Fenerbahçe kabul etmesemde büyük bir takım. memlekette bayağı bir taraftarı var. ancak bir sorunları var. forvet almıyorlar. nedir bu adamların derdi anlamış değilim. koca takima yıldız olarak defans ve defansif orta saha oyuncuları alınıyor ancak forvet almıyorlar.
bence alamıyorlar. paralarının olmadığından değilde başkanları büyük adam. aynı hataya iki kere düşmüyor. ( guizadan ötürü )
--spoiler--
işgal yıllarındaki gurur; Fenerbahçe
Mütareke döneminde (1918 - 1921) işgal kuvvetlerine mensup özellikle ingiliz ve Fransız askeri takımlarıyla yapılan futbol maçları, istanbul’daki futbol heyecanını ve futbola olan ilgiyi doruk noktasına çıkaran olgu oluyor, Türk takımları işgalci ekiplerle 5 yılda 50’sini Fenerbahçe’nin oynadığı toplam 80 maç yapıyor , işgal kuvvetleri takımlarına karşı kazanılan galibiyetler ise Türk takımlarını gönüllerde yüceltiyordu. Bu nedenle futbol istanbul’da büyük kitleleri kendine çekerken, Türk takımlarının özellikle de Fenerbahçe’nin, başta General Harrington Kupası (29 Haziran 1923) olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler, istanbul halkının intikam duyguları içindeki milli duygularını şahlandıran ve yaralı gönüllerine teselli veren yegane olay haline dönüşüyordu.
--spoiler--
biz, son düşmanı 9 eylül 1922'de denize dökmüşken; fenerbahçe 9 ay sonra neden işgal kuvvetleri komutanı onuruna düzenlenen bir kupada oynuyor anlam verememekteyim. hadi diyelim oynuyor, bu olay bir utanç kaynağı olmasına rağmen nasıl bir yüzle bu şekilde anlatılabiliyor?
"Büyüklüğünü avrupa'da da gösterse" dediğim kulüptür. zaten türkiye'de 3 tane takım var. birisinden biri şampiyon oluyor. kaldı ki, burada da nasıl alavere daleverenin döndüğü belli. o kadar yabancı transfer edip, ola ola türkiye'de 3 kulüpten birinci olmaksa başarı evet başarılıdır. ama amaçları buysa yazıktır harcanan paralara.
roberto carlos'un da dediği gibi, "kendi ligi dışında bir iddiası olmayan" kulüp.
daum ve aziz yildirim in icine etmeye sanki yemin etmis olduklari kulub. avrupa da firtina estiren, tarafli tarafsiz herkesin saygisini kazanan zico dan sonra ihtiyar bir bunak ve ondan sonra kurtarici olarak tekme tokat doverek kovdugumuz daum. azizsilin in kendi ciftligi haline dondu kulup. figer denen menajere bosa akitilan milyon dolarlarin hesabini yuce divanda vermen gerekir senin.
vizyonu yaptigi anlasma ile belli olmustur. lig kazanilirsa 1 milyon euro, uefa kazanilirsa 800 bin euro prim alacak olsaniz siz ne yapardiniz? avrupa bir hedef degil bir ayakbagi oluyor daum a. aziz in de hesabi gorevi biraktigi zaman sampiyonluk sayisini olabildigince yukarida tutmak.
her insanın hayatında vazgeçemediği çünkü uzun yıllardır beraber olduğu arkdaşları olabilir. bunlardan bazıları da dengesiz olabilir. ne zaman ne yapacağı belli olmayan türden. bu türden arkadaşlıklar benim için neyse fenerbahçe de aynısıdır. çünkü hiçbir zaman neyle karşılaşacağını bilemiyor insan.
herhangi bir dönemde üç kere üst üste şampiyonluğu, avrupa da dişe dokunur bi başarısı, 30 yıldır türkiye kupası olmamasına rağmen kendi kendini efsane ilan eden kulüptür.
arşivlerin tozlu raflarında bile yerini almış bir avrupa fatihi hikayesi olmayan kulüp. bu haliyle avrupa başarıları göztepe, bursaspor, trabzonspor gibi kulüplerle karşılaştırılabilir, tek büyükle değil...
