ilkokul mezunu cahilin önde gideni iken milyonları peşinde sürüklemeyi başaran, amerikada ki koca çiftliğinin ve bilgisayar hackerlerinden bakıcılara, çok sayıda güvenlikten bahçevanlara kadar onlarca kişinin genel giderlerini sadece yazdığı üfürükten kitapçıklarla sağladığını öne süren adamın biri.
asıl anlaşılamayan nokta nasıl oluyor da bu kadar geri zekalı insan bunu düşünemiyor.
edit: a be odun, bu adamın yurt dışı okullarında türkçe eğitim verildiğini zannediyorsun ya..en çok ona gülüyorum. asıl ingilizce eğitim veriliyor. ve ingilizce hocaları bildiğiniz o ülkelerdeki cia ajanı. omurgalı bazı türki cumhuriyetlerde bu okullar kapatılmıştır. rusya'da bir çoğunu kapattı bu okulların.
türkçe eğitimi mi? sadece şarkı, mani, hikaye ve marş ezberletilen dile yetenekli çocuklar türkiye'de göz boyamak için kullanılıyor. karşılığında bu çocuklara para veriliyor.
kapatan ülkelerden bazıları; Rusya, iran, Azerbaycan, Özebekistan'ın ardından Türkmenistan.
edit2: yahu, bu kadar dine düşkün adam olsa yüzünde nur olur. var mı?
edit3: koyun sayısı fazla olduğundan eksi yağıyor. o eksiler benim için şereftir. şerefsizliğe yeğlerim.
ağaca çıkmış masum kedi gibi. aşağıda köpekler bir sürü havlayıp duruyor sözlükte de öyle. kuduz köpekler o ağaca çıkamazlar, o meyveleri yiyemezler. o allah a yakın, köpekler o mertebeye çıkamıyorlar. ağaç nur, meyveler kitapları, yükseklik takva, köpekler sözlükte kendisine iftira atanlar.
ağaçlara çıkmış, vatanına halkına ihanet içinde olan cia ajanlığı konusunda tereddüt edilmeyen ağlarken inlerken salya-sümükleri ortalığa yayılırken masum görünen aslında şarkıda bahsedilen nankör kedidir. etrafına toplanan beyni alınmışlara melek görünür ama beyin olmadığı için anlamadıkları bu yaratığa kul-köle olurlar.
alim deyip etrafında döndükleri bu ajanın neden hacca gitmediğini bile sorgulayamayan tiplemeler onu savunsalar ne olur savunmasalar ne?
not/düzeltme :liverpoolmlt adlı yazarın bilgilendirmesi üzerine adı geçen kişinin üç kez hacca gittiğini öğrendim.
benim bildiğimin kaynaklarından biri :
"FETULLAH HACCA NiYE GiDEMiYOR? FETULLAH"A, NiÇiN HACI OLMAK YASAK?
Fethullah Hoca, bu kadar dindarlığına rağmen HACI değildir.
Mekke"ye de Medine"ye de, KESiNLiKLE, giremez.
Neden mi?
Şeriat kanunlarına göre, Fethullah hoca ŞEYH statüsüne soyunduğundan ve müritleri olduğundan, Suudi Arabistan sınırları içerisinde ele geçirilirse, hemen katledilir.
Çünkü islamiyet"te şeriatta ve Kuran"da şeyhlere ve/veya tarikat liderlerine yer yoktur.
Özetle, Allah ile kul arasına kimse giremez! "
liverpoolmlt'nin bana verdiği bilgiyi doğrular kaynaklardan birisi de aşağıdadır.
