bu sezon şampiyonlar liginde gösterdiği performans takdire şayandır. ancak sadece bir sezon avrupada vasatın üstünde iş yapınca herkese sataşabilen taraftarlarından dolayı sonsuza kadar antipatik ötesi gelecek takımdır. fener'in geldiği yere mesela trabzonspor ya da sivasspor falan gelse şu anda sevinçten delirmiştim muhtemelen.
ayrıca oldukça enteresan olan taraftarları, "bizi desteklemionz lan vatan hainleri ipneler ühühü" edebiyatı yapıp da başka bir türk takımının yediği 8 gole ve gene başka bir türk takımının sikko bir alman takımından yediği 5 gole de gönderme yapmadan duramaz...
yapacağının en iyisini yaparak avrupada çeyrek finale kadar çıkmış, talihsiz bir şekilde elenmiş, ancak büyük işler başarmış türk futbol takımı. biz de galatasaraylıyız. gülmüyoruz. ağzımızda sakız da yapmadık. kendimizi mutlu da etmedik.
tüm maçları tadında bırakan, her maçında da insanı hastalık sahibesi eden, tutkusu, sevgisi hiç bitmeyecek olan, güzide, nadide, herzaman tutulması gereken, zengin, zengin, zengin, çok paralı, züğürdün çenesini yoran/ zengin, hep zengin, avrupanın en iyi 8 takımından biri. **
avrupa arenasında aynı sezon içinde liverpool'dan 8 , leverkusen'den 5 yiyen takımların bazı fanatiklerinin chelsea'yi eleyebileceği bir eşleşmede elendi diye ağzına sakız yaptığı takım. onlar kendilerini mutlu ederken bu takım taraftarları sadece gülüyor.
2 büyükler maçlarına adet yerini bulsun diye çıkıp yatanlara,
Chelsea maçından sonraki kutlamaları duymamak için pencereleri sıkı sıkı örtüp yatanlara,
Annesinin koynunda üzerinde Ben Fenerbahçeli doğdum tulumuyla yatanlara,
Taraftar olarak görevlerini yapmanın huzuruyla evlerinde yatanlara,
Ah ben olsam ne oyunlar hazırlardım diye federasyon binasına uzaktan bakıp uyuyamayanlara,
kuruluş tüzüğünün ilk maddesi "Fenerbahçe Kulübü'nün kuruluş amacı; vatan gençlerini, vatanın korunmasına ve askeri seferberliklere hazırlamaktır" olan türk kulübü.
tarihinin en parlak dönemini ya$ayan , bir zamanlar kendinden nefret ettiren ama $u günlerde gerçekten gıpta ile baktığım kulüp. galatasaray'ın 5 yılda aynı kadro ile geldiği (uefa kupası 1. a$ama - $amp.ligi 2. a$ama) 2. a$amaya 1 senede gelen, tabi 1 sene demek galatasaray'a haksızlık olur ama 2 sene diyelim biz ona (zico' nun geli$ini standart ve ba$langıç alalım ) oynadığı top avrupa standartlarında olan kesinlikle dünya üzerinde $uan $u dakika hiç bir kulübe ezilerek yenilmeyecek kapasitede olan kendini ispatlamı$ kalitesini göstermi$ kulüp. ama önemli olan bu ba$arıyı,bu kapasiteyi yukarlara ta$ımak ve buralarda kalıcı olmak. çok kulüp vardır birden parlayan ve birden sönen , ama diğer bildiğiniz milan,barca,united bunlar deği$ilmez krallardır.arada parlayan takımlar porto , galatasaray, anderlecht, kızılyıldız gibi bir dönemin geçici efsane takımı olmasını hiç temenni etmem. dileğim sürekli üzerine eklemeleri ve dünya kulübü olmayı ba$armaları. i$te gerçek ba$arı odur. abartmadım görünen o. türkiye' de dünya kulübü olma yolunda gittiği görünen tek kulüp fenerbahçedir, çünkü bu kulüp gerçekten büyüktür.. büyüklüklük nasıl mı olur? parayla abicim parayla... zengin ve bonkör taraftarıyla,bonkör ba$kanıyla, stadıyla.. türkiye' nin tek markası olmaya tek aday. ve $uanki ba$arısıyla bunu göstermi$lerdir. kapalı taraftarı olarak bunları üzülerek ve kıskanarak yazsamda olay bundan ibarettir.
Önümüzdeki dönemlerde iskoçya'da eskiden Celtic'in, Hollanda'da Ajax'ın, Ukrayna'da Dinamo Kiev'in, Portekiz'de Porto'nun olduğu gibi ülkemizde futbol konusunda net şekilde baskın olma aşamasını tamamlar gözüken kulüptür.