baroni nin , dos santos un , alex in veteran olduğunu öğrenmemize vesile olan, arşivlerin tozlu raflarında yerini almış avrupa fatihi hikayeleriyle avunmaktan geleceğini göremeyen ezeli rakiplere sahip büyük kulüptür.
en azından taraftarına championship in overrated topçularını wonderkid diye yutturma muzipliğini yapmaz. marka değeriyle, stadıyla, tesisleriyle ve diğer branşlarda da sözde ezeli rakibinin fersah fersah önünde olmasıyla türkiye nin en büyük spor kulübüdür.
bunu bir fenerbahçeli olarak söylüyorum. futbolcularının aldıkları paraların kuruşu kuruşuna haram olduğu spor kulübü. bu kadar rezillik, bu kadar terbiyesizlik, böyle bir işkence yapılmaz bu taraftara. yazıkları olsun size!
edit: son dakikada atılan gole rağmen fikrim değişmemiştir.
devre arasında transfer yapmayarak müthiş bir fırsat kaçırmış kulüp.
kalen kesinlikle artık emin ellerde; volkan demirel'in performansta zirve yaptığı bir sezondasın. geri 4'lü gökhan gönül-lugano-bilica-andre dos santos gibi bir 4'lü ise buraya dokunmak zaten delilik olur; bu oyuncuların standart performansları bile birçok büyük takımın hayal ettiği bir performanstır, yapılacak tek şey bu adamları fizik ve mental açıdan fit tutmak.
kaçırılan fırsat orta sahayla ilgili. mehmet topuz gibi bir adamın, gerçek mevkisi defansif orta saha olan bir oyuncunun yerine cristian gibi bir vasat'ı almışsın, yapmışsın bir hata. ulan bunu kabul edip düzeltmek bu kadar mı zor? üstelik hata olduğunu farkedeceğin aylar da geçmiş bağıra bağıra. yapman gereken belli; abbas roberto carlos'un yanına deivid'i bağlayıp bu takıma gerçek bir sağ ve sol açık almak; alex'i yine koruyup mümkünse güiza'yı değiştirmek; olmuyorsa da güiza'ya destek olmak. yani çok şey değildi bu takımın 2010 yılını unutulmaz bir yıl yapması için, altı üstü 2 tane gerçek kanat oyuncusu yetecekti. 'devre arası transferi zordur bık bık' yapma; sen antep değil fenerbahçe'sin arkadaş, senin bir selamına 20 milyon euro kredi açacak banka sayısı takımda yer alan lisanslı futbolcu sayısından fazla olur, bu daima böyle olmuştur. bu taraftar sana bu parayı veriyor, verecek, bunu biliyorsun. emre-topuz göbeğine alternatif olarak cristian'ı yine tut takımda amenna; ama yapma be kardeşim, carlos'un yanına deivid'i bağlayıp şu kanatları uçuracak 2 kaliteli oyuncu almak bu kadar mı imkansızdı? ligde belli ki rahat edemeyeceksin ve çekişeceksin rakiplerinle; ay ocak, türkiye kupasında çeyrek finalistsin ve avrupada tur atlamışsın, bunu yapmanın zamanı bu zaman değilse ne zaman arkadaş ne zaman? avrupada gideceğin 3 tur, karşısına çıkacağın 3 ekip var kupa yolunda, gerisi inanç, gerisi iman gücü değil mi zaten? bu kadar dezavantajlı bir kadroyla bu kadar avantaj yakalamışken bunun yapmak en fazla ne kadar yürek isterdi ki? arjantin'in sikko takımlarında bile ne kanat oyuncuları izliyoruz, nedir abi bu fenerbahçe'nin eksiği bunlardan 2 tane sahip olabilmek konusunda? büyük ihtimalle tek eksiği, revizyonun sadece başarısızlıklarda yapılacağı konusunda otomatiğe bağlamış yöneticilerdir; yöneticilerden kasıt da aziz yıldırım'ın ta kendisidir. topçu mu bulamadın? ben bulayım sana amına koyim ya, yeter ki sen iste.