bana bir kisi daha gosterin; islam, muslumanlik, din kardesligi, ummet desin ve muslumanlarin en buyuk dusmani amerika'nin kucaginda otursun, ve milyonlarca "din kardesi" onu desteklemeye devam etsin.
türk bayrağı dalgalandırınca şerefli mi olunur yani? namaz kılan herkes çok mu iyi insandır? fettullah da ne şerefli ne de iyi bir insandır. komünizmle mücadele derneklerini kurmuş hoca efendi tamamen halk düşmanıdır.kendisi 1980 darbesiyle ilgili de 'Tsk kılıcıyla mücadelemize su serpti' demiştir.bugün fettullahçıların asker karşıtı görünmeleri de nafile,çünkü bugün sol hareket tırmanışa geçecek olsa askeri de sivil faşisti de bu mücadeleyi yıpratmaya uğraşacaktır. bugünkü karşıtlık,kendi aralarındaki iktidar mücadelesidir.
az muhterem pek ...veren hocaafendii... Cia'in harita'da gösterdiği yerlere okul açmasıyla bilinir. linkteki videoda görüleceği gibi ne mal olduğunu kendisi söylemiştir...
alelade bir cami imamı iken 600,000,000 $, (altıyüzmilyondolar) evet lan 6 yüz milyon dolar değerinde bir malvarlığına sahip olmuş birisidir. Ancak en önemli özelliği usa'de iken izmir'deki fabrikadan emekli olmasıdır. O derece yani...
bazı cahiller tarafından neredeyse terörist gibi alçak gösterilen, oysa türkiye'yi dünya üzerinde en çok tanıtan şahıstır.
kimileri onun okullarında -yıllarca- okuduğu için amerikan milliyetçisi türkçe konuşabilen insanlar yetiştirdiğini bilmektedir. ancak bunu henüz herkes bilmiyor. hala bazı kişileri kandırabiliriz(!)
sadece türkçe'ye sahip çıkmasından doalyı sevdiğim. Türkçe olimpiyatlarının yapılmasında emeği geçmesi ile sevilen.
fakat abd ile türkiye üzerinde oynanan oyunlarda başrolde bulunması ile kin güttüğüm kişi.
ülkenin can damarlarını ele geçirip kendi bi nevi hükümdarlığını kurmak isteseyen, aslında gerçgek inananların kendısıyle işinin olmayacağını düşündüğüm amacının ne olduğunu anlamamak için akılsız olmak gereken insancık.*
durumu, geçenlerde elektronik posta yoluyla okuduğum bir hikayenin başkahramanına benzeyen insan.
---
---
Dere, tepe, dağ, bayır dolaşmayı seven tek gözlü bir adam varmış, yürür yürür gidermiş, gider gider yürürmüş.
Bir gün uzaklarda, renkleri karma karışık, alacalı, bulacalı garip bir köy görmüş. Yaklaşmış köyle doğru, yollar bir tuhaf, evler bir tuhaf insanları bir tuhafmış bu köyün.
Girince köyün içine anlamış meseleyi: körler köyü imiş burası. Kadınlar, erkekler, çocuklar, velhasıl herkesin sımsıkı kapalı imiş gözleri...
Bizim tek gözlü gezgin karar vermiş bu köyde yaşamaya ''Hiç değilse benim bir gözüm var diyormuş. Körler ülkesinde şaşılar kral olur derler; ben de bunların başına geçer kral gibi yaşarım.''
Körlerin gözleri yokmuş ama, elleri burunları, bilhassa kulakları çok hassasmış ve kendi kurdukları düzenlerinde yuvarlanıp gidiyorlarmış.
Tek gözlü adam onların şaşkın hallerini seyrediyormuş; yürümeleri başka, konuşmaları başka başka türlü imiş. Bir gün körlerden biri öteki körün malını aşırmış, bunu sadece tek gözlü adam görmüş ve bağırarak ilan etmiş;
- Filancanın malını filanca çaldı!!!
- Körler: Nereden biliyorsun, o kadar uzaktan duyulmaz ki, demişler.
