neyin nesi olduğu hakkında kesin bir bilgim de yok. amerika'nın kölesi, ajan, mason aflan deniyor. ne kadar doğru bilmiyorum ama ben bu insanın ölmesine üzülürüm herhalde. söylentilerin doğru olduğuna dair kesin bir kanıt bulursam, belki ona karşı olan umursamazlığım nefrete dönüşebilir.
yüzlerce fethullahçı ile konuşmuş ve tartışmış biri olarak * bu adam niye amerikada hala, ne yapıyor o sözüm ona sizin mantığınıza göre o katil ülkede sorularımı bir türlü net olarak yanıtlayamayan koyunlara sahip adamdır.
ve yine fethullahın abd de olmasına ses etmeyen bu koyunlar muhalif oldukları biri bırakın abd de yaşamayı abd ye gitse ya da abd'li biri görüşme anında mason, hain ve abd piyonu olarak ilan etmeleri işe işin en komik ve ironik yanıdır.
gazetecilerin dahi darbe yapabileceğine inandırılmış bir toplumun, ortak değerleri ve inançları üzerinden hareket eden çıkar amaçlı suç örgütü lideri. vaktiyle yurtlarında yetişmiş kişilerin devletin kurumlarını zapt eylemesi ile borçlarını ödedikleri kişi aynı zamanda. birde çok ağlar. sevmediğim halde izler ve dinlerim daha ağlamadan zırlamadan doğru dürüst konuşmasına denk gelmedim.
peygamber eyleyip götüne takılan insanlar epey basit ve sığ olmalıki, çok kolay kekleniyorlar.
cuntacılar ve pkklılar tarafından en büyük hedef seçilen ve avuttukları bebelerin gözünde şeytanlaştırdıkları şamaroğlan. öyle yalanlara kanıyorlar ki ve buna öyle inanıp delice muhalefet yapıyorlar ki bu aptallıklarına dayanamayanları fethullah gülen'i savunur pozisyona itiyorlar ve sonuçta fethullah gülen karaktersizlerin sayelerinde olduğundan daha büyük oldu. mesela ben sevmezdim. hala sevmesem de bir sempatim oldu ve artık cuntacı faşistlerin, onlara benzer şekilde pkk'lı allah'sızların şakirt dedikleri kişilerden daha çok savunuyorum.
sonuçta cuntacı da pkklı da benim düşmanımsa, onların düşmanı benim doğal dostum oluyor.
12 eylül darbecilerine, "Eli ve gözü kanlılara merhamet, aslında merhametsizlik anlamına gelir. merhamet etmeyin" diye seslenen, bugün ise abd'nin kucağında oturup askere çemkiren kişidir.
şu sıralar silahlı kuvvetlerine darbeci yaftalaması yapmasına rağmen bakın 1980'de darbeyi nasıl övmüştür:
"gülen'in, 12 eylül 1980den sonra yayımlan ilk sızıntı dergisinde, son karakol başlıklı yazısı:
karakol, sükunetin, huzurun ve emniyetin remzidir. orada düzen, orada huzur ve onda gözlerin uyanık oluşu, umumi emniyet ve muvazenenin en büyük teminatıdır. orada kargaşa ve bunalımlar ise, arkasındaki topluluklar için en büyük felakettir. ( ) ve, işte şimdi, bin bir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tuluû saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekasına alamet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, hızır gibi imdadımıza yetişen mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz. (sızıntı, ekim 1980, sayı:21)"
kısacası belki de darbeden en çok yarar sağlayanlardan birisi olarak, bir zamanlar darbeyi överken, şimdilerde bazı kesimleri darbeci ilan edebilmektedir.