim?haa araptı o kadın.hatta canlı yayında övünerek söylemişti benim eşim arap kökenli diye.hatırladım.anlaşıldı...
oh la la! ne olacağadı ya dedirten başlık.* şaka lan, girizgahta biraz eğlenin dedim. efendiler, efendi durun. bu ülkeyi bütün dünya tanıyor, şaşıracaksınız belki ama türkiye de tanıyor. neyse mesele o değil de, mahmoud abbas'ın da dünyanın diğer devletleri gibi kıbrıs'ı tanıması ile filistin halkının maruz kaldığı insanlık dışı muameleyi kınamak arasında ne gibi bir bağlantı var? ne yani, karşılık bekleyerek mi kınıyorsunuz siz katliamları? o zaman kürtler katledilse ses çıkarmayacaksınız demek ki! çıkarmadınız da... evet.
vakit o vakittir ki artık başınızı* ellerinizin arasına alın ve düşünün. bak aklın yine sıvaza gitti değil mi lan allahsız! yaptığınız şeyin, yani karşılık bekleyerek bir katliamı kınamanın rezilliğini düşünün. bak önyargılı yaklaşmayın. biraz düşünün. düşünün. düşü nün.
mahmut abbas'ın kişisel görüşüdür filistin'e mâl edilemez. mahmut abbas'ın elle yerleştirilmiş bir amerikan piyonu olduğunu bilmeyenlerin filistin hükümetine, filistin halkına hatta abartıp araplara saldırması da ilginç. bu açıklamayı terör devleti israil ile mahmut abbas gibi masaya oturmayan hamas lideri başbakan ismail haniye yapsaydı söylediklerinizde sonuna kadar haklı olurdunuz. mahmut abbas'ın hamid karzai'den hiçbir farkı yoktur, direnişçi değildir, özgürlük taraftarı değildir, mandacıdır. halkın seçtiği kişi ismail haniye'dir, muhatap o'dur, hadi siktirin gidin posta okuyun otuzbir çekin.
benim de söyleyeceklerim var! bir kere ordaki katliamlar kesinlikle yürek dağlayıcı olduğu için sesimiz yükselttik, yardımlar yaptık falan filan. karşılık beklemedik. ne bekleyebilirdik hayatı mısır'la arasındaki tünellere bağlı olan bir ülke bile olmayan yalnız ve karanlık bölgeden. biz oraya geçmişle olan bağlarımız ve din kardeşliğimiz için yardım gönderdik. lakin karşılığında gördük ki bugün amerika'nın ingiltere'nin söylemediğini kalkmış abbas beyefendi dillendiriyor. bu rumlar'ı türkiye'ye tercih etmektir. abbas türkiye'nin işgalci olduğunu onaylamıştır. halbuki orta yolu izleyen bir siyasetle de bu işi kotarabilirdi. filistin son zamanlarda türkiye'nin dış politikasında merkezdeydi. ortadoğu'nun söz sahibi, arabulucu ülkesi olma yolunda katettiği adımdı. abbas belki de mısır desteğiyle veya suudlar'ın girişimleriyle böyle bir girişimde bulundu. filistin'de yükselen türkiye değeri ve burada türkler'in söz sahibi olması arap liderlerin işine gelmemiş olacak ki abbası böyle bir şeye sürükleyerek türkiye'nin hevesini kırmayı ve uluslararası arenada küçük düşürmeyi amaçlamış olabilirler.
şimdi kimse ne posta gazetesi alsın ne otuzbir çeksin. olayları keskin bir önyargıyla değerlendirmek de sonsuz bir humanizm içinde değerlendirmek de yanlış. devletler arası dostluk olmaz. halklar arasında gönül köprüleri kurulur. yarın bir gün israil yine saldıracak lakin bu topraklar öyle topraklar ki gene yardımını yapacak. böyle abbas gibi kendini bilmezlerin küçük hesapları bu topraklara kin ve nefret tohumlarını ekemez.
abd ve israil'in desteğiyle makamında oturan ve ne hamas'ın nede filistin halkı'nın temsilcisi olabilen (zaten kendisi el-fetih dendir) mahmud abbas'ın işidir. tüm arap milletine (300 milyon) mâl etmek büyük bir aymazlıktır. kaldı ki filistin halkının türkiye'ye olan sevgisini görmemek ancak gaflet uykusunda olan kişilerin işidir.