BEDiÜZZAMAN SAiD NURSi'NiN KURDUĞU CEMAATIN DEVAMINI GELiŞTiRmiştir, şuan dünyanın bir çok yerinde okulu vardır. BU OKULLAR ilk olarak islami ve sonra türkçeyi tanıtmak için kullanılır. Bu okullardaki öğretmenler cemaatin kendi içinden yetiştirdiği sağlam kişilerdir. SAĞLAM OLMASALAR HANGi iNSAN UGANDAYA iSLAMi YAYMAK VE TÜRKÇEYi GELiŞTiRMEK iÇiN GiDER. FETHULLAH GÜLEN 60 70 LI YILLARDA iZMiRDE EN BEĞENiLEN HOCA OLDUĞUNDAN DOLAYI ANLATTIĞI iSLAMi VAAZLAR ORANIN CAMi HALKI TARAFINDAN KAYIDA ALINMIŞ VE bediüzzaman tarafından duyulmuştur. BEDiÜZZAMANLA TANIŞMIŞ VE ONDAN ETKiLENMiŞTiR. BEDiÜZZAMANIN AÇMAYI iSTEDiĞi OKULLARI AÇMIŞ VE DÜNYAYA iSLAMi ÖĞRETMEYE ÇALIŞMIŞTIR.90 LI YILLARDA CEMAATiNE MEDYA TARAFINDAN ÇOK FAZLA YÜKLENiLMESi VE ŞEKER HASTALIĞININ TEDAViSi iÇiN AMERiKAYA GiTMiŞTiR.
sayesinde amerikanın türkiyeye karşı sert bir politika izleyemiceğini düşündüğüm şahıs.. Türkiyeyi yöneten bir fethullah gülen'in, Bütün sömürge devletlerde binlerce okulu olan, kendi ordusunu kuran bir fethullah gülenin Amerika yönetiminde bile söz sahibi olduğunu düşünmekteyim..
ortaya attığı "dinler arası diyalog" kavramıyla bütün müteddeyyin kesimlerin oklarını bir süreliğine üstüne çekmişti.
ismen herkesin "cemaat" olarak ağzına sakız etmesi,Fethullah Gülen'i bir isim bulmaya zorlamış,
bula bula da neye hizmet ettiğini bilmiyomuşuz gibi "Hizmet"adını bulmuştur.
hareketinin politik akametini tahlil edebilmek içinse satır aralarına göz atmak gerekir.
ayrıca hep kamera önünde ağlamasıyla bugün ertuğrul özkök ten ayar yemiş.
ertuğrul özkök dedi ki tamam insan ağlar ama kamera önünde şov yaparak değil.
cok yuzeysel ve cahilce eleştirilen zat. kimse su hareketleri yanlış şuraya şuraya katılmıyorum demiyor da varsa yoksa hakaret ediyorlar. hayir bende kendisi'nin görüşlerine katılmıyorum ama hakaret etmiyorum. hoca mavi marmara katliamında bize yanlış yaptı. Ve malesef cemaati, cemaatsel hareket metodu uğruna diğer musluman grupları çekinmeden harcayacak niteliktedir.
cahilce eleştirilen zattır. peygamber ve kuran aşığıdır.
fethullah gülen hocaefendinin 30 küsur kasetlik nübüvvet ve sonsuz nur serisi vardır(bunlar peygamber efendimizin(sav) hayatını anlatır). eğer sohbetlerini biraz dinlediyseniz peygamber ve kurandan ne kadar çok bahsettiğini sahabe efendilerimizin hayatını nasıl harika anlattığını biliyorsunuzdur.
bediüzzaman hazretlerine ve risale i nur karşı olan sevgisi ise bu eserlerde islamın, kuranın ve imani mevzuların çok güzel anlatılmsıdır.
bu adamdan değil de bu adam üzerinden ticaret, siyaset yapanlardan korunmak lazım. bildiğin kullanılıyor bal gibi. okyanus ötesine elini öpmeye gidip buralarda silahla garibanların gözünü korkutup hakkını yiyen insanlar biliyorum.
son videosunda genelkurmay başkanına övgüler yağdırıyor,
ağlamasını yangınlara düşen su damlacıkları olarak nitelendiriyor.
