ben küçükken bu adamın cemaatindeydim. o zamanlarda bir takım anlamsızlıklara, çelişkilere, yanlışlara tahammül edemedim ve tartışarak ayrıldım.
ta 90'lı yıllarda cemaate : "talebeler otobüslere kaçak olarak para vermeden binebilirler, insanların kurban derileri çalınabilir" gibi fetvalar veriyordu. burada oluşturulan zihinsel altyapı, cemaatin her hakkın üzerinde olduğu, başına "hizmet için" ibaresi gelen her davranışın meşru ve öncelikli kılındığı idi.
nitekim o yıllarda dahi gayrimüslimlere olan hoşgörü, ılımlılık gibi tutumların yanısıra diğer islami cemaatlere olan haşin ve acımasız üslup göze gözüküyordu. akaid ve fıkha aykırı vakıalar için dahi hemen içinde peygamber(asm), sahabe(ra), velilerin geçtiği kıssalar uyduruluyor, insanların şaşırtıcı derecede inandığı bu kıssalara göre büyük zatlar ikide bir cemaatin menfaatine yönelik hususlarda destekleyici ve ikna edici roller biçilerek hocaya ve talebelerine görünüyordu.
halbuki basit bir mihenk ile anlaşılabilecek olan gerçek, dinnin tekamül ettiği ve söz sahibi sahabe ve selefin hayatlarında iken söyleyip yaptıklarına şimdi maneviyatta çıkıp muhalefet etmeyecekleri islam ölçüsü idi.
kanaatimce, gülen, hristiyan ve yahudi çevreler ile açıkça anlaşma yoluna giderken gayesi dünyada güçlü gördüğü bu odaklara yanaşıp onları arkasına almak ve kendilerini buna ikna etmek için de asırlardır istedikleri gibi reformize edilmiş bir islam fikrini ümmete ümmetten biri olarak(!) kabul ettirebileceğini ortaya sürmekti. az kalsın büyük ölçüde yapıyordu da...
şu anda abd'de pekçok karanlık yahudi-hristiyan odakla, cia ile çalışmış olarak kalan gülen, bildiklerinden ötürü asla buralara bırakılmaz. işin içinde sadece türkiye değil, pek çok ülke var. söz gelimi rusya birkaç sene önce gülen grubunu bölgelerine cia ajanlarını sokan paravan kurumlar açmakla suçlayıp baskı ve sınırdışılara maruz bırakmıştı. bu ve benzeri dosyalar açılırsa abd de bir takım sırlarını açığa çıkarmış olur ki bunu istemez.
sonuç: gülen'i beklemeyin, gelemez.
adamım ekibi hala güçlü. hala idari yapıya hakimler. boş durmuyorlar. kritik noktalara hala adam devşirmenin telaşı içindeler. tek sıkıntıları zaman gazetesini göstere göstere alamıyorlar o kadar. başka sıkıntıları yok. zaten eskisi gibi de bürokraside temizleme operasyonları da yok. üniversiterin yüzde seksenine hakimler. öyp onlardan soruluyor. yök teki adamları sayesinde hemen hemen hertürlü işlerini kolayca hallediyorlar. yani vitesi 4 den 5 çıkarma gayreti içindeler. güney doğudaki ve suriye'deki olaylar ve hükümetin buralara odaklanması onlar için rahat bir ortam veya zemin hazırladı. zaten hocanın "surda bir delik açtık." diye kastetdiği olay buydu. o delikten istifade edebildikleri kadar istifade edecekler. ha başka bir delik daha açarlar o ayrı. ha birde "bimer" e şikayet bunların en meşhur aktiviteleridir. sevmedikleri idareci, çalışan ve amir varsa buraya şikayet ederek kişilerin önlerini kapama ve kendilerine meşru zemin hazırlama aracı olarak kullanırlar. hatta bazıları için bu paralelcidir diye yazdıkları vardır. yani kısacası bunlar temizlenmez. temizlenecek beklentisi içinde olmak abesle iştikal bundan sonra. hertürlü imkana sahipler.
son konuşması yine hezeyanlarla dolu fetö lideri. ne demiş?
- Allah, sahabenin yaptırdığını size yaptırtıyor. Sahabenin yaptığına karşı çıkanlar olsa olsa şeytanın çırakları olabilir. Zulüm ile abat olanın sonu berbat olur. Yakında onlara acıyacak duruma geleceksiniz. Bir yönüyle köksüz birer ağaç gibi devrilecekler. Bir bir devrilecek ve sizden yardım, medet, istiane bekliyor gibi acı acı yüzünüze bakacaklar. Esas haklarında ağlanacak birisi varsa onlardır.
müridleri sahabe yaparak kendini de peygamber ilan etmiş olmalı. feto böyle dolaylı betimlemeleri tasvirleri vs çok sever.
Bu tarikat lideri zengin aile çocuklarını da din gudumuyle sindirmekte pasifize etmekte ve kendi amaclari icin kullandirmaktadir. Amac parayla sapitmalarini engellemek olduğu kadar sisteme adapte etmek.
içinde doğup büyüdüğü ülkenin insanları tarafından hiç bir zaman anlaşılamayacak bir zat-ı muhteremdir.
