taraftar kart sayısı 162 binlere ulaşan kulüp. dünyanın 4 bir yanında tarfatarı bulununan manchester united'ın 151 binlik sayısını da geride bırakmıştır. işte fenerbahçe'yi büyük yapan ona sonsuz bağlı şanlı taraftarıdır.
her sene ezeli rakiplerine ayar veriyormuş. sen ayar ne biliyon mu? ben cevap vereyim mi? bence hayır.
enem ayrıca balkan kupasını da kıtasal kupa falan sanıyor taraftarlarının bir kısmı. en azından ulusözlük'te gülmek için girilen başlığın öznesidir. kulüpten değil, fantastik ruhlu minik taraftarları nedeni ile.
edit: rakip takım taraftarlarından biri en büyük biziz deyince-demese de olur-, karşılığında hayır asıl biziz en büyük, hem de tartışmasız diyebilen güruh da taraftardır. ben tartışırım arkadaşım, senin tartışmaya açmayacağın konuları ben her sene beşiktaşla olsun gassarayla olsun ve hatta pendiksporla olsun tartışırım. bak ne güzel pendik de dedim, ne kadr klişeyim değil mi? işte fenerbahçe'nin büyük olduğu yanılgısı da esasen pendik maçı gibi gelir geçer lakin, ağızlara dolanırsa yıllarca can sıkarlar. hatırlanacağı üzere gassaray'ın 4 sene ligi domine etmesinin ertesi sezonunda da efsane geri döndü diye pankart açılmıştı. hani ankaragücü topçusu cafer'in şike var diye yıllar sonra çıkabildiği ve susturulduğu sezon. buram buram şaibe kokan sezon.
her neyse, bir zamanlar taraftarlarının efsane olduğunu sandığı takım 9 sene sonra ezeli rakibinin başarısını egale edememiştir. yazıktır, günahtır. biraz hayallerden çıkmak lazımdır.
şuanki kadro itibari ile -kağıt üzerinde- şampiyonluk şansı bulunmayan kulüp.
ama öyle bir artı yönü vardır ki, kağıt üzerinde yada sahada tüm ihtimalleri değiştirebilecek, christoph daum. ne kendisinden ne de fenerbahçe'den zerre haz alırım, oynadıkları futbolu da her zaman sıkıcı bulmuşumdur. ama bir doğru var ki, yönetimlerinin yaptığı o kadar akıl kârı olmayan transferi görmezden getirebilecek bir hocadır. bu yüzden kadroları nasıl olursa olsun her daim şampiyonluk şansları gayette fazladır.
türkiye' de yapılan anket ve araştırmalar sonucunda hep galatasaray' ın ardından ikinci en çok taraftara sahip takım olan takım.
ayrıca bok gibi para dökülüp de ruhsuz kalınca yine birşey yapamayan takımdır kendileri. bir oyuncu transfer edileceği dedikoduları ilk dönmeye başladığından itibaren gazetelerde en önemli haber olmaktadır ve bu haberler de o oyuncunun başka bir takıma transfer haberiyle sona ermektedir.
ayrıca taraftarları galatasaray' ın elano' yu alması hakkında ilk başta site ve forumlarda 'ayakkabısını bile alamazlar bu ezikler' gibi cümleler kurmuş, elano geldikten sonra ise uzun bir sessizlik sonrası 'rezil olduk mınakoym kapatın şu topic i' diyebilmiştir bu takımın. kendileri gösteriş peşindedir. bu sene galatasaray ve beşiktaş' ın durumu düşünüldüğünde hiçbirşey yapamayacak gibi duran takımdır.
kötü yönetiliyor deniyor. oysa bu kulüp çöküşün içinden bu duruma geldi. 10 sene önceyi düşünün. osuruktan bir stad, boklu dere yanındaki tesis, bakkal dahi borç. birde şimdiye bakın. beş yıldızlı bir stad, sınırsız olanaklara sahip tesisler, borç-alacak dengesi alacak lehinde.
federasyonun taraftarı olduğu klüptür. Eğer Rüştü maçtan sonra küfredip üç maç ceza alıyorsa ben Feneri bırakır Beşiktaş'ı tutmaya başlarım. Rüştü'nün cezası en fazla bir maçtır. Ne yaptı Rüştü? Volkan gibi Lincoln'ü mü boğazladı? Arda gibi Semih'e yumruk mu attı? Emre gibi magandalığa mı soyundu seni keserim jest ve mimikleriyle? Hayır, sadece sinirle maçın içine ettin dedi hakeme. Bir de şunu açıklasınlar, eğer Rüştü direk hakeme küfretseydi kaç maç ceza alacaktı? Herhalde Beşiktaş'ı küme düşürürlerdi o zaman da.