Tabii bu konuda, becerisi konusunda Fenerbahçe yönetimi kadar, beceriksizliği konusunda Galatasaray'ı* ve Beşiktaş'ı* da tebrik etmek lazım.
Fenerbahçe'nin türkiye kupasını aldığı günleri bile görebileceğimiz günlerin yakın olduğunu düşünmekteyim.*
üç sezondur turkcell süper lig'de en zor penaltı çalınan takımdır. son iki sene içerisinde lehine olması gerekirken verilmeyen net penaltı sayısı 15 civarındadır. geçen sene son 5 haftaya kadar penaltı çalınmaması gibi inanılması güç bir istatistikle ligi bitirmiştir. bu sezon ise lehine sadece iki penaltıya hükmedilmiştir. hanesinden çalınan 10 puana rağmen 2007-2008 sezonunu ligin bitimine 5 hafta kala önde götürmektedir.
adeletiyle ünlü tertemiz türk spor camiasında futbol takımı, tartışmalı 1 -yazıyla bir- penaltı kazanmış spor klubu. bu kadar tepki çekmesi normal. bu tartışmalı penaltı kara bir leke sürdü tertemiz futbol camiasına anasını satayım.
takım tutmayan şahsımı bile futbolan soğutmaya çalışan klüp. oysa geçen hafta evde enerbahçeli ve galatasaraylı arkadaşlarla ekran başına geçip, biralarımızı da açıp ne de güzel sevinmiştik avrupada gelen çeyrek final başarısına. hoş galatasaraylı arkadaşlar gelmese de sevinmeye bile çıktık boktan şahin arabamızla...
takım tutmamak özellikle türkiyede harika bir durum, böylelikle her takımın başarısına sevinme, asla mutsuz olmama gibi bir lüksünüz oluyor. işte bunu yaşamak çok güzel de ah bir de şu futbolu kirleten yöneticiler (adnan polat, mahmut uslu, murat özaydınlı, yıldırım demirören ve de aziz yıldırım) olmasa.
Şimdi de bunlara federasyon eklendi. kayserispro maçında çalınan o penaltı yok mu arkadaşım beni bir anda kayserispor taraftarı yaptı, faul bile olmayan pozisyonda o adam sırf roberto carlos diye kayserisporlu oyuncuya sarı kart çıkmadı mı fanatik bir kayserisprolu gibi oldum ...
şimdi bakıyorum da bir de fenerbahçeli tarafarın adalet herkes lazım arkadaşlar, bu haksız galibiyetten dolayı üzüntülüyüz diyecekleri yerde geçmişte bize de hatalar oldu bu onun diyetidir demelerine, cidden soğuyuverdim bir anda futboldan.
sevgili fenerbahçeli dostlar tarafsız bir adam bile fenerbahçe'nin bu mentalitesine hiddetleniyorsa biraz kendimize dönüp bakmanın zamanı değil midir? yoksa fenerbahçe'nin fenerbahçe'den başka dostu yoktur yalanına inanmaya devam mı? fenerbahçenin fenerbahçeliden başta dostu var lan ayrıca ben severim fenerbahçeyi ama galatasarayı da severim hatta trabzonsporu bugün de inanılmaz derece de kayserisprou sevmeye başladım.
bıraın bu bizim bizden başka dostumuz yok geyiklerini derim ben. bırakın da biz de fenerbahçeliler kadar başarılarına sevinebilelim...
bu yıl sonundaki tehlikeyi farketmesi gereken klup. avrupada ve ligde başarılı sonuçlar almakta ve chelsea, sevilla gibi takımları yenerek adını duyurmaktadır. ancak galatasaray'ın gerilemeye başlaması da aynı tip bir başarı serisi sonları gelmiştir.
sene sonunda alex, aurelio, uğur boral, deivid, volkan gibi isimlere yüksek profilli klüplerden teklifler yağacaktır. hatta önder turacı ile middleboro'nun ilgilendiği bile söyleniyor. fenerbahçe dikkatli olarak bu sene sonu asıl ağırlığı takım içine vermeli ve yıldız oyuncularını kaptırmamalı.
ancak mevcut kadrosunu korur ve ek transferle güçlendirirse ki aziz yıldırım bunu yapacaktır. o zaman gelecek sene bu başarıyı tekrarlayıp kalıcı bir yer edinebilir kendine.
bir galatasaraylı olarak kendilerini tekrar kutluyor, bir gün pek çok türk klubünün bahar aylarında avrupa kupası maçlarını izlemeyi temenni ediyorum.