8 yıldır kim paso sıfır çekmiş yahu? cahilce bir takımı küçük düşürmeye çalışmayın. kaç senedir avrupada en sona hep fenerbahçe kalmıyor mu? gidip tromsöye, ona buna yenilip; uefa da afedersin s.ktriboktan gruptan çıkma şansını zora sokup artistlik yapmak ne ezik bir davranıştır.
biri inter totoda elenir, öteki mahalle takımına elenir, bir diğeri 8 tane yer; gelir fenerbahçeye çemkirir. denilecek tek söz var aslında: "ayıbınla otur".
koyu bir galatasaraylı olarak içten bir şekilde tebrik ettiğim fenerbahçedir o takım. bravo demek isterim, darsını tüm takımlarımız için dilerim. ancak gerek yok polemiklere, avunmayalım polemiklerle. az laf çok iş parolasını güdelim. kupa getirelim 2 tane en parlağından.
şampiyonlar liginde son 16'ya kalmış takımım. bunu galatasaray'dan sonra ikinci kez başaran türk takımı.
fenerbahçe potansiyelini yıllardır belli ediyordu. takıma getirilen büyük çapta yıldızlar, ekonomik gücün artışı, hedefleri belli bir noktaya çekmişti. fenerbahçe'deki eksik kendi gücünü bilmemesi ve vizyonunun küçük olmasıydı. nihayet bu sene yapılan roberto carlos transferi ve zico'nun birbirlerine alışmış oyunculardan kurduğu oyun sistemi ve disiplini ile fenerbahçe hedeflerinin ilk bölümünü gerçekleştirdi. 4.torbadan girdiği grupta 11 puan topladı ve son 16'ya kaldı. bu başarıyı sonuna kadar hakettiler.
bu sene daha ilerisi için konuşmak biraz hayalcilik olur baştan söyleyelim. fakat fenerbahçe gidebildiği kadar gidecektir. başarısızlık durumunda kesinlikle ağır eleştirilmemelidir çünkü fenerbahçe daha yolun başındadır. nasıl galatasaray 4 sene şampiyonluktan sonra oturmuş olan kadrosu ve yapısıyla uefa kupası ve ardından şampiyonlar ligi'nde başarıyı yakaladıysa fenerbahçe için de aynı şey geçerlidir. önümüzdeki 2-3 sene fenerbahçe bu seneden daha ilerilere gidecektir.
fenerbahçe türkiye ligini 4 senedir domine etti. 2005-2006 sezonu son maçta bir talihsizlik yaşadı o kadar. nihayet bu sene avrupa'da da iyiyiz. kim ne derse desin fenerbahçe türk futbolunun son yıllardaki en büyük ümididir ve hak ettiği yerlere gelecektir.
milliyette gördüğüm bir habere göre;ispanyolların şampiyonlar liginde rakip olarak istedikleri takım.niye istediklerini ben de anlamadım, herhalde elenirlerse fenerbahçe gibi güçlü bir takıma elenmek istediklerinden olsa gerek.
tarihi muthiş kariyerlere sahne olmuş,avrupa'da ilk 0 çeken,yayla kupasında final oynayan,ellerinde avrupa ile ilgili bir başarısı olmadıgı halde Galatasaray gibi bir takımla ugraşan,Kurtuluş Savaşını bir futbol maçına tercih eden oyuncuları bulunan spor kulubudur...
hayata sadece köpeklerin siyah beyaz gözlüklerle baktığını bilmeyenler tarafından renklerine çamur atılan kulüp, tamam canın sıkılmış olabilir, için daralmış olabilir, hepimize oluyor, şu fenere bi sallayayım de keyfim yerine gelsin diye de düşünmüş olabilirsin, onu da anlarım bir yere kadar, sadece sarı renge laf atsan ona da bişey demem, anlayışla karşılayabilirm ama sarı-lacivert be kardeşim, nasıl erkek rengi olmuyormuş şu sarıyla lacivert kardeşler onu bir türlü anlayamıyorum işte...
bir gelişmişlik ölçütü haline gelmiş kulübümüz. karşılıksız sevda ne demekse odur. hem dilimizde hem de gönlümüzdedir. bağımlılıktır, kültürdür. görselliktir, ilkeliliktir. önceliktir, değerdir.
Kupalara, şampiyonluklara anlam veren takımımızdır. Bu saatten sonra da başarısız olduğu hakkında yorumlar yapılması yersizdir. Zira şu anda şampiyonlar ligi'nde cl gruplarında en çok puan alan Türk takımıdır. Gruptan cıkmak için mücadele edilirken atılan 267 golün içinde bu takımımızın attığı 2 golü (biri ikinci biri sekizinci olmak üzere) ilk 10'da yer almıştır. Bunun yanında kötü başladığı 2007-08 sezonunda ilk devreyi genel klasmanda TFF'ye göre ikinci ; FIFA'ya göre birinci bitirmiştir. Taraftarıyla, yönetimiyle, futbolcularıyla ve teknik heyetiyle bir bütün halindedir. Artık başarısıyla en çok tanınan Türk takımı olduğu da bir gerçektir. Geçmişe saygı duymakla beraber bugünü yaşadığımızı hatırlatmakta fayda vardır.