yasal uyarı: elinizden geleni ardınıza koymayın. ezik olmasanız gazeteler sanki cl şampiyonu olmuşunuzcasına manşetlerle çıkar mı? ezik olmasanız türkiye kupasını kaybettikten sonra sandal takımımız türkiye kupasını kazandı diye sitenizden duyurur, dergi kapağında cilalı taş kupasıyla poz veren alex'i yayınlar mısınız?
entry öncesi tanım: subjektif entry'dır. hazımsızlık sorunu olanlara tavsiye edilmez.
mazisinde tarih yatan takımken büyüklüğünü harcayan spor kulübü olmuştur. küçük zevkler peşinde koşandır mastürbasyon yapmayı olay sanan ergenler misali.
uefa kupasını alan galatasaray'a bulaşmak en büyük hayalidir, büyüklüğüdür fenerbahçe/-liler/-(n)in... ancak yine de "ohoooo oğlum hala kupadasınız geçin lan asır oldu" derler ve kendileri 6 kasım'ı unutmamakta ısrar ederler arada sadece 2 yıl fark varken!
mutlu takımdır, umutludurlar. en kötü zamanlarında bile galatasaray'ı yenmek olay sanırlar. belgelerle bilimsel olarak fenerbahçe'nin büyüklüğünü kanıtlayan fenerbahçeli* bilim adamları bazı gerçekleri görmeyerek göz kusuruyla ilgili yeni bir buluş yapmışlardır fark etmeden.
büyük takım vesselam. şampiyon olduklarında, galatasaray'ı yendiklerinde kırk gün kırk gece düğün yapar misali kutlama yaparlar. ancak buna görgüsüzlük değil büyüklük derler. tüm avrupa galatasaray'ı ayakta alkışlarken "tesadüfen"* gelen başarıyı hazmedemeyecek kadar da fair play ödülüne layıktırlar.
kupa takımıdır. çeyrek finale yükselip yeri göğü birbirine katmıştırlar, haklılar. görmeleri lazım ki 7 yıl galatasaray'ın gerisinden geliyorlar iki avrupa, bilmem kaç türkiye kupası hariç. galatasaray'la oynadıkları hiçbir kupa maçını kazanamamaları ise onlara göre umursanacak bir şey değildir. bir sonraki galibiyete kadar kulaklarının üstüne yatarlar, sonra tekrar uyuyan canavar uyanır. hem de öyle bir enerjiyle geri gelir ki yerinde duramaz.
mide hastalığı olan takımdır. en büyük şikayet belirtisi hazımsızlıktır. hiçbir galatasaray şampiyonluğunu, başarısını hazmedemez. muhakkak lig bitiminde 2 dükkan talan edilir, 5 otomobil parçalanır bu takım taraftarlarınca. başkanları en ufak yenilgide ya futbolcusunu dövdürür, ya da kafasına göre üç-beş kişiyi takımdan ihraç eder. patrondur hazretleri.
kısacası kendi etmiş kendi bulmuş takımdır. elbette büyüktür inkar edilemez ama büyüklüğüne yakışır davranmayandır.
şanlı tarihi internet zibidilerinden değil, istiklal caddesinde turlarken 'dedemin zamanında da böyleymiş babamın zamanında da; şansımız tutmuyo abi' şeklinde serzenişlerde bulunan açık sözlü galatasaraylılardan daha net öğrenilecek spor kulübü.
japon yapıştırıcısı gibidir, herhangi bir ülkede bir araya gelmesi imkansız olan sözde ülkenin iki büyük kulübünün ** taraftlarını, iki takımdan birinin fenerbahçe ye karşı oynadığı her maçta, ya da fenerbahçe nin avrupa kupalarında oynadığı her maçta bu iki takım taraftarlarının pabuçlarımın kardeşliği modunda ittifak yapmalarını sağlamaktadır.
edu'nun sakatlığı lugano'nun figer'le olan durumu nedeniyle ayrıldığı kulüp. şu şartlar altında defansında yedek olarak sadece bekir kalıyor. bir takviye yapılmazsa geçen sene galatasaray'ın düştüğü duruma düşüp derme çatma defans hattı kurmak zorunda kalacaktır.
talihsiz ittifaklara suçlamalara karşı her zaman tek başına onuruyla mücadele eden klüp.. neymiş efendim fenerbahçe sevilmiyormuş en nefret edilen takımmış onlara karşı her türlü hakaret mübah ama onu bize yapsan bok atmak olur varsın fenerbahçeyi kimse sevmesin en antipatik takım olsun fenerbahçeyi ben seviyorum onu özel kılan da bu zaten..