"bazılarının" ağlamasını da artistlik olarak yorumluyor.
hangi büyük ustaysa(!) artık?
dağlıca'yı pkk basmış, uçağımızı suriye düşürmüş, pilotlarımız kayıp, her gün şehitler geliyor... lakin hocaefendinin keyfi yerinde. amerika'da taşak kebabı yapan din tüccarı bu sefer ağlamayıp güldürdü.
kara kanatlı bir cehalet vampiridir. bilerek ve istenerek cahil bırakılmış çocukların toplam adetleri üzerinden yarattığı kendi gücüne tapan nurlara boyalı ama kapkara kara kanatlı cehalet vampiridir. amerikanya taşaklarında pensylvania çiftliklerinde yetiştirilen zararlı ve zehirli bir taşak mantarıdır.
elitisttir. sohbetler 3 gruba ayrılır. fakirler, memurlar ve zenginler olarak. ilk iki grup işin güç ve erk tarafı için kalabalıklığı sağlar diğer grup ise parayı. bu sohbet gruplarından birinden diğerine yükselmek yoktur. tarikat içinde yaratılan bu seçkinci kast sistemi sayesinde tarikat, imamlar vasıtası ile sistemi yürütür.
bu sistem aslen islamda var olmayan bir yapıdır. tabi bu sistemin doğruluğu yanlışlığını göstermez sadece islamda var olmadığını gösterir.
fakirler sohbetinde konular hep islam ve hocanın kendisi üzerine iken, zenginler sohbetleri genelde seçimler, yatırımlar, kim ne kadar oy alır kim yeni belediye başkanı olacak, ortaya çıkacak yeni iş fırsatlarından kimler faydalanacak üzerine yoğunlaşır. arada sırada adamın teki gelip şurada şu kadar çocuk var burs verelim şurada okul açıyoruz atın 100bin lira, aranıza yeni bir kardeşimiz katılacak işi için yardımcı olalım size de yardımcı olanlar olmuştu gibi konuşur gider.
Fethullah Gülenin 'angajman kuralları da değişti mi?
Son zamanlarda Fethullah hocada ilginç bir değişiklik görüyorum. Yıllardır bir hoşgörü, nezaket ve saygı abidesi olarak görülen ve öyle bilinen Fethullah hoca birden bire öfkeli bir polemik ustası olup çıktı.
Daha önceleri kendisinden duymadığımız ve görmediğimiz sertlikte, üstelik önceleri ilgi duymadığı birçok konuya müdahil oluyor.
Önce Ergun Babahanın twitterda kırdığı pot üzerine yaptığı yorumda benzetmeyi bir köpek üzerinden yaptı.
Ardından Fenerbahçe-Galatasaray maçını müteakip olaylarda ortalığı yakıp yıkan, polisle çatışan göstericilere sert çıktı. Son olarak da "Genelkurmay Başkanı ağlamaz" diyen Ertuğrul Özköke densiz diyecek kadar öfkelendiğini gördük.
Görünen o ki başbakanın söylediği 'Türkiyenin Suriye ile olan angajman kuralları değişmiştir' cümlesindekine benzer bir değişiklik te Fethullah hocada görüyoruz.
Peki bu değişim, bu polemikler ve bu her konuya müdahil olup üzerinde bir şeyler söyleme arzusu asıl amaç olan hizmeti toplum nezdinde daha da tartışmalı yapmaz mı?
Fethullah hoca bu tür konularda niçin direkt kendisi topa girme ihtiyacı hissediyor?
Hocanın girdiği her polemiğin de kendi itibarından bir parça alıp götüreceği su götürmez bir gerçek.
Böyle küçük ve önemsiz meselelerde bu tür polemiklere bu kadar sert bir üslupla girmesi biraz tuhaf değil mi?
Üstelik ona gönül veren, onu sevip sayan onlarca köşe yazarı varken ve onlar bu tür meselelerde topa girmezlerken Fethullah hocanın bu arzu ve çabasını cemaatte kimse yadırgamıyor mu?
Ömrünün önemli bir bölümünü hoşgörü, nezaket, ötekine saygı ile harcamış ve yürüdüğü yolda yıllardır aktif sabır ve 'müspet hareket içeren bir üslubu benimseyen birinin birden bire bu tarz değişikliğine alışmakta zorlanıyorum.
Doğrusu bu değişim genel olarak bütün cemaat mensubu arkadaşlarda da görünüyor ama beni en çok şaşırtan tabii ki bizzat Fethullah hocadaki değişim.
Sanırım cumhuriyet tarihi boyunca dini şahsiyetlerin hep alttan alan tavırlarına alışmıştık. Bu yüzden bu yeni üslubu yadırgıyor olabiliriz. Hangisi daha iyi bu konuda ben karar veremedim tercihi size bırakıyorum.