Kendisini yenebilen bir takım çıkınca, diğerlerini bokunda boncuk bulmuş gibi sevindiren takım.
Ama suç Fenerbahçe'nin. Sen ne ezersin bunları bu kadar? 17 sine karşı tek, her gün birini, her gün birini, bir gün hepini... Gitsinler kumda oynasınlar onlar... Hakikaten neden finalde değildiler?
gazetelerde en çok fenerbahçe'yle ilgili haberler satar. en çok fenerbahçe hakkında yalan haber yapılır. en fazla ürünü fenerbahçe satar, en kalite stadyum fenerbahçe'nindir, en zengin spor kulübü yine fenerbahçedir.
bilimum dalda takımın gücü ve kadrosu ne durumda olursa olsun hedef şampiyonluktur. amatör branşlardan en profesyoneline kadar fenerbahçe her branşta şampiyonluk hedefler, gelmezse de taraftarı ertesi gün bir dahaki seneyi beklemeye başlar umut içinde.
bütün bunların yanında en çok fenerbahçe kötülenir. fenerbahçe istikrarlı bir başarı yakalamaya başladığı anda herkes ağlamaya başlar, yalan haberler tavana vurur, fenerbahçe'yi durdurmak için herkes elinden geleni yapar.
aynen öyle. ve aslında durup baktığınız zaman birçoğu da doğru.
hemen çok eleştirilen futbol takımına bakıyoruz. son 10 yıl performansına.
2000-2001: lig şampiyonu, kupa finalisti
2001-2002: lig 2.si, kupayı hatırlamıyorum, üşendim bakmayacağım sağdan soldan.
2002-2003: rezil bir sezon
2003-2004: lig şampiyonu, kupa yarı finalisti
2004-2005: lig şampiyonu, kupa finalisti, şampiyonlar ligi grupta 3. ve uefa'da hemen elenme
2005-2006: lig 2.si, kupa finalisti *** şampiyonlar ligi grupta 4.
2006-2007: lig şampiyonu, kupa yarı finalisti * uefa son 32
2007-2008: lig 2.si, kupa çeyrek finalisti ** şampiyonlar ligi çeyrek final
2008-2009: lig 4.sü, kupa finalisti, şampiyonlar ligi grupta 4.
2009-2010: 2 hafta kala lig lideri, kupa finalisti, uefa son 32
yeminle şu tabloyu avrupa'da bir takım göstermiş olsa istikrar abidesi ilan eder bizim medyamız.
ama söz konusu fenerbahçe olunca, bok atmak kolay, durma salla!
futbol takımının yönetiliş biçimi bence bir hayli yanlıştır. aziz yıldırım çok iyi bildiğini düşünerek her işe fazlasıyla karışmaktadır ama halbuki onun karışmadığı diğer şubeler inanılmaz başarılıdır, çünkü arkalarında sponsor vardır.
sponsor olayı, futbol dışındaki diğer şubeleri inanılmaz şekilde kalkındırmış ve türkiye liglerindeki en kaliteli takımlar yaratılmasına büyük katkıda bulunmuştur.
2006-2007: lig şampiyonu, kupada final göremedi, euroleague gruplar
2007-2008: lig şampiyonu, kupada yarı final, euroleague çeyrek final
2008-2009: lig 2.si, kupada final göremedi, euorleauge top 16
2009-2010: playofflarda devam ediyor, kupa şampiyonu, euroleauge gruplar
ve fenerbahçe acıbadem:
2006-2007: lig 2.si
2007-2008: lig 2.si
2008-2009: lig şampiyonu, kupa finalisti, süper kupa şampiyonu, indesit şampiyonlar ligi final-four 3.
2009-2010: lig şampiyonu, kupa şampiyonu, indesit şampiyonlar ligi final-four 2.
ve tahminimce yazmama gerek olmayan bir de bayan basketbol takımı var sponsorsuz ama elimiz değmişken ona da değinelim:
2000-2001: lig 2.si, kupa şampiyonu
2001-2002: lig şampiyonu,
2002-2003: kupasız
2003-2004: lig şampiyonu, kupa şampiyonu, fiba euro cup final-four 4.
2004-2005: lig 2.si, kupa şampiyonu, fiba euro cup final-four 2.
2005-2006: lig şampiyonu, kupa şampiyonu
2006-2007: lig şampiyonu, kupa şampiyonu
2007-2008: lig şampiyonu, kupa şampiyonu
2008-2009: lig şampiyonu, kupa şampiyonu
2009-2010: finalde,
ve kısıtlı olanaklarla bu sene şampiyonluğu kazanan erkek voleybol takımı var ki... neyse salla işte lig şampiyonu oldular.
ben sizi de anlıyorum diğer takımları tutan arkadaşlar. siz sadece futbol başarısına odaklanmış durumdasınız, hayat ne güzel değil mi sadece futbol olunca?
bütün bunlardan dolayı fenerbahçe başlığının altı dolup taşıyor her fenerbahçe mağlubiyetinden sonra.
bunlardan dolayı fenerbahçe mağlup olunca siz galip sayılıyorsunuz.
büyüklüğünü şöyle test edebiliriz;rakiplerinin biri 2. turda elenmiş,diğeri gruptan çıkamamıştır.fenerbahçemiz ise finale kadar çıkıp 2. olmuştur.bu antifenerliler tarafından alay konusu olmuştur.allah düşmanımın başına vermesin.ayrıca
maç yaklaştığından yine çenesi düşmüş takımdır. bi kere de hakkınızla maç kazanın be kardeşim ayıptır. bi başarıyı elde etmek için hırsızlık değil emek harcamayı öğrenin.
maç yaklaştığından yine bazılarının çenesini düşürmüş takımdır. bi kere de bok atmayın, salyalarınızı başka yere saçın. 14 mayıs'ın tekrarını yaşatmak için şimdiden aynı senaryolara başlayan ve elinden geleni yapan medyaya, takımlara, başkanlara, yöneticilere, kafası fenerbahçe'ye bok atmaktan başka bir şeye çalışmayan taraftarlara ve hakemlere rağmen dimdik ayaktadır ve umarım sezonu şampiyon olarak tamamlayacaktır...
maçı her yaklaştığında fos galacticos taraftarlarına dert olan kulüptür, ne de olsa adamların kafası rahat, 3.lüğü aslanlar gibi garantilemişler, lig artık formalite..*
çamur atmakla olmuyor bu işler, fener karşısında er meydanında 2 kere tokmaklanıp, ezikliğini kaba etinden şaibe senaryoları uydurmakla da olmuyor.
emeği, alın terini de bize zaladsever sübyanlar öğretmesin bi zahmet!
eğer şampiyon olursa, ki büyük ihtimal oldu, zerre üzülmeyeceğim takım. hatta sevinirim bile. galatasaray'ın şampiyon olamadığı sezonu şampiyon olarak bitirsinler ki reykart'ın bu sezon nasıl sıçtığı iyice anlaşılsın.
öyle bir takımdır ki, kendileri fener'i tek tek yenemeyen tüm takımlar, karşısında ittifak yapar, o hafta fener'e karşı kim oynuyorsa onu tutar, ama gene de başaramazlar.
"ankaragücü'nün 2 farklı galibiyeti ile biteceğine inandığım maç" şeklinde söylemde bulunanların değil ankaragüçlü, ankara ile bir bağlantısı olmadığını düşünürsek eğer köpeklerin havlama seslerini sık sık işiten ve hoşt diyip kovan taraftar grubuna sahip takımdır.