şimdi uzun bir yazı olacak. ilk önce tanımımızı yapalım. gönlümün takımı. şimdi gelelim mevzuya.
fenerbahçe spor kulübü futbol şubesi 2011 sezonunu şampiyon tamamladı. (2011 diyorum çünkü şikenin hilenin hurdanın sezonun 2. yarısı döndüğü iddia ediliyor) 9 puanlık farkın olduğu döneme gidelim.
18. hafta trabzonspor bir beraberlikle başlıyor ligin 2. yarısına. fenerbahçe ise gençlerbirliği deplasmanında aldığı ( hatta çok saçma bir futbolla) 3 puan ile farkı 7 ye çekerek başlıyor 2. yarıya.
19. hafta ligin (bence) nasıl sonuçlanacağını açık eden maça geliyor sıra.
fenerbahçe 2-0 trabzonspor. ilk 2 haftadan kafadan 9 puanlık olan farkın 4 e düşmesine engel olamıyor trabzonspor.
kalan kaç maç var tam 15 maç var. puan farkı ne? 4. alınabilecek puan kaç? 45(!)
arkadaşlar daha bitmedi.
20. haftaya geçelim. maçlar
trabzonspor evinde antalyaspor'a diş geçiremiyor(!) ve 0-0 berabere kalıyor.
fenerbahçe ise deplasmanda manisaspor'u (tabi bizi 60 dakika delirterek) 3-1 mağlup ediyor.
şimdi puan durumuna bakalım.
trabzonspor 44
fenerbahçe 42
(arada bursaspor var. bursasporlu arkadaşlarım yanlış anlamasın takım performans kıyası yapacağım için 2 takıma vurdum olayı)
bu kadar yazıyı niye yazdık sadece ve sadece 3 haftada senin ''şampiyon olmalıydığğğ hagettii'' dediğin trabzonsporun performansını görelim diye (belki ondan sonra performansı arttı demeyelim çünkü futbolda düşüş başladı mı belli bi süre takım ya aynı şekilde gider yada daha da düşer kısa dönemde keskin çıkış olmaz). 3. haftadan sonrasını yazmıyorum sonrası bilinen hadise sürekli at başı gidildi. en sonunda fenerbahçe trabzonu ''ikili averajda'' geçerek şampiyonluğunu ilan etti. son 5-6 hafta neler konuşulduğuna bakalım. trabzon cephesinden ''hakemler feneri kolluyooo oğğlllmm baksanıza böyle şey mi olur resmen hakemlerle şampiyonluğa gidiyorsunuz'' tarzında itirazlar gelirken fenerbahçe tarafından ise ''ulan bize zenci gibi s.k kaldıran takımlar trabzon'a gelince adeta 'çocuğuna bilerek yenilen baba' gibi yatıyor lan ne biçim iş bu'' itirazları geliyordu. ( burada değinmek istediğim noktaya dikkat edin lütfen fener için takım-oyuncu satın alma falan değil hakemlerle işi bitiriyor durumu geçerliydi.) (( ankaragücü maçını söylerseniz o futbolcular arasında çekildiği iddia edilen fakat sonradan yalanlanan bir olaydı))
ve ardından geldi çattı 3 temmuz günü olaylar patladı. aziz y. şekip m. ve daha bir çok futbolun içinde faal olarak bulunan insanlar şike ve teşvik ile ilgili olarak gözaltına alındı. (buraya dikkat ifade verilmeye çağrılmadılar. demek ki emniyetin elinde somut ve elle tutulur deliller var!?!?!)
insanların sürekli konuştukları bak gördün mü dedikleri ''kulaktan dolma bile olmayan'' hadiseler bunlar. şike yaptınız ligi kirlettiniz işte siz böylesiniz ahahah başkanınız içer de huahuheuheu söylemleri aldı başını gitti tabi. işte burda her mantıklı insanın yapması gerekeni yapmıyor insanlar. hukuki olarak suçsuzluk karinesi anlayacağımız şekilde ise ''şuçu ispatlanana kadar masumdur her kişi'' olayı. ve bunu üzücü bir şekilde takip ediyorum da bu son olaylar için insanların nereden baksan %85.2 si (sen onu anladın) ''ne masumu be bak şike bak bak işte şike yapmışsınız oly ortaya çıktı hehehe'' dillendiriyor olayı.
