yahu ünal aysal sneijder ile drogba'yı getirdi bir kare fotoğrafını görmedim ben 1.5 senedir daha yan yana. aldığın adam da cenk yahu. sen önder özen adlı şahsı sözde futbolun başına koymuşsun ama hala böyle amatör kulüp başkanlarının bile artık bıraktığı eski moda işlere girişiyorsun.
"son süreçte beşiktaş kulübü de tüm birimleriylen, tüm fertleriylen şampiyonluk yarışında var. bundan sonra da öyle olacak."
diyen beşiktaş başkanı. sanırsın ki boyacıköyspor un başkanı mahalle kahvesinde demeç veriyor. fiko olayı abarttı görünen o ki. soyunma odasına da inmiş , tüm fertler, tüm birimler seferber olmuş anasını satayım beşiktaş şampiyon olacak diye. hani kar köy yollarını kapatınca , trt ekipleri yol açma çalışmalarına katılır ya anadolu da bazı yerlerde , yollar açılınca ilk kez kamera gören köy muhtarı , tüm ekiplerimiz ve tüm fertlerimiz seferber olmuştu yolu açmak için ve de yolu açtık vatana millete hayırlı olsun gibi afaki cümleler sarf eder ya fiko da bunu hatırlatıyor işte.
kimse bu adama artık laf etmesin arkadaş beşiktaş için stad için adam demediği lafları kabullenmek zorunda kaldı lan. adam sümüğünü üstüne atmayacağı adamlardan küfür yiyo lan.
beşiktaş'ın halihazırdaki başkanı. ben, bir galatasaray'lı olarak her zaman her yerde 2. takımımın beşiktaş olduğunu gururla söylerim. galatasaray maçlarında nasıl heyecanlanıyorsam, beşiktaş maçlarında da öyle heyecanlanırım.
en son yayınlanan ses kasetlerinde alenen kendisine hakaret edilmekte. kendisine edilen küfür de bizzat kulübü ilgilendirir. taraftarını, yöneticilerini, kulüple ilgili olan herkesi ilgilendirir. bir ülke meselesi gibidir bu olay.
kendisinden çıkıp ''hodri meydan'' demesini beklemiyorum. böyle bir kişisel karakteri olduğunu da düşünmüyorum. sakin, oturaklı ve kulübün menfaatleri için siyasetten uzak durmaya çalışan birisi. kulübüne, taraftarına verdiği stadyum sözünü tutmak için belki bu sözleri yiyebilir, sineye de çekebilir. ünal aysal gibi sonrasında taraftarından özür de dilemek zorunda kalabilir. buradan sonrası köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek meselesidir bu da büyük beşiktaş kulübünün başkanının kişisel meselesidir. bunun münasebetini fikret orman yapacaktır.
düşen ses kaydından sonra bu adamı hala "yaaaa niye atar yapmıyor" diye eleştiren gerçek manada bir gerizekalıdır.
adam diğer büyük iş adamları gibi birbirinden farklı sektörlerde iş yapmıyor, tek sektörü var inşaat. devlet iznine her an ihtiyaç duyarak bu işi yapan adam, diğer büyük iş adamlarının bile sesini çıkaramadığı malum adama ses çıkaramaz. başına tonla iş açarlar. altından kalkması da mümkün değildir. buna rağmen gördüğümüz, telefonda ağlayan yalakalardan olmamış, süreci iyi yönetmeyi başarmıştır. aydın doğan'a yolladığı gibi bir adam yolllarlar şirketine, binbir türlü davada yargılarlar adamı. bu ülkede neyle suçlandığını bile bilmeden 5 yıl hapis yatan adam var amk siz ne diyorsunuz hala?
