uzun zamandır tartışılan ''telekulak sırrına'' bilimsel açıklamalarıyla (yersen) son noktayı koymuştur. Meğer, bütün bu seskayıtları, video kasetlerinin kaynağı cinlermiş. söyle buyurmuş kendileri,
--spoiler--
''Cinler, dalgıçlığın ötesinde, akıl almaz işler de becerebilmektedirler. Evet onları daha başka işlerde istihdam etme imkanı da vardır. Mesela, devletlerarası haberleşme alanında cinleri kullanmak, hem daha süratli, hem de daha emin bir yol olabilir. Bilhassa bir kısım gizli haberleşmelerde telsiz, telgraf veya telefonların şifre ve kodlarının çalınma ihtimaline karşılık, cinlerin kullanılmasında böyle bir riziko söz konusu olmayacaktır. Bu yönüyle cinler, ileriki zamanın belki de en emin ulakları olacaklardır. Yarınlar kim bilir daha nice harikalar karşımıza çıkaraktır.
--spoiler--
işin trajikomik yanı, deli saçması olan bu sözleri ''Bilim ve gelecek'' adlı bir dergide bilimsel makale niteliğinde millete yutturulmak istenmesidir.
asrın getirdiği tereddütler diye bir kitabı var. oda arkadaşım okuyor. aldım baktım ben de. şöyle bir soru var:
soru: kutuplarda 6 ay gece 6 ay gündüz var. namaz süreleri nasıl ayarlanacak?
verdiği cevap: ilk başta ateistlere sallıyor. böyle şeyleri biz uyduruyormuşuz. sonra ne alaka bilmiyorum ama marksizmin değiştiğini falan söylüyor. engels tarafından değişmiş hiçbir sistem doğru değilmiş falan filan. sonra da aynen şunu diyor ''sâlisen, acaba kutuplar da müslüman var mıdır ki, müslümanların namaz meselesi dert ediliyor da, kutuplarda yaşayan insanların namaz kılacakları soruluyor. eğer bir gün insanlık kutuplarda yerleştikten sonra, bazı kimseler ibadet ü taatı sormaya gelirlerse o zaman böyle bir soru irad etmenin de mânâsı olur. yoksa şimdilik öyle bir soruyu sırf masum gönüllere şüphe atmak için uydurulmuş kabul edeceğiz.''
yani diyor ki buna verecek cevabım yok. muhammed'in kutuplardan haberi olmadığı için böyle bir şey yazılmamış. zaten orada da pek insan yok. siktir et onları diyor. şimdi bazı insanlar da buna hoca diyor hoca efendi diyor. bu kadar mı aptalsınız be kardeşim. insan şu cevabı vermeye utanır.
bir zamanlar okulunda okuduğum ama 3 yılımın ziyan olduğunu düşündüğüm şahıs.. hoca efendi aşağı hoca efendi yukarı bi yere kadar abi!! aman uzak durun derim ben.
ağlamak; müteessir ruhların ferahlama gayreti ve vicdanda yanan ateşi gözyaşlarıyla söndürme hamlesidir. ne var ki, insanların çoğu ağlanacak yerde güler, gülecek yerde de ağlarlar...
liderliğini yaptığı tarikatta 8 ayımı geçirdiğim ve dini inancımı sorgulamama sebep olarak gerçekleri görmemi sağlamış kişidir.
baştan söyleyeyim en nefret ettiğim kişiler sıralamasında top 10 dadır. sebeplerini ise detaylı açıklayayım.
tarikat evlerine ( abiler ) ilk defa gidenlere bile psikolojik bir baskı uygulanarak ilk vakit namazında namaz kıldırılır. ilk gittiğimde içerisinde alevi bir arkadaşımızın da bulunduğu 7 kişilik gruba zorla yapılmaya çalışıldığı gibi.oysaki allah;
"dinde zorlama yoktur; artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır. tağutu (saptırıcıları) inkar edip allah'a inanan kimse, kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır. allah işitendir, bilendir." (2/256)
demiştir.
her namaz sonrası risale-i nur'dan ayetler ( evet ayet ) okunur. zira bu tarikatta kuran'ın bir ehemniyeti yoktur. varsa yoksa risale-i nur. oysaki allah;
"de ki: "insanlar ve cinler, birbirine yardımcı olarak bu kuran'ın bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar." (17/88)
"elif, lâm, râ. bu kur'ân öyle büyük bir kitaptır ki, insanları rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan allah'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik." (14/1)
demiştir. daha pek çok ayette kuran'ın yol gösterici olduğuna, üstünlüğüne atıf yapılırken ne yazık ki bu şahsın evlerinde kuran'ın esamesi okunmaz.
düzenli olarak fethullah gülen videolarıyla ayin yapılır. dini kaynağından öğrenmek yerine bu zattan öğrenmek gerekliliği anlatılır. ne kadar samimi bir müslüman olduğu gözyaşlarıyla delillendirilir. konuşmalarında sürekli hadis ve risale-i nur'a atıf yapılır. zaman zaman işine gelen ayetleri kullanmadığı da yok değildir. oysaki allah;
"yahut o müşrikler gibi de olmayın; onlar dinlerini paramparça edip, bölük pörçük oldular ve bölünen her gurup da, kendi sahip olduğu ilkelerle övünüp, sevinip durmaktadırlar." (30/32)
demiştir. ve bu ayeti hiçbir konuşmasında dile getirmez bu muhterem. sebebi bu ayetin muhatabı olduğundan mıdır, merakta bırakır.
"gerçek şu ki, sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin, ancak allah, dilediğini hidayete erdirir; o, hidayete erecek olanları daha iyi bilendir." (28/56)
demiştir allah *
islam ile uzaktan yakından alakası olmayan, uydurulmuş adetleri bir kenarı bırakırsak ( günlük ritüellerini )
islam dininin yegane kaynağı kurandır. onun dışındaki her kaynak insanı yanlışa götürür. ve yasaklanmıştır.
"rabbinizden size indirilene uyun, o'ndan başka velilere uymayın. ne az öğüt alıyorsunuz?" (7/3)
allah açıkca sadece kuran'a uyulması gerektiği, ondan başka kim olursa olsun uyulmaması gerektiğini belitmişken ben merak ederim, bu şahıs bir kısım insana önder olma cesaretini kimden alır.
yazdığı kitaplar, yaptığı konuşmalar kuran'la incelenirse, hurafelerle dolu olduğu gün gibi ortaya çıkacaktır.
dindar kesimin gün gelip küfür edeceği insan. mavi marmara olayında maskesi düşmüştür. amerika ve israil desteklidir. başında bulunduğu cemaat maneviyat temelinde değil maddiyat temelindedir.
baştan yanlış bir insandır. islam dini evlenmeyi çoluk çocuğa karışmayı öğütlerken bu vatandaş bir rahip havasında kendini dini işlere adamak sevdasıyla evlenmemiştir. biraz daha okumasında fayda var.