Ne cübbeli ne caner taslaman hiç kimse o adam kadar samimi değildi din anlatırken. .
Bu adam nihat hatipoğlu gibi milyonlarca lira da götürmüyordu.
gerçek islama kayyum atandı dostlar.. Ve siz hepiniz bunlar olurken sustunuz. ahirette de üzerine sayısız iftira attığınız o adam sustuğunda korkmayın titreyin..
türkiye'de ne kadar çok dinci köpek yaşadığını bilen amerika'nın koz olarak elinde tuttuğu bir imam.
Zamanında bu adamın niyeti iyi değil, devlet kurumlarına çöreklenerek islam devrimi yapmaya hazırlanıyor dediğimizde kimse bize inanmıyordu. kendi sonunu hazırlayan kendi dostu tayyip oldu. oh olsun.
üniversiteye hazırlandığım sıralarda bu beyfendinin yurdunda kalmıştım.
o zamanlar ki şimdi de aynı belki ayıptır ama kendisine feto diye hitap ederdim. karşılıklı olarak değil tabi.
abi dediğimiz gereksiz insanlar kızardı buna tepki gösterirlerdi. eğer sana öyle lakap taksalar hoşuna gider miydi diye sorarlardı.
ben istediğini tak yavrum yiyorsa diye tepki göstermiştim. zaten bana lakap taksalar neden hoşuma gitmesin ben onu anlamadım.
ben duymadığım zamanlarda eminim arkadaşlar ağzına geleni söylüyordur bana.
sonra bir şeyler oldu. hakimiyet ve dostluk tarafını değiştirdi.
fetö diyer bir örgüt çıktı ortaya.
ulan biz feto derken sıkıntı vardı da fetö deyince mi sıkıntı yok ?
o abilerden kaçı acaba fetö diyordur şimdi.
neyse ablamın bu arkadaş ile ilgili bir görüşü vardı o zamanlar.
bir insan bu kadar güç sahibi nasıl olabiliyor diye ? ondan güvenmiyorum demişti.
vallaha helala olsun müneccim gibi kadınmış.
hayat hikayesini hoca okumam için vermişti. lan ne enteresan bir oluşummuş bu cemaat. bana bu adamın hayat hikayesini okumam için neden kitap verilir. madem islam bizim tek derdimiz ver de kur'an okuyalım değil mi ?
ama kitabı okurken uyumak çok zevkli olmuştu. sonra hoca senden bir bok olmaz demişti.
hocaya buradan seslenmek istiyorum.
senden bir bok olmaz dedin ama hoca ben onu da geçtim ve uludağ sözlük yazarı oldum. yani bilemedin.
Kendisinin en kötü devlet devletsizlikten daha iyidir şeklinde bir açıklaması vardı daha önceden. bir de bir olay anlatıyor kendisi. anadolu'da bir yerde bir protesto başlamış. halk hükümet konağına doğru yürümeye başlamış. şehrin aklı başında, önde gelenlerinden birisi de ne yapıyorsunuz. böyle olmaz deyip protestocuları geri çevirmiş. şimdi yıllar önce söylenen sözleri günümüze uygulanıp uygulanmadığını düşünmek gerekir.
bu sefer de , Rus savaş uçağı vurulmamalıydı demiş hazret. fotoğrafta da baya sağlıklı gözüküyor. oysa on yıllardır hasta ölecek diyorlar örgüt elemanları hakkında.
düne kadar bu adama "feto" demek suç idi. diyenler bildiğin hapse atılırdı. eleştiri desen imkansız idi. akp cephesi çıldırır ve savunurdu. keza ak troller ise neredeyse peygamber gibi konuşurdu bu adam hakkında. peki şimdi. ??
şimdi ise cehaletin ve aptallığın bize nasıl bir şey olduğunu gösteriyor bu adam. bugün adamı terörist ilan edip, hakaretler ediyorlar. arkadaş hayırdır diyenlere de hakaret ediyorlar. bunu yapanlar aynı kesim ve kişiler. dün dedikleri ortada, bugün dedikleri ortada.
işte ortadoğu da görülmesi muhtemel bi cehalet örneği. en son kaddafi yaşamıştı bu cehaleti. dün adamı alkışlayan halk, ertesi gün linç edip yerlerde sürüklemişti. cehalet, cehalet.
bi toplumu cehalet ile istediğiniz gibi kandırırsınız ama o toplum aynı şekilde başkaları tarafından da kandırılır.
he işte; chp, mhp farketmez. isterlerse sonsuza kadar muhalefet kalsınlar ama arkalarında böylesi mide bulandırıcı bi cehalete sahip kesim olmasın. allah'tan yok.
konu nereden nereye geldi. bu adama da diyecek bir şey yok. chp yıllarca bu adama demediğini bırakmadı ama din düşmanı oldu. şimdi ise fetocu ilan edildiler. cidden şaka gibi.