bir sürü kişinin eksileyeceğini bildiğim halde 2. kez yazıyorum. müslüman olmama rağmen ondaki din aşkının ve cömertliğin onda biri ben de olsaydı kendimi yere göğe sığdıramazdım*
dönemin dgm savcısı nuh mete yüksel tarafından, hakkında hazırlanan iddanameyi okuyunca her şey netleşiyor. bu davadan akp'ninde yardımı ile (terörle mücadele yasasında değişiklik) beraat etmiştir. nuh mete yüksel hakkında seks kaseti ile şantaj yapıldığı mahkeme kararı ile belgeleniyor.
--spoiler--
NETiCE VE TALEP:
Sanığa isnat edilen suç yukarıda anlatılan delillerle sabit olduğundan 2845 sayılı kanunun 9 ve 20 nci maddeleri gereğince yargılamasının yapılarak,
Sanık Fethullah GÜLEN'in hareketine uyan 3713 sayılı terörle mücadele kanununun 1 nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7 nci maddesinin 1 nci fıkrasının 1 nci cümlesi, TCK.nun 31, 33, 40 maddeleri gereğince TECZiYESiNE,
Emanette bulunan suç eşyalarının TCK.nun 36 ncı maddesi gereğince MÜSADERESiNE karar verilmesi kamu adına iDDiA olunur.22.08.2000
Fethullah Gülen'in, "laik devlet yapısını değiştirerek, yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup, bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu" gerekçesiyle hakkında açılan davada yargılanmasına 16 Ekim 2000 tarihinde başlandı.
Dava, 31 Ağustos 2000 tarihinde açıldı. 79 sayfa ve 12 bölümden oluşan iddianamesinde, Gülen'in 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun "Müsadere" başlıklı 36. maddesi uyarınca, Gülen'in emanette bulunan suç eşyalarının "müsaderesi"ni de talep edildi.
iddianamede, Fethullah Gülen grubunun amacının, "devletin tüm sistemlerinde islam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir islam diktatörlüğünü kurmak" olduğu belirtilerek, "Fethullah Gülen laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni sona erdirip, yerine şeri yasaların hakim olduğu islam Devleti'ni kurmak için okullarında beyinlerini yıkadığı gençlik ile oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı tespit edilmiştir" denildi.
Ankara 2 No'lu DGM'de 16 Ekim'de başlanan yargılamanın ilk duruşmasına ABD'de bulunduğu bildirilen Fethullah Gülen katılmadı. Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, Gülen'in "şimdilik" gıyaben tutuklanmasına gerek olmadığına karar verildiğini açıkladı. Bazı sivil toplum kuruluşlarının davaya müdahil (davacı ya da davalı yanında katılan kişi)olarak katılma talebini reddeden mahkeme, Gülen'in okullarında yetiştiği bildirilen Eyüp Kayar'ın annesi Arife Kayar'ın, davaya müdahil olarak kabulünü kararlaştırdı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Fethullah Gülen tarikatının emniyet içinde yapılanmasıyla ilgili gizli bir soruşturma sürdürüyordu. Müdürlük, ilk hazırladığı raporu 15 Mart 1999 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderdi.
Hazırlanan raporun emniyet içinde duyulmasından 6 gün sonra 21 Mart 1999 tarihinde Fethullah Gülen Amerika'ya kaçtı. Amerika'dayken hakkında dava açıldı.
Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 22 Ağustos 2000 tarihinde Fethullah Gülen hakkında "Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak" gerekçesiyle 10 yıla kadar ağır hapis istemi ile yargılama başlatıldı ve gıyabi tutuklama kararı alındı.
Yargılama, kamuoyunda daha sonra Rahşan affı diye anılan af uyarınca 5 yıl süre ile ertelendi. Bu süre içinde Fethullah Gülen'in aynı tür veya daha ağır bir suç işlemesi durumunda yargılamanın yeniden başlaması kararlaştırıldı.
5 Mayıs 2006'da Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklik nedeniyle Gülen'in avukatları Mahkemeye başvuruda bulunda. Yeni yasaya göre terör suçlarında sadece kasıt değil, cebir ve şiddet unsurunun da bulunması şart koşulmuştu. Emniyet Müdürlüğünden istenen raporda Fethullah Gülen'in cebir ve şiddet içeren bir suça karışmadığı bildirildi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, af nedeniyle daha önce ertelenmiş olan ve tekrar görülen davada Terörle Mücadele Yasası gereğince suçun oluşmadığı hükmüne vararak sanığın beraatına kararı verdi. Mart 2007 de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onayladı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin TMK kapsamında verdiği beraat kararına itiraz etti. Savcılık davalının TMK kapsamında değil TCK 765 sayılı TCK'nın 313/2-4 maddesine göre cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçuna göre bakılmasını istedi. Savcılık, Gülen'in Türkiye'de mevcut Anayasal düzeni değiştirmek ve laiklik ilkesini de kaldırarak, yerine şeriat esaslarına dayalı devlet kurmak amacında olduğu, aşamaları, tebliğ, cemaat ve cihat temelinde, yurt içinde ve dışında dershane, okul, üniversite, yurt, hazırlık kursları ve kurduğu şirketler aracılığıyla eğitimli bir kadro ve ekonomik bir güç oluşturarak, yönetimde teşkilatlanmayı, devlet idaresini ele geçirmeyi hedeflediği, sanık Fethullah Gülen'in yurt dışına çıktığı 21 Mart 1999 tarihinden sonra da aynı amaç doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğü, teşekkülün varlığını koruduğunu iddia etti. Ancak Yargıtay Başsavcılığının talebi reddedildi ve Haziran 2008 de Yargıtay genel kurulu tarafından Gülen'in beraat kararı onaylandı.
