6 yıl ben bunun cemaatine gittim. tam 6 yıl boyunca. seyretmediğim videosu okumadığım kitabı yok. o risale-i nurlarında hepsini bitirdim ben. ama anlayarak okudum. laf ettirmezdim buna. arkadaşlarımla kavgalar bile ettiğim oldu bu adam için. gel gör ki şimdi yeni yeni anlıyorum adamın ne mal olduğunu. insan ailesinden soyutlaşıp kendi yorumlayıp düşününce anlıyor. amerikan ajanıdır bu abimiz. mantıklı düşünüp araştırınca insana bundan başka kapı bırakmıyor maalesef. buna körü körüne bağlı olanlarda biraz araştırabilir. ailenizin değil kendi düşüncelerinizin esiri olun.
Okyanus ötesinden çok sevdiği ( ! ) vatanı için göz yaşı dökmüş olmasına rağmen, vatanına dönmeyen ki neden dönmediği de anlaşılmayan kişi.
Eidt: Belki de Askerler Silivriden en nihayetinde çıkacaklar korkusu vardır.
faruk mercan' ın biyografisini yazdığı din adamı. kitapta, kaldığı öğrenci yurtlarında hak geçmesin diye öğrenciler için ayrılan erzaklardan ve yiyeceklerden yemediği, sabah ezanına kalktıktan sonra tuvaletleri bile kendisinin yıkadığından bahsedilmiştir. erdemli, maneviyatı yüksek biri olarak gösterilmeye çalışılmıştır. türk- islam birliği için yapmış olduğu uluslararası faaliyetlerden bahsedilmiştir. en nihayetinde taraflıdır.
birtakım ikiyüzlülerin hakkında yazılan övgülerin gerçek olmadığını iddia ederek müritlerine iftira ettiği, güzel ve nurlu insan. Allah onun şefaatiyle dilimizde La ilahe illallah, la ilahe illadolar ve la ilahe illaamerika demeyi nasip etsin insallah. Dinimiz, diyalogumuz, amen.
hz. Muhammed efendimizden sonra onun bayrağını devralmış yüce alim. Secde etsek azdır kendisine, o derece büyük işler yapıyor. Allah hepimize onun gibi olmayı nasip etsin. Amin.
anlaşılmaya ihtiyacı olan bir insan. hakkındaki iftiraların da biri bin paradır. yaptıklarıyla nitelikli bir islam cemaati oluşturmuş, radikalizme set çekmiş ve 28 şubat sürecinde, hizmet ettiği ülkesinde belli komplolarla tutuklanmamak için, binlerce insanın onlarca yıllık emeğinin heba edilmemesi için yurtdışına çıkmak zorunda bırakılmıştır; ve tabi ki göçmenlere ve beyin göçlerine en fazla güvenlik vaadeden amerika'ya. şimdi gelmemesinin sebebi de, konjonktür itibariyle gelişinin siyasi bir olay olarak patlak verecek olması ve dünyadaki 1500'ün üzerindeki okullara öncülük eden hareketinin-hizmetinin siyasi bir forma doğru kayacak olması ve hareketin ruhunu kaybedecek olmasıdır kesinlikle. allah uzun ömür versin, belki türkiye normalleşince gelmeyi seçebilir.
muhammeden resulullah sozunu soylemeyenlere de sicak yaklasilmasi gerektigini vurgulamis. oysaki bir gun hz.omer hz.muhammed(sav)a: ya rasulallah, seni en cok sundan sonra -adini hatirlayamadim- seviyorum demis. rasulallah da olmadi ya omer, en cok beni sevmedikce allahin gercek dostu ve musluman olamazsin demis. ayrica allahin kelamlarinda yani kuranda kafirlerle dostluk kurulmamasi buyrulmustur. bu kisi ayrica allahin kelamlarinin o doneme.ait oldugunu yani eskiyle suan arasinda fark oldugunu soyluyor. yani birnevi kurani degistirmeye calisiyor. ayrica said.nursiye gelelim bunla alakali cunku. bu kisiye gore risaleleri allah yazdirmis. e be adam... muhammede inen ayetler son ayetler degil miydi? allahin ayetleri o kadar aciklamis olmasina ragmen, olacak sey midir bu? lutfen biraz dusunun...
