seveninin çok sevdiği, nefret edeninin çok nefret ettiği takım. çok sevilmesinin ve çok nefret edilmesinin nedeniyse çok büyük olması. onun büyüklüğünü anlayan çok seviyor, büyüklüğünü sindiremeyense çok nefret ediyor. valla budur!
edit: anında eksi valla bravo bu ne büyük nefret böyle, anladın di mi büyüklüğü?
chelsea ye ceyrek finalde elendigi icin elestirilen takim. insan bir yandan vay be nereden nereye gelmisiz diyor, bir yandan da dunku rezil mactan dolayi da kiziyor.
kim ne derse desin, gelecegi en parlak turkiye kulubu.
Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde bugüne kadar oynadığı 34 maçın 11'ini kazanarak yüzde 32.35'lik galibiyet oranı yakaladı. Toplamda 38 golle maç
başına 1.11 gol atan sarı-lacivertli takım, bu iki istatistikte de Türk takımları arasında zirveye yerleşti.
Futbolda kulüpler bazında dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan Şampiyonlar Ligi'nde en yüksek kazanma oranına sahip Türk takımı Fenerbahçe oldu.
Sarı-lacivertliler bu sezonki çıkışlarıyla, Şampiyonlar Ligi'nde daha önce mücadele etmiş diğer Türk takımları Beşiktaş ile Galatasaray'ı kazanma oranında geride bıraktı.
''Devler Ligi''nde bugüne dek toplam 34 maç yapan ve bunların 11'ini kazanan sarı-lacivertliler, maçlarının yüzde 32.35'ini kazanarak, Türk ekipleri içinde en yüksek kazanma oranına sahip takım olarak dikkat çekti.
Bu sezon 4. kez Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Beşiktaş ise 24 karşılaşmada 7 galibiyet elde ederek, yüzde 29.16'lık galibiyet oranına sahip oldu ve ikinci sıraya oturdu.
Şampiyonlar Ligi'ne 10 kez katılan ve bu organizasyona en çok katılan Türk takımı unvanını açık ara elinde bulunduran Galatasaray ise, 74 maçta 19 galibiyetle, yüzde 25.67 galibiyet oranıyla Türk takımları içinde son sırada yer aldı.
Sarı-lacivertliler, 34 maçta 38 golle, maç başına 1.11 gol atarak Türk takımları içinde liderliği ele geçirirken, Galatasaray 74 maçta 73 golle maç başına 0.98, Beşiktaş ise 24 maçta 19 golle maç başına 0.79 gol atma oranı tutturdu.
avrupa masa tenisi şampiyonası'nda finalde fransız rakibine kaybederek avrupa şampiyonluğunu elinden kaçıran kulübümüz. avrupa ikincisi olmuştur. sadece futbolda değil diğer branşlarda da dünya kulübü olma yolunda ilerlemektedir.
bu aralar eto'yu (ve hatta ronaldinho'yu) transfer edeceği söylentileri dolaşan takım. klubün sürekli yalanlamasına karşın, bu haberleri klübün resmi açıklaması gibi algılama becerisi gösteren bazı bünyeler tarafından "eto'nun ancak kramponunu alır" yorumlarına maruz kalan takım... ha bu arada, yaptığı transferlerle daha önce bir çok şahsa kapak takmış. ileride de takması muhtemel takım. (bkz: kandırmayın fenerbahçelileri) (bkz: alex de souza) http://webarsiv.hurriyet.....tr/2004/01/14/398663.asp
söz konusu takımın taraftarlarındaki at gözlüklerinin ne denli etkili olduğunu görmek açısından bazı şeylerin açıklanmasında fayda vardır sanırım. şimdi görme sorunu olan bu arkadaşların söylediklerine öncelikle kulak verelim sonrasında da gerekli cevapları makul bir şekilde sıralayalım.
iddia 1: galatasaray'ın uefa kupasını kazanması tesadüftür.