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi
Cumhuriyet Savcısı
Nuh Mete YÜKSEL
--spoiler--
fethullah gülen'e ve gülen hareketine amerikan yandaşı diyenler dikkat!
wikileaks belgelerine göre ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, 2009'da yazdığı bir kriptoda, Fethullah Gülen hareketinin "Türk hükümetinin kontrolünü ele geçirdiğini ve giderek artan şekilde israil ve ABD karşıtı haline gelen politikaları dikte ettirdiğini" yazdı.
her ne olursa olsun gerçek bir müslüman için çok fazla bir önemi olmaması gerekn bir canlıdır. aklı selim her insan zaten doğruyu biliyor. anlaşılması güç olan şey bu canlı ne işe yarıyor. yurtlar açıyor kurslar açıyor heryere okullar açıyor eyvallah. kaynak nereden geliyor peki. neden orduya bu kadar yükleniliyor. atatürk neden hep ona bağlı yayın organlarında kötüleniyor. aksi giden bir şey varsa zaten düzeltebilecek kadar güçlü iradeye sahip bir hükümeti var. sanki tek amacı toplumu ikiye bölmek gibi duruyor. başarıyorda helal olsun.
uyguladığı zeki ve ince planlarla, hiç acele etmeden sabırla ve sinsice tahta kurdu misali memleketi içten içe göçerterek bugünkü hale getiren ve bu duruma bakıp soyadı misali "gülen" amerikan yalakası ve casusu...
aleyhine yazı yazıldığında, siyasi kanallardan ve cemaat aracılığıyla alınan yardım ve büyük ihtimallede yeşil kart sahibi yapılmış yazarlardan bol bol eksi oy almanıza sebep olablecek şahsiyettir.
islam'ın şartları arasında hac yok mudur? maddi durumun varsa, sağlığın el veriyorsa gideceksin. neden gitmemiş? parası mı yok?
dinimiz evliliği öğütlemiyor mu? evlenmemiş..
dönüş yasağı kalktı. neden amerika'da?
bu adama nasıl kanıyorlar anlayamıyorum?
kendisini (artık) günahım kadar sevmediğimi, fbı'ın çiftliğinde, papanın kucağında oturan, okyanus ötesi haini olduğunu adım gibi bildiğimi önceden belirterek; çouğunuzun aslında bilmediği ya da yanlış bildiğini şu anda okumamla birlikte, düzeltmek için belirtiyorum ki kendisi 1968 yılında hacı olmuştur.
peki bu hac ibadeti şu anda varolan durumu değiştirir mi? kendisi dinler arası diyalog yaftası altında papanın kucağında olmadık taklayı atmıyor mu? adına yazılmayı düşünülmüş, daha basılmamış kitaplar toplatılıp, yazarları hapse atılmıyor mu? trend terörün pkk taraftarı olmak değil, artık yeni terör ve terörist kavramının fettoşa yan gözle bakanlar olduğu gerçeğini değiştirir mi? bu adam ne parlemento mensubu, ne de emekli milletvekiliyken şu anda vekil olanlardan bile daha çok t.şaklı ve dokunulmaz olduğunu ve bu gücü nereden aldığının gün gibi açık olduğu gerçeğini değiştirir mi?
şimdi bu adam hacı olsa ne olur, olmasa ne olur? işte asıl mesele budur.
bu saatten sonra 50 ton naftaline yatırılıp, en temiz havlulara sarıp sarmalanıp ceviz ağacından yapılma sandıkların içine konsa bile, mevcut kokuşmuşluktan ve güvelenmeden kurtulma şansı olmayan bir zihniyetin en çok kokan adamıdır. kirece yatırsan belki...
ama o da belki ha, hemen umutlanma kokuşmuş arkadaş, belki dedik...
pek çok kişi fetullah gülenin cemaati yönettiğini düşünür.
cemaat konusunda biraz bilgisi olan insanın söylemeyeceği sözdür aslında. cahil sözüdür.
cemaatin yönetilmeye ihtiyacı yoktur efendim. zira kendileri kurumsal bir firma halini aldılar.
kendilerine ait yapıları var, dersaneler, okullar, pek çok zengin, öğrenci evleri...
kendi kendine işleyen bir sistem kurdular.
fetullah bu ülkenin yetiştirdiği en büyük "puşt"tur ama allah için çok zeki adamdır. kurduğu sistem sayesinde hep kendine kazanır. dini kullanmayı çok iyi bilir.. bu ülkeye hiç bir yararı yoktur. afrikaya özel okul açıp zengin bebeleri okutur. türkiyede yargının, polisin ve bilimum yönetici blokların içine girmiştir... şifre çalar kendi adamlarını devletin en yüksek yerlerine getirir, şifre çalar en iyi üniversitelerde kendi öğrencilerini okutur. toplamda 5 milyar $ 'a yakın parası bulunmaktadır. dini de imanı da para olmuştur bu ve cemaatinin.
fetullah... gün gelip onu savunanlara en büyük kazığı atacak adam
fetullah kitapları her femli öğrencinin dolabında bulunan adam
fetullah polis akademisinde kendi askerlerini yaratan adam
fetullah kendi hakkında yazılan kitapları imha ettiren adam
fetullah new yorktan emir verip ülke yöneten adam
fetullah abi abla ayağına beyin yıkayan adam
fetullah basın yayını elinde tutan adam
fetullah türkiyeye gelmeye korkan adam
fetullah.. tayyibi başımıza getiren adam
fetullah yüzlerce korumayla gezen adam
fetullah mal varlığı trilyonları aşan adam
fetullah yargıyı ele geçirmiş adam
fetullah cahil halkı sömüren adam
fetullah paranın dibini görmüş adam