en kötüsü kongre dinozorları beşiktaş taraftarının dediğini yapmıyor bu kulüpte. demirören ve onun gibi zengin ailelere biat ediyor. binbir türlü baskı ve karalama ile bu adam başkanlıktan düşürülür. yerine "beyefendi"nin istediği adam atanır. kimse "yaa olur mu" demesin. fenerbahçe kongresine müdahalesi ortada. aziz yıldırım 15 yıllık başkan, tüm kongre kendisinin adamı. onu deviremezsiniz. ama 1.5 yıllık bir başkanı hele hele ondan önceki 10 yıllık kulüp başkanı sizin himayenizde ise çok rahat devirirsiniz. demirören ailesinden birini, cinerlerden birini veya muadillerini beşiktaş'ın başında görmek isteyenler bir dakika düşünmesin fikret orman'dan desteği çeksin.
bu zor süreçte beşiktaş'ı düzlüğe çıkarabilmek adına neyi var neyi yok ortaya koymuştur. şimdiye kadar olduğu gibi bu akıllı ve planlı tavrını sürdürmeli.
şunu herkes çok iyi biliyor ki değil güç sarhoşluğuna düşmüş kimseler, onların ağababaları gelse beşiktaş'ı beşiktaş'tan atamaz. ancak işi yokuşa sürebilir ve süreci uzatarak verilen zararı maksimize edebilir. fikret orman buna karşı durmayı başarmıştır bugüne kadar.
fikret orman yönetimi, beşiktaş teknik ekibi ve futbolcuları takdiri ve desteği sonuna kadar hak etmektedir. düşen ses kayıtları da bomba değil, malumun ilanıdır. bunlar bildiğimiz, dile getirdiğimiz şeylerdi belki gözleri kör olmuş bazı arkadaşlar da duruma uyanabilir.
taraftar bazında gerekli tepki artarak devam etmeli tabii ki, ancak yönetim bu olayları bir nebzeye kadar siğneye çekiyorsa tek sebebi bir an önce bu zor durumdan beşiktaş'ı kurtarma arzusudur. geliri artmış, avrupa yasağı sonlanmış ve tekrar avrupa'da mücadele eden, yeni stadına sahip olan ve taraftarıyla bütünleşmiş beşiktaş'ın başkanı fikret orman bunlara seyirci kalmaz, kalmamalı.
hakkında önemsiz kişiler tarafından bin tane küfür edilmiş başkan. sadece çarşı değil biz Fenerbahçeliler de hatta inanıyorum ki Galatasaraylılar da destekçiniz. ulan akp yeter la.
büyük başkandır. zamanında bazı ergenler çıkıp 'ya fikoo stadı bitiremez yaaa' diye yavşak yavşak konuşuyorlardı, bizde onlara ulan adamın üzerinde baskı var dedikçe inanmıyorlardı.
gördünüz mü omurgasızlar gördünüz mü, fikret orman türkiye'nin gelmiş geçmiş en baskıcı en entrikacı başbakan'ına rağmen dikiyor o stadı.
iki kişinin dinlenen ve ortaya çıkarılması için günü beklenen telefon kayıtlarında ortaya saçılanlar ışığında küfür yedi diye mağdur ilan edilen kişilik.
küfür edildi diye mağdur olacaksa bir adam recep tayyip erdoğan'dan büyük mağdur yok amk.
küfür yediği için değil, haksız küfür yediği için mağdur olan adam. bu adamın başbakanla kişisel hiç bir husumeti yok. olamaz da. tek yaptığı şey şu: "çarşı grubunun gezi eylemlerindeki tutumuyla fenerbahçeliler, galatasaraylılar da beşiktaşlı oldu" diyor. herkesin sempatisini kazandık diyor. çarşı bu bakımdan önemli bir misyonu başardı diyor. yani en büyük ve en güçlü taraftar grubuna sahip çıkıyor. tam da bir kulüp başkanının yapması gerektiği gibi.
ve bundan rahatsız oluyor bazı diktatörler. diyorlar ki biz bunun stat inşaatını nasıl durdururuz. kafa kafaya verip bizans entrikaları kuruyorlar. kendi işlerine gelen açıklamayı yapmadığı için de fikret ormana küfrediyorlar.
haa, ama bu mağduriyet değil. hakkındaki yolsuzluk soruşturmasını binlerce hakimin, savcının, polisin yerini değiştirerek örtbas etmeye çalışan başbakanın durumu mağduriyet. doğru, siz de haklısınız.