"Cenabı Hak hayatımda üç defa hacca gitmeyi nasip etti. -Ona binlerce hamd ve sena olsun- ilk defa 1968 yılında[2] Diyanet işleri Başkanlığı, görevli olarak hacca üç kişi göndermişti. Eskişehir ve Denizli müftüleriyle beraber bir de fakiri vazifelendirmişlerdi. Görevimiz ise, oradaki hacıların durumunu tetkik edecek ve yapılacak iyileştirme çalışmalarıyla ilgili rapor hazırlayıp, bu mevzuda yapılacak şeylere ışık tutacaktık.
ikincisinde; 1973 yılında[3] kendisine hac farz olduğu halde gidemeyen çok yakın bir dostumuzun (Naci Şençekicer Bey) pederi namına gitmiştim. Aslında bu şekilde bir hacca gitmeyi hiç istemezdim. Çünkü öyle birinin namına yapılacak bir hac, bana çok ağır gelirdi. Ama, oraları özlemiştim. Bu vesileyle de o dostla beraber ikinci kez o kudsî yolculuğa çıktık.
Üçüncüsü ise, medyada aleyhimize şiddetli bir kampanya başlatılmıştı. Buna karşı ruhumda duyup hissettiğim sıkıntılarla, yine özlemini çektiğim o kutsal mekanlara gidip, dua etme ve o arındırma muslukları altında yıkanma ihtiyacını duydum. Cenabı Hakk imkân verdi ve 1986'da üçüncü kez yeniden hacca[4] gitmek nasip oldu"
diyor beyimiz ben yorum yapmıyorum buraya yapamazsın demesinler sakın çünkü 1968 yılında gidiyor ve hiç istememesine rağmen çok özlediği için 5 yıl sonra 1973 de tekrar gittiğini ve özlem ve yıkanma için 13 yıl sonra 1986 da üçüncü kez gittiğini söylüyor.
aradan geçen 27 yıl da özlemiyor artık beyimiz neden çünk asıl kabesini buldu o, hemde iki tane birden biri beyaz saray diğeri cia binası.
evet ben eksik bilgilimi düzeltmek için kaynak bakıyor ve okuyorum ilk ikisinde görevlendirme olmak üzere 3 kez o topraklara gittiğini öğrendim peki ya siz eksiklerinizi ne zaman gideripte doğruya döneceksiniz.
aslen ugandalıdır. cia beyazlaştırma hapı kullanarak kılığını değiştirtmiştir. ugandada çocukken eğitim alıp bugün cia de en prestijli ajanlardan biri olmuştur. Benzer bir başka olay Obamadır.
garip insanlara dert olmuş kişi. adamın ülkeye dönmesi söz konusu olmadığında "niye gelmiyor" sorularını soranlarla ülkeye dönmesi söz konusu olduğunda "cenazesi bile giremez" diyenlenlerin aynı kişiler olduğunu fark ettiren şahıs. gelsin mi gelmesin mi. önce buna karar verin bence.
Garip insanlara değil akıllı insanlara dert olan kişi. Türkiye Cumhuriyeti'nin altına oymaya meyilli birine anca koyunlar ses çıkarmaz. Cenazesi bile giremez günleri de geçmişte kaldı aslanım, 28 Şubatta içilen şarabın bile hesabı soruluyor bugünlerde sen hala o ayaklarda mısın? Teröristleri bugün kapıdan alkışlayarak içeri sokan zihniyet ona mı hayır diyecek.
türkiyenin altını oymaya meyilli birinden bahsederken aynı anda 28 şubat sürecinden de bahsedip ülkeyi kimin oymaya çalıştığını göremeyen akıllı insanların uğraştığı şahıs. ayrıca (bkz: garibin anlamı)
öyle atıp tutmayla olmuyor bu tip şeyler ya da öyle kulaktan dolma bilgilerle olmuyor. bu ülkede başörtüsünü "siyasi simge" kabul eden zihniyetten ya da atatürkçü bir insana "ateist" damgası vuran insanlardan farklı şeyler düşünmesi beklenemez.
bu ülkede insanların birbirlerinin düşüncesine saygısı yok zira. bu ülkedeki insanların büyük çoğunluğu kahvehane diliyle, kahvehane mantığıyla hareket ettiği sürece doğru ile yanlış hep aynı çuvalın içinde karmakarışık olmaya devam edecek, elmalarla armutlar hiçbir zaman birbirinden ayrılmayacaktır.
bu ülkede insanlar hâlâ kimin ne olduğunu, esasen neye hizmet ettiğini, amacının, davasının ne olduğunu bilmiyor ya da yarım yamalak bilgilerle hüküm veriyor. dünyanın en zor şeyi adil olmak değildir, dünyanın en zor şeyi herkese karşı adil olmakla beraber vicdan sahibi olmaktır. merhamettir yani...
fethullah gülen mi? hakkında bildiğim bazı şeyler var ama emin olduğum bir şey varsa o da allah için cihad yaptığıdır.
