alt tarafi bir yenilgi aldigi icin taraftarinin kendini kaybettigi takimdir. gerci turkiye genelinde böyle bir durum hakim hep. bir mac kaybedin, hemen basliyor yikici elestiriler.
taraftar forumlarini bir acip bakiyorsunuz, herkes daum'a yukleniyor cilgin gibi. yok özer neden girmemismis bilmemneymis falan filan. ne kadar sig ve basit yorumlar. semih ilk 11 oyuncusudur, sonradan girecek adam degildir diye bas bas bagiranlar da sus pus olmus agzini acamamis cunku semih gol disinda hicbir sey yapmadigi gibi, ezmedigi top kalmadi dunku macta.
kimsenin farketmedigi bir durum var ki fenerbahce beyni olmadan oynadi dun ve her zaman ortaya koydugu mucadeleyi sergileyemedigi icin maci kaybetti. sayet antep takimi golu 60-70 arasinda bulsaydi, fenerbahce oyuna konsantre olmaya baslardi ama cok kritik bir anda gol yendigi icin, toparlanmaya firsat bulamadan ikinciyi icerde gorduler. burda da cesar'in hakkini cesar'a vermekte fayda var, hayvan gibi vurdu topa ve cikmayacak yere gonderdi.
kimse avrupa ligi macindan da medet ummasin, cunku fenerbahce'nin o macta da kötu oynayip kaybetmesi surpriz olmayacaktir. böyle durumlarda da zaten hep imdada galatasaray yetisir ve galatasaray galibiyetiyle ortalik sut liman olur tekrar.
sonrasinda ise takim akilli olmayi basarirsa ligin geri kalan kismi iyi gidebilir. bu biraz alex'e, biraz da takimin cildiran oyuncularina, sonradan girip maca etki edebilenlere vs baglidir.
ha tabi soyle bir durum da var. bu takimin 2003-2004 sezonu kadrosunu alin bir bakin. bir ilk maca bakin, bir de denizli'de sampiyonlugu 4-0'lik galibiyetle kazanan kadroya bakin. bu sezon da tahminen bir benzeri olacaktir.
devre arasindaki takviyelere cok dikkat etmek lazim cunku buyuk ihtimalle o arada gelecek isimler fenerbahce'nin gidisatina acayip etki edecektir.
taraftari da sakin kalmayi basarirsa, basindaki sacma sapan yazilari okuyup gaza gelmezse onlar adina da isler yolunda gidecektir. bir yenilgi alindi diye dunyanin sonu gelmez hicbir yerde.
ismini duyduğumda kalbim deli gibi çarpıyor.
zira biz arkadaşlar arasında kendisine
kara deryalarda bir FENERsin diyoruz
sizin kendi aranızda ne konuştuğunuz ise bizi hiç ilgilendirmiyor.
hücum gücü sadece alexten oluşan takımdır. alex oynamadığında sonuç ortadadır.
kendi rekorumuzu kendimiz kırarız gibi vik vik ortalarda gezmeye gerek yok..
(bkz: 18 ekim 2009 gaziantepspor-fenerbahçe maçı)
Yav o değil de maç kadrosuna hiç mi bakmadınız ? alex yok guiza yok ? Bazı salaklar alex hadi şimdi atsana tarzı birşeyler yazmış . Alex oynamadığinı göremediniz mi? Maçı ne kadar izlediğiniz anlaşılıyor . aaaa yenilmiş hadi taşlayalım hemen tarzı muhabbetler ezilmişliğinizi göstermiyor da nedir?
türkiyenin en büyük spor kulübü. ama sizin uefa kupanız yok diyecekler için söyleyelim. büyüklük sadece avrupada başarıyla olmaz ki o da yok değil fenerbahcede. büyüklük ekonomi, stad, idari yapı, taraftar, basındaki yeri vs. daha sayılabilecek bir sürü faktörle olur. mesela galatasaray 10 yıl üstüste şampiyon olsa yine fenerbahce daha fazla gündemde olur türkiyede. bu basının fenerbahceli olusuyla değil fenerbahcenin büyüklüğüyle baglantılıdır.
takımımdır. en zor günlerimde,en mutsuz olduğum anlarda haftasonu yine sahaya çıkacağını bilmek teselli olur. büyük camiadır,büyük takımdır. asaleti çubukludan gelir,efsane futbolcularından gelir. aşktır,sevgiliyle arasında yaptığın seçimde hep öne çıkar. umuttur;sevilla karşısında,chelsea karşısında,manchester karşında takıma güvenmektir... kısacası fenerbahçeli olmak gururdur,büyük bir mirastır...
halkın takımı imajını oluşturan sosyal şartlara bakmak icap ederse, örneğin 70'li yılların türk filmlerindeki en popüler spor kulübü fenerbahçe'dir. hababam sınıfı fenerbahçe'nin maçına kaçar, şener şen, ziya karakterini canlandırdığı o çok bilinen filmin unutulmaz sahnesinde ''fenerbahçeli cemil''den söz eder. kemal sunal fenerbahçeli kaleci bülent'tir, ilyas salman ''ya ya ya şa şa şa'' da şöhretin kötü yanlarına kendini kaptırmış fenerbahçeli bir futbolcudur.