azıcık futbol geçmişi olanlar hadi olmasın at gözlüklerini çıkarıp azıcık objektif bir şekilde spor arşivlerini araştıranlar göreceklerdir ki galatasaray'un uefa kupasını kazanması 90'lı yıllarda başlayan sportif bir yapılanmanın sonucu gelmiş bir başarıdır. bülentlerin, tugayların, okanların, emrelerin, hakan şükürlerin türk futboluna kazandırıldığı ana denk gelir, bilmeyenler için söyleyelim. velhasıl bu size çok yuvarlak bir cümle gibi gelebilir. o zaman şöyle söyleyelim size, 1996 yılından uefa kupasının kazanıldığı yıla ve onun ardından devam eden birkaç yıla bakılırsa, galatasaray'ın gerek şampiyonlar ligi ön eleme maçlarında olsun gerekse de grup maçlarında olsun, monaco, manchester united, barcelona, real madrid, milan ve adını sayamadığım daha nice avrupa futbolunun yükselen değerleri olan takımları -ki bunlar arasında psg, deportivo, psv gibi takımlarda sıralanabilir ve o zamanki kadrolarına baktığınızda, o zamanki bir çok futbolcunun avrupa'nın önde gelen kulüplerine transfer olduklarını görürsünüz sonraları- çimlere gömdüğü gayet bilinen tarihi gerçeklerdir. ve bunların hepsi bir süreç içinde gerçekleşmiş, sadece 1 yıl içinde elde edilmiş başarılar değillerdir. peki bu duruma tesadüf deme cüretsizliği gösterenlere soruyorum, fenerbahçe'nin bu sene yendiği inter, chelsea, sevilla, grubundaki diğer iki takım ve geçmişteki manchester united galibiyetinden başka var mıdır göze görünen başarısı? nerdeyse bir elin parmaklarını geçmeyen galibiyetler bunlar ve geçmişe bakıldığında da çekilmiş bir 0(yazıyla sıfır) puan mevcuttur karnelerinde. bu sene iyi bir tempo yakalayıp yüzyıldır yakalayamadığın bir başarıyı yakalamışsın -ki bakın ben bunlara tesadüf demiyorum- ama hemen ardından havaya girmiş şampiyonlar ligi kupasını alacam diyorsun? insanın ayakları biraz yere basmalı, sırf bu durum bile bu takımın taraftarlarında mevcut olan at gözlüklerinin, görüşlerini ne kadar engellediği hakkında size bir fikir verebilir.
iddia 2: galatasaray fakir bir takım parası yok, allah belasını versin.
galatasaray fakir bir takım değil sadece nakit, sıcak paraya sıkışmış bir takımdır. zira kulübün adına kayıtlı olan gayrımenkuller düşünüldüğünde malvarlığı türkiye'deki birçok kulüpten daha fazladır. galatasaray'da oynayan her futbolcu bilir ki kimsenin galatasaray'da parası kalmamıştır.
iddia 3: devlet galatasaray'a stad yaptırıyor.
devlet ve galatasaray anlaşmışsa ortada bir dolap dönmüyorsa, size giren çıkan ne afedersiniz? sizin stada ihtiyacınız vardı da yapmadı mı?
iddia 4: galatasaray fakfukfon'dan yardım aldı.
galatasaray o yardımı türkiye'yi tanıtma fonundan alacaktı ki para kalmadığı için ödeme fakfukfon'dan yapılmıştır. ayrıca türkiye'nin tanıtımına bu kadar katkı yapmış, türkiye'nin milyon dolarlar verip yapamayacağı reklamı galatasaray yapmışsa zor günler geçirdiği bir dönemde tanıtım fonundan para alması kadar normal bir şey var mıdır? ve yine söylüyorum size giren çıkan ne? yapılan her şeyin bir karşılığı ve bir nedeni olduktan sonra insanları bu kadar rahatsız etmesinin nedeni ne?
iddia 5: galatasaray'ın arması çalıntı.