Yillar once nevval sevindinin yazdigi kitapta fethullah gulen cocukluk doneminde kurani kerimin yasak oldugunu ve gizli-sakli bir durumda ogrendigini belirtmis..
Gulen cemaatinden degilim cevremdede yok denecek kadar azdir.cemaat kendisini kayiriyormu cevabim tabiki evet kendilerine nufus alani yaratiyorlar
bu ulke dikenli yollardan gecerken kendi insanini sirtinda tasitan zevatlardan gecilmedi ve gavurun yapmadigi dikeni kendi milletine batirdi. Okullar acmasi kurulan ilim,irfan yuvalari Deveye diken insana s.ken yaranir kelimesini bu adama yakistirirmi siz karar verin..gunumuz ve tarihimizi biliyorsak tabi.
"Hz. Meryem, ailesinden ayrılarak kaldığı yere nispeten daha bir doğuya çekildi; çekilmekle de kalmadı, ailesi ile kendi arasına bir sütre ve perde koydu. Bu asude ve kimsesiz yerde, insanlarla kendi arasına bir engel ve perdenin yerleştirilmesi, onun kadınlık hâllerini hissettirmeme hassasiyetinden, temizlenme ihtiyacından olabileceği gibi, sessiz bir ortamda ibadeti, teveccühü ve en mükemmel şekilde bir konsantrasyon yakalama adına da olabilir ki, siyakı bezeyen kelimeler bu mülâhazalara açık gibidir... Evet işte onun, bu ölçüde bir cismanî ve ruhanî nezaheti benliğinin derinliklerinde tastamam duyması sonucundadır ki, 5الطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّب۪ينَ mantukunca, lebrîz edilmiş bu ruh ve tertemiz bir hâl almış o atmosferde, yeni bir ruh mesajıyla gelen Hz. Ruh temessül edivermiştir. Bununla insanlık yeniden dirilecek ve kıyamete kadar da bu dirilişler birbirini takip edecekti.
Acaba ne idi bu ruh? Hemen büyük çoğunluğu itibarıyla bütün tefsirler, âyet-i kerimedeki "...ruhumuzu gönderdik..." diye belirtilen ruh'un Cebrail (aleyhisselâm) olduğunu ifade etmektedirler. Ne var ki burada Kur'ân "ruh" tabiri kullanıyor; ruhun tayininde ise ihtilaf vardır. ihtimalin sınırları ise ihtilafın çerçevesini aşkındır; hatta Efendimiz'in ruhunu içine alacak kadar da geniştir. Evet bu da muhtemeldir; zira Hz. Meryem çok afife ve nezihe bir kadındı. Bu itibarla da gözlerinin içine başka hayal girmemişti ve girmemeliydi de. Ona sadece kendisine helâl olan biri bakmalıydı. O da olsa olsa Efendimiz olabilirdi, zira O bir münasebetle Hz. Meryem'in kendisiyle nikâhlandığına işaret buyuruyordu.[6] Bu açıdan da "ruh"un Efendimiz'in ruhu olabileceği de ihtimal dahilindedir. Ancak bu kat'î değildir, sadece bir ihtimaldir. ihtimaller ise delillerle takviye edilecekleri ana kadar kat'iyet ifade etmezler."
eğer yanlış anlamadıysam hz. meryem ile hz muhammed'in nikahlandığını söylüyor. ya ben kıçımdan uyduruyorum ya da f. gülen. aha bu da linki http://tr.fgulen.com/content/view/1568/98