Senin uğruna bu yola atıldık. Acılarına ortak olmak, ızdıraplarını dindirmek, gönlünü âbâd etmek için... Bize gönül koyma! "Ağırdan aldık"; vaktinde imdadına yetişemedik. Ama inan; sînemizde hep Yakub'un âh u efgânını(1), içimizde Zelîha'nın aşk u hicranını taşıdık durduk.
O âb-endâm(2) kâmetinin iki büklüm olduğunu her gördükçe, perişan kâkül'ün gibi kalbim de dağılıp gitti. Buruk boynun ve mahzun bakışların karşısında kaç defa kaddim büküldü, gözlerim doldu. Her feryadıma senin türkünden bir nağme katıp destanını dile getirmek istedi isem de, iniltin içimi yaktı; derdin gözümde büyüdü, içim burkuldu...
Hem de sana el uzatmaya utanıyordum... Âbâ-ı kenâisiyyeyi(3) hatırlatan yapmacık şefkatimle karşına çıkmaya ar ediyordum. Zira sana, gözümün önünde kıydılar. Zülüflerini târumâr edip, bu hâle koydular. Beynini söndürürken, kalbini kursağına yedirirken, görmüştüm olup bitenleri ve uzatamamıştım günahkâr ellerimi... Sızlanışına rağmen uzatamamıştım... Kader'in Faust'un kaderi, ama Mefiston kim..? Kim revâ gördü bunları sana...?
Emin bir ülkede idin. Sıcak bir yuvan vardı. Rızkın başının ucunda ve işin yolundaydı. Sonra şu vahşetzâra geldin ve geldiğine bin pişman oldun. Ama gelmemek elinde değildi. Geldin ve etrafını büsbütün boş bulup hâline âşina kimse göremedin. Âh u efgânını, sadece sen duyuyordun.
Ve sana koşanlar, sadece midenin arzu ve isteklerine koşuyorlardı. Senin bugünkü yürekler yakan feryatların, tâ o zaman başlamıştı. Tâ o zaman terk edilmiştin. Hem de "en sevimli" iken. Sen, başkalarının keyf ve eğlencesi olarak elde idin, kucakta idin; bir gül gibi göğüste idin, dudakta idin. Ama senin için yapılan şeylerde sana ait olanı bulmak mümkün değildi. Gariptin, yalnızdın ve sahipsizdin...!
Dünün bugününü doğurdu ve bugünün, ne olacağı belirsiz yarınlarını hazırlamakta. Yolların ayırımındasın yavrucuk...!
Şimdi bana müsaade et de, şu bâdirede Bahadır'ın olayım. Mızrabımı senin için vurup, feryâdımı rûhuna duyurayım. Bu fırtına ve bu yangında, gerektiği an imdâdına koşamadığım için de, kaldırım taşı gibi şu mücrim başımı ayaklarının altına koyayım ve bütün mücrimler adına senden özür dileyeyim: Bir keyf uğruna varlığına sebebiyet verenleri, etine kemiğine bağlanıp gönlünü unutanları, bir geçici dem için ebediyetine kıyanları, ruhuna hoyratlık aşılayıp sefâletini hazırlayanları affeyle yavrucuk!..
Fethullah Gülen
Sızıntı, Şubat 1979, Cilt 1, Sayı 1
[1] Efgân: Acı ile bağırmalar, feryatlar ve istimdat.
[2] Âb-endam: Mütenasip, ölçülü endam.
[3] Abâ-i kenâisiyye: Kilise pederleri, papazları.
Cocuklugunda kuran-i kerim ogrenmek yasakmis ve buna ragmen cok erken yaslarda kurani hatim etmis.
abd dir,oyledir,boyledir,soyledir zerre umrumda degil,cemaat yapilanmasinada karsiyim fakat birileri cikip bu ulkenin karanlik gecmisiyle yuzlestirsin bizi
Biz halen -biz- olamiyorsak dis guclerin bundan nemalanmasi cok dogal.