hani diyorum ya söz konusu takımın taraftarları at gözlükleriyle yaşıyor diye, bakın size destekleyen bir iddia daha. ulan esinlenme her yerde, sanatta bile var. ayrıca bu iddiayı ortaya attığına göre o zamanları yaşadın, gittin danimarka'daki kolej yetkilileri ile konuştun, sonra da ali sami yen seni onayladı heralde, evet ordan aldık diye. dünyanın her tarafında birbirinden habersiz benzer eserler yaratan milyonlarca sanatçı var, o zaman hepsi hırsız, sahtekar beş para etmez, taocu dombilinin teki. hani bok atacağız da nerden atsak diye şaşırıyor bazı kesimler, tarihlerine laf atamıyoruz bari laf atacak yeni şeyler keşfedelim diyorlar. yakında bunlar galatasaray pazardan alınmış orijinal olmayan formalarla çıktı maça diye bir iddia da atarlar. her türlüsünü beklemek lazım, zira dünyanın en rahat konuşan adamı boş konuşan adamdır. zira bilgiye gerek yok, işkembeden sallamak kolay.
bu yazının altına yine böyle arması çalıntı, forması ipek değil naylon, galatasaray fakir gibi bakınızlar ya da entryler girilecekse hiç zahmet edilmesin. at gözlüklerinizi bir yana atıp, şapkalarınızı önüne koyup bir düşünün ben ne söylüyorum, kime bok atıyorum diye. hadi bakim şimdi.
forvetten çok işini iyi bilen bir doktor transferine ihtiyacı olan klub.appiah ın yanlış teşhis sonucu sezonu kapatmasından sonra bu sefer sevilla maçı sonrası sadece bir ay sahalardan uzak kalacağı belirtilen roberto carlos a da yanlış ilaç vererek sakatlığını 3 ay daha uzatmayı başarmışlardır.deniz barış mı o yaşıyor mu ondan haberim yok..
Chelsea maçında kendisini desteklemeyen galatasaraylıları vatan haini olarak nitelemiş,ama uzun zaman önce oynanmis bir sampiyonlar ligi macinda Roma taraftarlari ve italyan polisinin deyim yerindeyse oradaki bütün türkleri linç etmeye kalkmış polisleri ve romali futbolcuları büyük bir sevgiyle bağrına basmış,korumuş,kollamış,güzide klubümüz... http://img153.imageshack....3/normaltaraftar241qa.jpg
minik takimi minikler liginde acik ara lider olan kulup.
soz konusu minik takiminda resmi maclarda Furkan, Gökhan, Hüseyin ve Murat'ta hic oynamamistir ustelik.
ayrica mevzu bahis minik takimi "Volkswagen Juniors Masters" adli sembolik bir turnuvayi da galatasaray'i beykan'in goluyle 1-0, besiktas'i da 0-0 biten macta penaltilarda kalecisinin 2 penalti kurtarmasi sonucu 5-3 yenerek kazanmistir ki bu bile bazilarinin icine dert olmaktadir.
--spoiler--
"ismi geçen sporcular minikler liginde oynamadıkları için bizim açımızdan sorun yok. Bu durum Fenerbahçe'yi ve özel turnuvada karşılaştığı rakiplerini ilgilendirir."
--spoiler--
derdi fenerbahce olan miniklerimizin aglamadan once buyuklerine bir sormalari gerekmektedir, neden itiraz etmediklerine dair..
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı vesilesi ile düzenlenen volkswagen juniors masters futbol turnuvasında midesi kaldırıp ta 4 tane yaşı büyük çocuğu oynatan kulüp.
furkan taşdemir,gökhan göz,hüseyin rüzgar ve murat rüzgar'ın yaşları büyük olduğu için istanbul minikler liginde oynayamadıkları, bu turnuvada da beşiktaş ve galatasaray'ın durumu tespit ederek itirazda bulundukları,fenerbahçe'nin buna rağmen oynatmakta ısrarcı olduğu,sponsor firmanın da ricaları ile maçların oynandığı öğrenildi. fenerbahçe bunlara rağmen midesi kaldırıp kupayı kazandı,yine midesi kaldırıp türkiye'yi avustralya'da temsil edecek. bir tanım daha vereyim, sabi sübyanın hakkını yemekte beis görmeyen, şikeyi sabi sübyan seviyesine indiren kulüp,yine de spor ahlakı ve centilmenlik şampiyonluğunu kimselere bırakmayan kulüp.