bu tarz bir olayın başınıza geldiğini düşünün bırakın sizin başınıza arkadaşınızın başına geldiğini düşünün çevrenizde ki insanların bu şekilde davrandığını konuştuğunu hüküm verdiğini ''hayal edin'' en azıdan. insanlıkla kopan bağların sesi gelir kulaklarına adamın.
tabi ki burada '' ne şikesi lan şike mike yok hepsi yalan'' falan demiyoruz olaya. bana sorulunca cevabım ''bilmiyorum ben inanmıyorum aziz başkan yapmaz bekleyip göreceğiz. eğer şike varsa teşvik varsa suçta var demektir. ceza olacak ve ben çok üzüleceğim'' diyorum. normal bir insanın vermesi gibi.
ben 26 senelik yaşantımda bana her zaman mutluluk veren bir takımı tutuyorum. suçlu çıkarlarsa ceza alırsa kulübümüz başkanımız çok üzüleceğim ama en azından bundan sonra kulübümde böyle şeyler olmayacak diyebileceğim.
tabi şimdi gelelim beni ve sevdiğim takımı geçtikten sonra olacaklara.
aklıma takılan bir kaç soru var sadece ve bunu ''biz yaptık ama sizde yaptınız yaa onlar nolcek'' mantığıyla kesinlikle yazmıyorum arkadaşlar emin olabilirsiniz.
1. si bu soruşturma (kime göre tabi bilmiyoruz) 8 ay önce başlamış fakat bu kanun nisan ortasında çıktı ( şike ve teşviğin suça girdiği kanun) biraz tezatlık yok mu sizce olayda? (tabi ki araştırılacak pislik varsa ama duruma biraz objektif bakın.)
2. uefa dan gelen açıklamada yukarıda bahsettiğim suç ispatlanmamışsa bizim için sorun olmaz deniyor. tff den olası bir düşürme kararı çıkınca bu arapsaçı nasıl çözülecek? ( mehmet ali aydınlar'ın yaptığı açıklama bu yönde 15 gün içinde kararımızı vereceğiz diyor tff olarak.)
3. ise çok düşük bir olasılık ama ya '' hayır şike teşvik yokmuş pardon! denilirse ne olacak? (ki bu olasılık bence hiç çok çok çok ama çok az)
işte böyle. sadece fikirlerimi paylaşmak ve fikir alışverişinde insan gibi bulunmak için paylaşıyorum bunları. uzun oldu ama en azından içimde kalmadı.
yine tanımla bitireyim o zaman.
gönlümün takımıdır. ne olursa olsun yerini korur. iyi ki varsın fenerbahçem.
edit: bu arada somut delil konusunda şunu eklemeyi unutmuşum ki ''konuşmadan'' evvel en en fazla akılda tutulması gereken konudur.
bu olayı herkes hatırlıyordur. nasıl aldılar olm aziz yıldırımı birşey olmasa almazlar mantığı yürüten arkadaşlar tamam düz mantıkla öyle geliyor ama bizim ülkemizde doping konusunda bile 2 kere kesin hüküm verilmiş bir örnek yanlış çıktı. bunu sakın unutmayın. ki bu test bilimsel lan hataya sıfır pay ayırıyor elemanlar.
federasyon başkanın tuttuğu takım olduğu için soruşturmadan yırtacak takımmış. çok açık söylüyorum, şu aşamada bunu söyleyen adamın kuş kadar beyni yoktur. umarım liseli ergen falandır, ancak öyle mazur görülebilir. eğer bir yetişkinse cidden sıkıntı var. bugün hastane ve adliye arasında mekik dokuyan bir fenerbahçe başkanı ve asbaşkanı var, pazar sabahı evinden alınan başkanın ilaçlarının alınamsına bile izin verilmeden merkeze götürülüyor. merkeze ulaşınca avukatlarından isteyebiliyor ilaçlarını. yani polisi savcısı kimseyi tanımıyor, adamın götünden kan alıyor. şimdi bu durumda bu adamlar suçlu bulunursa ve yargı cezayı keserse federasyon ne yapacakmış, üstünü örtecekmiş. kendince yolunu yapıyor einstein. bir aklanma olduğunda "aa ben demiştim diyecek."
