amerika ya gitmesi nedeniyle bütün haksız ve edebsizce eleştirilere maruz kalan vaiz, diyanetin resmi hocası. evet bir insan amerikaya gitti orada ikamet ediyor diye kimi densizler dengesizler saygısızlar tarafından eleştirilebilir mi? bizim milletimizin insan demeye bin şahit lazım olan yaratıklarına göre evet. bu yapılır.
kendisi hakkında iki satır bilgisi olmayanların sayfalarca iğrençliklerini sergiledikleri, muazzam sabırlı ve hoşgörülü insan. sabırlı ve hoşgörülü diyorum nitekim bu yaratıklara bile hakkını helal etme erdemini göstermiştir. haaa şu var o hakkını helal etme nezaketini gösteriyor ama allah garip kulunun hakkını bir avuç çakal yavrusuna heba ettirir mi bilemiyoruz.
anlamak ve bilmek isteyen kaynak ve anlatacak insan çok. lakin kulaklarını her türlü güzelliğe kapatmış çirkef ruhlular için yapacak bişey yok.
seri eksileme olmuş, hakaret edilmiş umurumda değil ama bende kendisine hocaefendi diyerek bi kaç bişey anlatmak istiyorum dilleri küfürden başka söz bilmeyen anzolotlara.
hocaefendi hakkında hacca gitmedi diyerek göz göre göre iftira atanlar diyanetin resmi kayıtlarını inceledikleri vakit iki sefer hacca gittiklerini göreceklerdir.
hocaefendi hakkında papa nın elini öptü diyen milenyum ebu cahilleri, o videoyu izledikleri vakit papa nın elini sıktığını görecektir.
hocaefendi amerika da ikamet ediyo hea bunu açıkla diyen ruhsuzlara gelince; 1999 yılında 28 şubatçıların iğrenç ve bi o kadar dayanılmaz baskıları yüzünden yüksek şeker hastalığı için amerikaya gitti. bir ara türkiye dönmeyi düşünmüş fakat o aralar ak parti yeni yeni kurulmuş ve halk arasında sükse yapmıştı. bunu da kendisinden bilir bir takım kara kalpliler diye gelmeyi ertelemiştir.
hocaefendi bugün gelmiş olsa ertesi gün leş kargaları gibi akbaba gibi saldıracağı medya, ülkeyi karıştırmasın diye gelmeyi reddetmiştir.
her türlü iftiraya ve karalamaya ragmen türkiye'nin en önemli şahsiyetidir.
dünyanın her yerinde okullar açmış zencilere bile türkçeyi ögretme çabası içine girmiştir. durmamış türkçe olimpiyatlarının düzenlenmesine ön ayak olmuştur. ama ülke o kadar laikçi kaynıyor ki haliyle bu adamın da degeri arada kaynayıp gidiyor. bu adamı savunanlarda şakirt oluveriyor.
en büyük 100 türk büyüğü listesinde en üst sıralarda yer alması gereken kişidir. ülkesine bağlılığı, vatanseverliği ve yaptığı hizmetler takdire şayandır. ona en çok iftira atanların kim olduğuna bakmak neyin ne olduğunu görmek için yeterlidir.
sultan abdülhamit han'ın hal'edilmesini takiben adım adım tasfiye edilen anadolucu,mukaddesatçı kadroların tekrar güçlü biçimde zuhur etmesini sağlayan zat.
hakkında; bu ülkenin, mukkaddeslerine alenen garez besleyip ardından ''biz kutsallara saygılıyız,bizim derdimiz dincilerle'' kuyruklu yalanını dillerinden düşürmeyen çevrelerin onlarca yıldır toplumu milli-manevi yönde diriltici olarak gördüğü kimselere yaptığı ''din istismarcısı'',''abd ajanı''-dönemine göre ülke adı değişebilir- gibi yaftalar servis edilmektedir.(mesela menderes gibi,mesela said nursi gibi,mesela necip fazıl gibi,mesela özal gibi, mesela bugün ki yönetim gibi hatta mesela türkeş gibi mesela,mesela,mesela)
malum mevcut hükümet hakkında da tıpkı muhterem gülen gibi ''amerikancı'' kuyruklu yalanı yıllardır iftira edilmekteydi. ne oldu? abd tarafındanda kabul edilen wikileaks belgeleri bu iftiranın cort olduğunu bütün gerçekliğiyle gözler önüne serdi.meğer amerika, hükümeti tehlikeli buluyor,tıpkı sözde toplumcu özde elitist çevrelerin yaptığı tarz ve mantıkta açıklar arıyor imiş. aynen öyle de yıllanmış bu tip ucuz propaganda muhterem gülen hakkındada aynen servis edilmekle beraber içi bomboştur. amerika ile ab ile rusya ile vatikan ile onun ile bunun ile çıkar esasına dayalı ilişki kurmak başka bir şey ajanlık yapmak,oralara hizmet etmek bambaşka bir şeydir.gerek hükümet gerek cemaat sadece abd veya ab ile değil rusya ile de ilişkilerin geliştirilmesinden yanadır, bu ajanlıktan ileri gelmez milli çıkarlarla alakalıdır. üstad necip fazıl, rahmetli özal' a tavsiyelerinde dış politikada abd yi de sovyetleride kızdırmayacak bir politika izlemesini önerir. bu onun ''amerikan ajanı komünist'' olmasından değil ''milli çıkarları'' o yönde görmesinden kaynaklanır.
mantıksızlığa dair bir misal de geçenlerde ''azerbaycan stv'' sinin azerbaycan devleti tarafından kapatılmasına ilişkin haberler...
iş bu çevreler haberi şöyle veriyor..
''gülen cemaatinin tv si azerbaycanda amerikancılık yaptığı gerekçesiyle kapatıldı!!!''...
yalanınız batsın be...
1. sadece stv değil kanal d ve rus tv leride kapatıldı yeni yasa gereği yabancı tv lerden sadece trt ye izin verdi azerbaycan. hadise bundan ibaret.
2. azerbaycan'ın amerikan karşıtı olduğunu zannetmek bile akılsızlığın yüksek seciyelerini zorlanılmakta olduğunu göstermekte.
hasılı bu ülke için hiç bir şey üretmeyen, kültürel batı özentisi olduğu halde sözde batı karşıtlığı,yurtseverlik,ulusçuluk yapan güruhlar bu tip yalanlara on yıllardır temcit pilavı misali döndüre döndüre başvurmaktalar.
ama milletin kahir ekseriyetı bu tip psikolojik harp mahsülü saçmalıklara itibar etmemektedir.
zira türk ariftir.
eğitimi az ise de. halden ve az sözden çok anlar.
bu sebeple muhterem gülen hakkında çok cepheli psikolojik harbe rağmen toplumun makul kesimi fiilen veya gönül bağı ile kendisine muhabbet beslemekte ve allahın izin ve inayetiyle beslemeye devamda edecektir.
özellikle doğuda ve güneydoğuda çok güçlü bir insan.
pkk ya düşman olanlar bu adama dost olabilirler. zira doğuda malum yoksulluktan genç beyinler ya pkk ya yöneliyorlar ya bu adama.
seçin birini.