kankisi galatasaray'la beraber el ele lige havlu atmış olan takım. zaten bu ülkenin insanı yıllardır bu ikisinin şampiyonluklarını izlemekten sıkıldı artık, gençlerin yolunu açmak lazım*.
22 subat 2009 galatasaray kocaelispor maci'ndan sonra bir kısım taraftarının, galatasaray'ın 5-2 yenilmesinden mütevellit sevindirik olduğu, 'çocuklar gibi şen' olduğu takım.
kadıköy'de kayseri'ye 4-1 yenildiklerini çabuk unutan; taner gülleri'den bahsederken julius aghahowa'yı unutan, "dinime dahleden bari müselman olsa" sözünün hatırlatılması gereken taraftarlara sahip takım.
bir yılda en çok gelir elde eden kulüpler sıralamasında 19. sırada yer alan takım. ama tabii önemli olan, gelir alanın da büyümeyip, özellikle futbol alanın da büyümeye önem verse dahi iyi olur spor klübü.
tsl'de oynayan en iyi 10 futbolcuyu sırala deseniz kesin lugano ilk 10da yer alır. tartışmasız türkiyede forma giyen en iyi yabancı futbolculardan biri. (evet biraz antipatik olabilir ama objektif davrandığınızda oynadığı maçlara, performansına, hırsına, attığı gollere bakınız)
ancak aziz yıldırım her zaman olduğu gibi parayı ön planda tutuyor. elde tutulması gereken futbolcuları para uğruna yolluyor. kalktıpta fenerbahçe'nin 90lı yılların son zamanlarına bakın demiyorum. son 3 yıla bakın. takımda performansı en yüksek kim ise yollanmış. nobre, tuncay, aurelio; hatta teknik direktör zico...
şimdi yine benzer bir örnek karşımızda. lugano örneği. yine arada ki fark nedeniyle hala imzalanamamış sözleşme. bir bakıma kulübün istikrarsızlığının, başarısızlığının sembolü olmuş sözleşmeler. neymiş ücret politikası varmış bu kulübün. adama sormazlar mı "neden burak yılmaz milyon dolar alırken, maldonado milyon dolar alırken gökhan gönül neden yüzlerce bine oynuyor diye? bu mudur ücret politikası? yoksa arkada başka bir şey mi var diye düşündürüyor bazen? misal kişisel çıkar veya kişisel hırs. bu ben bilirimcilik daha ne zamana kadar devam edecek bu kulüpte o ayrı bir konu? yani futboldan anlamayan, sadece projeden anlayan bir başkana sahip kulüp. başkanlık seçimi camia'ca iple çekilen kulüp.
büyük takım, küçük takım eleği.
fenerbahçe bir takımı hezimete uğratırsa o takım, büyük takım kategorisine geçer. her elek gibi arada kaçırdığı taneler olması bu gerçeği değiştirmez. * bir de burun sürtmeçi.
geçen sezondaki transfer politikasını bir türlü anlamadığım, umutsuzluğa kapıldığımda alex var ya bu takımda diye kendimi sakinleştirdiğim, şanı son zamanlarda avrupaya yayılmış büyük takımım.
türkiye'ye, dünya çapında ünlü ve iyi futbolcu getirme olayını başlatan klüp. ayrıca bu özellik sadece futbolda da yoktur. masa tenisi takımında gözü çekik arkadaşlar da görmekteyiz.
ve tüm bunlar, türk sporu için bir ilk olmaktayken, dünya çapında da türk adının iyi şekilde duyrulmasını sağlar. ülke tanıtımına da yarar.
herşeyden öte fenerbahçe, basketbol takımıyla futbol takımıyla hatta su polosu takımıyla ve diğer herşeyiyle vazgeçilmezdir. markadır. ismi bile yeter, şanı yeter.
ayrıca -çoğu- galatasaray ve beşiktaşlının da karşısında birleştiği takımdır. her alanda fenerbahçe'ye karşı olmak için birbirine kenetlenmişlerdir bu gs-bjkliler. böyle şeylere gerek yok, lütfen.
13 mart 2009 fenerbahçe kocaelispor maçıyla birlikte de görülmüştür ki, bu sezon türkiye süper ligi'ni şampiyon bitirmesi çok zor olan takımdır.