bunlar ilk etapta aklımıza gelenler, örnekleri çoğaltmak mümkündür. elbette diğer takımlarında öne çıktığı yeşilçam filmleri vardır ama kabul edilmelidir ki fenerbahçe bu alanda bir numaradır. özetle ''fenerbahçe türkiye'dir'' anlayışını çözümlemek için 70'li yıllardaki sosyal yapıyı öğrenmekte fayda vardır.
yabanci belgeseller de dahil olmak uzere galatasaray ile karsilastirildigi her platformda "halkin takimi" sifatiyla taclandirilan futbol klubu. herhangi bir zumreye ait olmamasi, kuvayi milliye hareketine istanbul'dan silah ve muhimmat kacirarak destek vermesi, gene istanbul'un isgal yillarinda ingiliz takimlarla musabakalar yapip kazanmaya calisarak halkin moralini yuksek tutmaya calismasi gibi oldukca milli ve manevi degerlere sahip cikmaya calismasi dahi fenerbahce spor klubu'ne saygi ve sevgi beslemek icin kafidir.
taraftarlarinin ortak ozelligi skor ve kupa eksenli tartismalardan uzak kalip konuyu her zaman ve her yerde takimlarina olan sevgiye getirmeleridir. avrupa kupalarinda ezeli rakip galatasaray'in elde ettigi basarilar haliyle fenerbahce taraftarinin da beklenti citasini yukseltmis ve iki takim arasindaki eglenceli mucadeleye yeni bir kulvar daha eklemistir.
fenerbahce oyle bir kluptur ki; her sey yolundayken de, ya da dibe vuruldugunda dahi gazeteler ve tv programlari ondan bahseder. fenerbahce'yi tartismak reytingleri, tirajlari arttirir. fenerbahce'nin sampiyon olmasi yurtici ekonomiye katki saglar, benzine zam yapmak icin en ideal zamandir cunku kimselerin gozu fenerbahce'den baska sey gormez olur.
bu konuyla ilgili zaten islam cupi abimiz zamaninda yazmis, daha fazla bir sey eklemeye de gerek yok saniyorum. ama dedemin yillar once fenerbahce hakkinda soyledigi su sozleri de unutamayacagim;
"galatasaray ya da besiktas'i tutanlar kendi takimlarini sevdiklerinden daha cok fenerbahce'den nefret ederler. hatta kimilerinin gs ya da bjk'yi tutmasinin tek nedeni fenerbahce'ye olan kinleridir. fenerbahce taraftarlarinin ise diger kluplere olan nefreti, kendi takimlarina olan sevginin yaninda gorunmeyecek kadar ufak kalir, onlar sadece fenerbahce'ye asik olduklari icin fenerbahcelidirler."
ligde 8'de 8 yaparak tarih yazan futbol klübü. kesinlikle daum mucizesidir. ayakta alkışlanılmasında fayda vardır. fikstür mikstür olayınıda hiç karıştırmamak gerekir. ligin en kral takımı bursaspor deplasmanında bile fenerbahçe kazanmıştır. 25.ekim'e kadarda bu galibiyet serisinin sürmesi temenni edilmektedir.
10 yılda 10 teknik direktör değiştiren fenerbahçe de en büyük başarı arthur zico zamanında alınan şampiyonlar ligi çeyrek final başarısı. türkiye'de ise 3 şampiyonluk (!?) ve 2 de türkiye süper kupası. neden son 10 yılı aldığımı söyleyeyim. 99 yılındaki aziz yıldırım'ın fenerbahçe'ye geldiğinden beri ciddi bir şekilde başarı beklentisiyle fenerbahçe'yi takip ediyorum. hemen hemen her sene teknik direktör değiştirildiğinde göre demekki bu adamın bir beklentisi var. eğer bu beklenti avrupa başarısıysa zico gönderilmezdi. türkiye başarısıysa mustafa denizli ve christoph daum gönderilmezdi. e peki bu adamın beklentisi nedir ben onu anlayamıyorum. şimdi fenerbahçe bu sene şampiyon olamaz avrupa liginde de başarı yakalayamazsa beni aklıma tek bir şey geliyor yine, yeni bir teknik direktör. hiç kimsede bu sefer de ben gideyim demiyor.
ligde oynadığı 7 maçta 7 galibiyet çıkaran kulüp. tamam da peki bu oyun düzenini, oyun zevkini, başta güiza olmak üzere futbolcuların performansını kaç tane fenerbahçeli takdir etti. kaçımız helal olsun mehmet topuz'a verilen paralar, sonuna kadar özer hurmacı hak etmiş paraları dedi? koyu bir fenerbahçeli olmama rağmen yapıyorum bu eleştirileri. 2009-2010 sezonu için ne teknik direktör seçimi, ne transferleri ne de oynamış olduğu oyun hangimizi tatmin edebildi?
taraftar sayesinde para basan kulüp. tamam da peki bu paraların har vurup harman savrulmasının hesabını kim verecek? mehmet topuz için ödenen bonservis bedeli ile avrupada milli takımında oynayan bir çok futbolcu getirilebilir. kaldı ki koca kadroda güiza ve semih haricinde forvet yokken neden orta saha alınıyor? ha bir de deivid mevzusu var. geleceği parlak! ya o yüzden uzun süreli kontrat yapılıyor.
aziz yıldırım 7 de 7'nin arkasına saklanıyor. ama kulübün geleceği için muhalefetin güçlenmesi gerekir. birilerinin hesap sorması gerekir. nitekim hesap soran da bir şekilde kulüpten ihraç ediliyor.