Bugün tarihli Fanatik Gazetesi'nde ve bazı diğer gazetelerde "Skandal" başlığıyla yer alan ve şartnamesinde 12-13 yaş grubundaki oyuncuların oynayabileceğinin yazılı olduğu halde "Minikler Turnuvası" olarak duyurulan "Volkswagen Junior European Masters Turnuvası" Türkiye elemelerinde Şampiyon olan takımımızda yaşı büyük oyuncu oynatıldığı iddialarını içeren haber, baştan aşağı yanlı yanlış bilgilerle kaleme alınmıştır. Çünkü yayınlanan bu haber bir gazetecinin araştırma haberinden çok turnuvada yenilgi yaşayan bir takımın feryadından öteye gidememektedir. Oyuncularımız, turnuvanın şartnamesine uygun şekilde ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne yakınlığıyla bilinen adı geçen takımın kongre üyesi TFF istanbul il temsilcisi Yemen Ekşioğlu'nun da onayladığı lisansların turnuva yetkililerine ibraz edilmesiyle bu turnuvada oynamış ve hem Galatasaray, hem Beşiktaş takımlarını yenerek bileklerinin hakkıyla şampiyonluğa ve bu kategoride Türkiye'yi Avrupa'da temsil etme hakkı kazanmışlardır.
Gazetedeki iddialara gelince; bunlar yenilgiyi kabullenememekten kaynaklandığını düşündüğümüz, tabiri caizse 'öküz altında buzağı' aramaya yönelik asılsız görüşlerdir.
Volkswagen'in düzenlediği bu organizasyonda bize gelen turnuva şartnamesinde kulübümüzde lisanslı 1995-1996 doğumlu oyuncuların oynayabileceği bildirilmiş ve TFF'nin bize verdiği lisanslarda 1995 doğumlu olarak gözüken oyuncularımız bu turnuvada oynamıştır (Bu lisanslarda, haberde adı geçen Yemen Ekşioğlu'nun da imzası mevcuttur). Sezon başı istanbul Üniversitesi Spor Hekimliği Ana bilim dalından alındığı iddia edilen raporlarda oyuncularımızın büyük olduğu iddia edilmekte, ancak gazetede yayınlanan rapor kupürlerinde de görüleceği üzere 24.04.2008 tarihi açıkça okunmaktadır.
Sonuç itibariyle turnuva şartlarını kabul etmek suretiyle sahaya çıkan takımlardan Fenerbahçe şampiyon olmuş, kupayı kaldırmıştır. Bu kategoride sol el ve sol dirsek grafileri esas alındığından bu çocuklarımızın Betamar görüntüleme ve tanı merkezinden alınan 28.03.2008 tarihli raporları 13 yaş ile uyumlu olarak değerlendirilmiştir.
Spor kamuoyuna duyurulur.
Şenol Çorlu
Fenerbahçe Spor Kulübü
Gençlik Geliştirme Programı Koordinatörü
fenerbahce'ye arastirma yapmadan bok atanlar, once minik takimlarina aglamak yerine futbol oynamayi ogretse futbol adina daha hayirli olacaktir.
her nasılsa daima iftiraya uğradığına, kendilerinden başka herkesin daima haksız ve müfteri olduğuna inanmış, herkesin de buna inanmasını bekleyen, hep aynı tornadan çıkmış,altında kah yönetim kurulu,kah şenol çorlu,kah mahmut uslu imzası bulunan tekzip bildirilerine inanmamızı bekleyen iyimser insanların bağlı bulundukları kulüp.
aynı zamanda atatürk'ün taraftarı olup olmadığı bilinemeyen, öyle olduğu fenerbahçe taraftarları tarafından var sayılan, diğer bir çok şey gibi bir de böyle kuruntuları olan iyimser insanların bağlı bulunduğu kulüp.