eğer bir suç varsa feriştahı gelse kurtaramaz. kurtarmasın da zaten. ama birşey çıkmayacak ve şimdi susan fenerliler o zaman nasıl küfür ediliyormuş gösterecek.
eğer şike hasebiyle suçlu bulunursa kesinlikle küme düşürülmesi gereken takımdır.
hayretle yavşak medyanın fener düşürülürse felaket olur felan diye sayıklayan yazıları okuyorum. bu nasıl hak hukuk anlayışıdır arkadaş, bu ne kepazeliktir. felaket olacaksa da olsun, olmalı ki vicdanlar rahat etsin. adalet anlayışı zengine göre değişmesin. ayrıca lig tv ve gelirleri, dekoderleri zerre sikimde değil.
yahu arkadaş hangi kanıta dayandın da suçlu olduğunu ilan ettin kulübün. kaldı ki suç varsa da bu fenerbahçe' nin değil, fenerbahçeli yöneticilerin suçudur. galatasraylıyım, bu fenerbahçe' yi bu halde yakalamışken saldıranlardan on kez daha fazla galatasaraylıyım ve örfümüze uygun olarak başkanın çağrısına uyuyorum, sakin kalıyor susuyorum.
suçlamaya bakar mısın? federasyon başkanı fenerliymiş. yahu haluk ulusoy' un galatasaraylı olduğunu bilmeyen mi var? şimdi haluk ulusoy da sizi kolladı derse ne diyeceksin bunu diyen fenerliye. biraz sağduyu, biraz saygı yahu. çamur attığın kulüp senin ezeli rakibin. seni sen yapan en önemli faktör. ulan kuruluşuna biz vesile olduk bunu da mı bilmiyorsun? galatasaraylı olmak fenerbahçe' ye saygı duymayı gerektirir zaten. senden benden on kez, yüz kez, bin kez daha galatasaraylı olan metin oktay kırmızı kart gördükten sonra kendisine küfreden fener taraftarının önünde durup elini kalbine götürüp özür dilemiş ve o fener taraftarı alkışlayarak göndermiştir kralı soyunma odasına. metin oktay özürdiliyor fenerbahçe taraftarından metin oktay! onun böyle saygı duyduğu takıma sen kimsin ki saygısızlık edeceksin!
tamam kızdıralım birbirimizi, tamam geyikler yapalım ama saygıyı, sınırı aşmadan yapalım bunları. senin fener' i küçültmen onun ezeli rakibi olan galatasaray' ı küçültmendir. fenerbahçe o kadar büyüktür ki, büyüklüğü tariflere sığmaz galatasaray' ın ezeli rakibi olma ünvanını taşır. bu ligde bursa, manisa, antep yüz kez de şampiyon olsa bizim ezeli rakibimiz yine fenerbahçe olarak kalır. bu islam çupi' nin dediği gibi ne kupa büyüklüğüdür çünkü ne de şampiyonluk. bu başka bir şeydir. bir kültürdür, bir mirastır. boşversene fenerbahçe kadar büyük olmayı beceremeyen o zavallı ergenleri, uyma onlara. galatasay' a, galatasaraylılığa yakışır duruşu göster. ertesi gün maçı olan fenerlilere ''yatın artık yarın maçınız var' diyen ali sami yen' i unutma. serhat akın zibidisinin '10 atardık süre yetmedi' lafıyla değil, sen 7 kişiyle deplasmana gittiğinde ''isterseniz oynamayalım erteleyelim maçı' diyen fenerbahçelilerle hatırla fenerbahçeyi, ezeli rakibini.
büyüklük tevazuyu gerektirir. galatasaray' a yakışacak kadar büyük bir taraftar ol ve bu zor günlerinde saldırma rakibine, bekle kalksın ayağa sonra kapışalım yine sonuna kadar ama değerlere hakaret etmeden, metinleri, lefterleri incitmeden.
türk futbol endüstrisinin/ekonomisinin en az %40'ını oluşturan kulüp. başarısızlıklarının, diğerlerinin başarılarından önde geldiği, daha çok ses getirdiği kulüp. oynadığı lig hangisi olursa olsun orası süper lig olacak olan kulüp.