önceki sezonların aksine, kötü oynadığı hiçbir maçtan galip ayrılamamış, taraftarlarını çılgına çeviren puanlar kaybetmiştir.
ayrıca taraftarı olmak, yüksek sabır gerektirmektedir.* ve büyük bir mucize olup rakipleri çılgınca puan kaybedip, fenerbahçe de önündeki bütün maçları kazanmadığı sürece* bu sezon, şampiyonluğun kıyısına bile yaklaşamyacak olan takımdır.
değişik bir transfer politikası olan takım. en son rıdvan değindi. son yıllarda fenerbahçe'nin sözleşme yenilemediği ve takımdan ayrılmasına izin verdiği futbolcular genellikle saha içinde mücadeleyi hiç bırakmayanlar. nobre, tuncay, aurelio ve son perde büyük olasıkla lugano. sanki bu takımda birileri koşan, mücadele eden futbolcuları görmek istemiyor. ilginç.
kendi taraftarı dışında birilerinin sevmesine ihtiyacı olmayan takımdır.diğerlerinden farklıdır. be demiş rahmetli islam çupi.
"FENERBAHCE CUMHURIYETI ortalikta yoksa,Turkiye yoktur,futbol yoktur,bolluk yoktur,insanlar yoktur, canlilar guc nefes alir ve bu ulke kisa sure sonra yasayan yer olmaktan cikip,mezarlik olur.FENERBAHCE buyuklugu ne sampiyonluk buyuklugu,ne kupa buyuklugudur.Onun buyuklugu baska bir buyukluktur iste, o ad konamaz" .
yillardir her şekilde eleştirdiğimiz takım e hak vermek gerekiyor, adamlar ne yapsa bir kulp buluyoruz. **
fakat camia yapısı olarak eski fenerbahçe'yi gerçekten aramaya başladık son 15 yılda. ne bileyim en azından ben küçükken beraber izlenirdi maçlar, stadyuma karışık girerdi iki takım taraftarı. şimdi öyle birşey yapmaya kalksak en az 10 ölü olur.
"bunun suçlusu sadece fenerbahçe mi" diyeceksiniz şimdi. hayır elbette değil ama 15 yıldır fenerbahçe'yi yönetenler taraftar kitlesini de öyle bir şekilde yönlendirdi ki artık onlar da ne olup bittiğini bilmeden "paramız var, arada şampiyon oluyoruz yeter" diyor. halbuki yetmiyor. zico'yu gönderene kadar bir hal olanlar bugün zico diye ağlar oldu örneğin. ki bu adam fenerbahçe'yi şampiyon yapmıştı.
bu hoşnutsuzlukların nedeni takımın takım olmaması. bir zamanlar real madrid'in düştüğü hata gibi yıldızları toplayıp takım yapmaya çalıştı ama takımda çalışan,koşan oyuncu yok. arada bir selçuk, deniz koşsun diye bekliyor insanlar.
peki bunca olumsuzluğun içinde yönetim ne yapıyor? muhaliflerini susuturmak için bir orda bir burda ortalığı karıştırıyor. arada ezeli rakiplere saldırıyor. sürekli birileriyle kavga ediyor.
merak ediyorum aklı başında fenerbahçe taraftarı hiç mi sormaz bu takım yıllardır altyapısından neden oyuncu çıkaramıyor diye? o kadar para var tesis var hiç mi yok altyapıda iyi oyuncu? hadi bunu geçtim yıllarca genç yıldız diye alınıp taraftarı uyutan yönetim neden cevabını vermez ali güneşlerin, mahmut hanefilerin ali bilginlerin...
şimdi bu takım ligde zirve yarışında kupada da ilerledi final yolunda bekliyor. aslında tablo iyi gibi ama neden hiçbir fenerbahçe taraftarı mutlu değil?
fenerbahçeli olmayanlar fenerbahçe ile işte bu yüzden dalga geçebiliyor. şimdi 26 senedir alınamayan bir kupa var. alsalar bir dert almasalar bir dert. alsalar "yeni gelinin şeye atladığı gibi atladılar kupaya, kolay değil 26 yıldır bugünü bekliyorlar" diyeceğiz. alamasalar "27 yaşında adamlar bile en az bir kez kupa kaldırır lan tenekeden de olsa" diye dalga geçeceğiz. fenerbahçe taraftarı ne yapsın?
son söz bir galatasaraylı olarak; yukarıda yazdıklarımın küçük işaretlerini ben kendi takımımda görmeye başladım. korkuyorum. ilerleyeceğimize aynılaşmaya, birbirmizi kendi seviyemize çekmeye çalışıyoruz. inşalllah yanılırım.
tüm bu yazılanlardan sonra www.fenerbahçe.org
grubundan çıkan adamın* çeyrek finalde olduğunu ve rakip namına birşeyin kalmadığını düşüneceğine final için bilet veriyormuş! aklı olsa zaten böyle olmazdı.