şu miniklerin şike olayına filan girmeyeceğim de artık futbol takımlarını desteklerken ilkokul seviyesinden kurtulsak diyorum. ne lan şimdi bu aile babası, galatasarayın kocası beşiktaş şahitleri arta kalan çocukları ilk okulda söylüyoduk biz sizin kocanızız da carttı da curttu da. dünyanın en büyük kulubüyüz deseneiz daha az komik olursunuz.
edit:tamam lan tamam hem dünyanın en iyi takımsınız hem ilkokul seviyesindeniz. ancak eksilersiniz adam gibi savunsanıza takımınızı.
ittihat ve terakkidir. bağımsızlık mücadelesi ve istibdada karşı başkaldırıdır. ideolojik gelişime ve propagandaya perdedir. kuruluş renkleri sarı beyazdır. kuruluş tüzüğünün ilk maddesi vatan savunması için yurt gençlerini hazır tutmak ve silah altına alınmalarını sağlamaktır. anadolu'ya silah kaçırmak, bu yolda şehitler vermektir.
şampiyonlar liginde çeyrek final maçında kıytırık bir avrupa takımına elenmiş takım.
öyle ki kıytırık olduğunu kanıtlamak için hakkında bir kaç istatistiki veri.
bu veriler fenerbahçe maçına kadar olan verilerdir:
-Chelsea eylül ayındaki Man Utd maçından bu yana oynadığı 22 Premier Lig maçında sadece 1 kez yenildi.
-Eylül - Mart arasındaki bu süreçte tek yenilgisini 16 Aralıkta deplasmanda Arsenal karşısında 1-0 ile alan Chelsea de -dizinden ameliyat olan- Drogba o maçta forma giymedi. Sakat olan Ricardo Carvalho nun yokluğunda maçın 38 inci dakikasında John Terryde sakatlandı ve yerine Ben Haim girdi.
-Chelsea bu sezon Şampiyonlar Ligi nde oynadığı 8 maçta hiç yenilmedi ve sadece 2 gol yedi. (CL'de en az gol yiyen takım). Mavi-Beyazlılar son 6 Şampiyonlar Ligi maçında ise 9 gol atıp hiç gol yemedi.
-Chelsea ingiltere Premier Liginde evi Stamford Bridge de oynadığı son 77 maçta tek bir yenilgi bile almadı ve rekor kırdı. (2007-08 14 maç, 2006-07 19 maç, 2005-06 19 maç, 2004-05 19 maç, 2003-04 6 maç)
-Chelsea kendi evinde oynadığı son 120 resmi maçta (Lig+Kupa+Avrupa) sadece 1 yenilgi aldı. (22 Şubat 2006, Chelsea 1 -Barcelona 2 ) Londra takımı o maçın 36 ıncı dakikasında Del Horno nun atılmasıyla 10 kişi kalmıştı.
-Evinde rekorlar kırarak büyük başarılar elde eden Chelsea ayrıca bu sezon Premier Lig de deplasmanda en çok maç kazanan ve puan alan takım.
-Chelsea, Avrupa Kupalarında son 5 yılda oynanan tüm maçlar baz alınarak (UEFA kupası dahil) yapılan sıralamaya göre 209 takım arasında şu an 2 nci sırada. 1inci sırada Milan var. (Neden Milan? Son 5 yılda CL'de 3 kez final, 1 yarı final oynadı) Yani Chelsea çeyrek finale kalan son 8 takım içinde kuraya 1 numaralı seribaşı olarak girdi. Merak edenler için: Liverpool 3üncü , Barcelona 4üncü, Arsenal 5inci, Man Utd 8inci, Roma 16ıncı, Schalke 21inci, Fenerbahçe 46ıncı sırada.
-Şampiyonlar Liginde son 4 sezonda 3 kez yarı final oynadı.
gerçektende çok kıytırık bir takım. şampiyonlar ligini alırlarsa bile inanmayın, şans diyiip geçin.
ayrıca sevilla nın dason iki senenin uefa şampiyonu olması onların iyi bir ekip olduğunu göstermez.