Biricik takımım.Her zaman olduğu gibi bu zor günlerindede yanında olacağımız takımdır.Herkes bilmelidir ki Fenerbahçe ne Aziz yıldırımındır,ne de yöneticilerindir.Fenerbahçnin gerçek sahibi ona gönülden bağlı olan taraftarıdır.Ve o taraftar takım amatör kümeye düşse bile onu yalnız bırakmayacaktır.Soruşturma sonucunda Fenerbahçe aklanırmı aklanmazmı bilemeyiz,Lakin bu ligi daha temiz yapma çabası sadece Fenerbahçe üzerinden olmamalıdır.Yıllardır teşvik primi vermeyen kulüp yoktur.Madem böyle bir temizliğe başlandı.Kökünden yapılması temmennimizdir.Son olarak her ne kadar bu olaya sevinen galatasaraylı,beşiktaşlı arkadaşlar olsa da inanın lig fenerbahçesiz daha güzel olmaz.Neticede fenerbahçe bir değerdir.Milyonlarca insanın tutuğu takımdır.Bu cezanın her lig maçında avazı çıkana kadar takımını desteklemeye stada gelen,şikeyi aklından bile geçirmemiş taraftara verilmemesi gerekir.Her toplulukta çürükler olur.Fenerbahçe de de var.[tabi şike kanıtlanırsa]bunlardan kurtulmak için küme düşmemiz gerekiyorsa düşelim.Bizim aşkımız kişilere yada kupalara değil.sarı lacivert çubukluya ve sadece armayadır.
aslında şikenin anlaşılmaması için bu sezonun ikinci yarısında 17 de 14 veya 15 yapması gereken takımdı. ama kendileri 17 de 16 yaptı. gerçi 17 de 15 yapasalar şampiyon olamıyorlardı, iyi denk getirmişler.
türkiye'nin en büyük spor kulübü ve türk'ün gerçek takımıdır. şanlı mazi ve parlak ati atılan çamurla değerini yitirmez. iddialara zinhar inanmıyorum. oldu ki gerçek çıktı, failleri tarihe gömüp yolumuza devam ederiz. ha ergenekon tertibi ha bu şike uydurması, yok bir farkı. fetullahçı polis işi bunlar. tabii onların ağa babaları da belli.
vatan şairi namık kemal hürriyet kasidesinde şöyle der:
--spoiler--
hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten
--spoiler--
yüzyıl öncesini tekrardan yaşıyoruz. aslında kasideyi bir tercüman eşliğinde toptan okumakta fayda var. resmin tamamına bakanlar olayları doğru değerlendirebilir. ve yine illa derim ki;
Taraftarlarının da ne yapıyor bunlar diye sorgulamaları gereken spor klubüdür. Küme düşer mi düşmez mi şampiyonluğu gidermi gitmez mi? Bunlar bilinmez diyelim ki gitmedi bir taraftarının yerine empati yapalım " Başkaları yapsa bre reziller ş....sizler" diyerek yerden yere vuracağınız bu olay sonrasında yapılanlar kanıtlanır ise nasıl tat alacaksınız o şampiyonluktan ....Kırılan bardak misali.
2011-2012 sezonunda büyük ihtimalle bank asya 1.lig'de mücadele edecek olan takımdır. o kadar rezildir ki hakkıyla yenilerek küme düşmemiş, yaptıkları kanunsuz, usülsüz ve onursuz şikeler yüzünden küme düşürüleceklerdir. yazıklar olsundur. türk futbolu için utanç kaynağıdır.
türkiye futbol federasyon başkanı mehmet ali aydınlar'ın son açıklamalarıyla iyiden iyiye umutlarını yitirmiş takımdır. "deliller üzerinden kararımızı vereceğiz" dedi.
eğer suç varsa - ki şahsi kanaatim olduğu yönünde- bu beni fb suçlandığı ve ceza aldığı için mutlu etmeyecek. çünkü kah 5 sene, kah 25 sene önce, tüm türk büyükleri şike yapmıştır. bu durumda, türk takımlarının, godfather tipinde adamlara ihtiyaç duymasına neden olmuştur. çünkü futboldan anlayan değil, rojondan anlayan adamlar türk futbolunun baş kahramanı olmuştur. aziz yıldırım'da bunlardan biridir...
beni tek sevindiren, şu günden sonra, fb ceza alsa da almasa da, şike olayına kalkışmak yürek istiyecek. ve bu da, bizi bu ''baba''lardan, türk futbolunda arındırıcak.