eşlerinin ölümünün ardından inzivaya çekilip tek başına ölümü beklediği gibi biz insanlar, kalbimiz sevgi açlığıyla ağlarken; aldatılmışlığa kandığımız için, bizi utandırdıkları için.. öyle severim ki bu hayvanları.
kendilerinin yakalanıp evcilleştirilmesiyle ilgili ilginç bir hikaye duyduğum hayvanlardır. şöyleki, filler büyük ve kalın derili hayvanlar oldukları için insanlar tarafından kullanılan morfin silahı gibi taktikler işe yaramıyormuş. insanlar filleri yakalamak için büyük çukurlar kazar ve bu çukurların üzerini kapatıp tuzak kurarlarmış. filler tuzağa düştüklerinde insanlar yüzlerinide kapatan siyah* elbise giyip filin düştüğü çukura gelir ve fili bir süre döverlermiş. ardından giderler ve 2 gün sonra aynı insanlar bu kez siyahtan farklı bir renkte elbise giyip yüzlerinide göstererek filin yanına gelip onu kurtarır, ardından ilk yardım uygularlarmış. bu sayede fil, sonradan gelen insanlara güvenir ve onlardan zarar görmeyeceğini düşünerek onlara zarar vermezmiş.
Zeki hayvanmış. En asil hayvanlardan. Kaplan bir bu iki. Sonra çita avlıyor avlıyor sırtlanlara kaptırıyor garibanlar. Jaguar ı unutmayalım. Güzel hayvan. Beyaz aslan, boz ayı.
timsahlarla ilgili bir belgeselde fil yavrusuna saldıran timsahın üzerine giden anne fil için belgeseli anlatan kişi " timsah çok şanslı çünkü kızgın fillerin timsahları öldürüp ağaca astıkları bilinir " dedi..
herkese renkli günler
"Kasvetli bulutlarım gitmiş, güneş doğmuş.
Islak caddeler kurumuş.
Bir yağmur bulutu kadar olan huzurum da buharlaşıp gitmiş.
Göğsümdeki fil tüm ağırlığını bastırıyor göğüs kafesime.
Diyeceğim o ki,
Gün aydı."
satrançta 3 puanlık taştır aynı at gibi. ama atla arasında güç farkı var mıdır sorusu yıllardır yanıt aramaktadır. bunun şimdiye kadar bulunmuş iki cevabı vardır;
birincisi; at oyun başında fil oyun sonunda güçlüdür
ikincisi; açılış genişliğine göre geniş oyunlarda fil;dar oyunlarda at güçlüdür.