- Tek gözlü adam: Ben duymadım gördüm. Gözüm var benim, görüyorum.
Körler göz diye, görme diye bir şey bilmiyorlarmış. Uzun yıllardır çoktan unutmuşlar bu hissi.
- Ne demek görmek, nasıl görüyorsun, yani duyulmayacak uzak mesafeden anlıyor musun ne olup bittiğini?
- Anlıyorum tabi demiş adam.
- Ya o zaman imtihan edeceğiz seni, sana inanmıyoruz!
Adamı alıp uzak bir yere dikmişler, hiçbir şeyin işitilemeyeceği bir mesafe olduğunu biliyorlarmış.
- Anlat bakalım ne yaptığımızı!
O da anlatmış:
- Oturuyorsunuz, konuşuyorsunuz, şu ayağa kalktı, beriki bacağını sallıyor v.s.
Bir ara körler bir evin içine girmişler ve bağırmışlar: Anlatsana..
Adam: içeri girdiniz, göremiyorum.
Körler: Ne oldu yani içeri girmekle! Elli santim fark var haydi anlat diye bağırmışlar.
- Arada duvar var, göremiyorum demiş adam.
- Sen atıyorsun, demin söylediklerin tesadüf etti, bak şimdi bilemiyorsun.
- Çıkın dışarı söyleyeceğim demiş adam.
Körler: Ha içeri he dışarı, ne fark eder yani, bu kadar uzaktan duyabildiğine göre!
- Ben duymuyorum, görüyorum diyormuş adam.
Körler: Öyle şey olmaz. Sen de bir bozukluk var, saçmalıyorsun, acaip şeyler söylüyorsun, seni hekime muayene ettireceğiz.
Adamı yaka paça yakalayıp köyün hekimine götürmüşler. Hekim de kör tabii. Elleri ile adamı yoklamaya başlamış.
Vücudunda, bacağında, yüzünde gezdirirken elini;
- Buldum, demiş, bozukluk burada!
Adamın açık olan gözünü kastederek hekim devam etmiş, saçmalaması bundan dolayı, ben şimdi düzeltirim hallederim bu işi.
Körler ülkesinde kral olmaya kalkan tek gözlü gezgin zor kurtarmış kendisini oradan.
Körler görenleri anlayamazlar, saçmalıyor sanırlar, düzeltip kendilerine benzetmek için de var olan gayretleri ile gören gözleri çıkarmaya çalışırlar. Çünkü iyilik yaptıklarını sanırlar.
Beyni kalıplaşmış insanlar ve topluluklar da doğru algılayamaz, değerlendirme yapamazlar.
Hoşgörüleri yoktur. Kendi karanlık düzenlerine alışık olduklarından her yeni davranış ve düşünceyi kendilerine benzetmek gibi bir ''iyi niyet'' taşırlar...
---
---
büyük ihtimalle kör olmama rağmen, gözü olan ve körlere faydalı olmaya çalışan insanı az da olsa anlayıp desteklediğim için bolca eksileneceğim.
kafalarına bomba yiyen ıraklılar, israil askerleri tarafından ördek gibi avlanan filistinliler, ve kafasına çuval geçirilip esir edilen türk askerlerine rağmen abd de rahat rahat oturmaya devam eden "büyüğümüz" dür.
haiti port au prince - lacroix kasabasında sessizce 2010 kpss ye hazırlanmakta olan şahıs. hazırlık kitabı bulamadığından internetten hazırlanmaya çalışmaktadır. günde 2 litre light süt içer.
Abd sponsorlu ve kaynağı belirsiz sponsoruyla iyilik yapmış mertebesini sağa sola yandaşlarıyla duyurup daha çok yandaş toplayan , topladığı yandaşları 2 aylık beyin yıkama eğitimine sokan değerli insandır.
kendisine inan ve guvenen insanlar kadar cahil ve boş olmayan bir insan . cok buyuk bir grup insani kandirarak ve belirli duygularini somurerek yoneten insan.
^bir secime girerken tum aptalari yaninda topla boylelikle o secimi kolayca kazanabillirsin^^