konu fenerbahçe olunca, türkiye'de onu seven sevmeyen herkes filozof, herkes bilirkişi, herkes birer alimdir. hakkında en çok ahkam kesilen, yorum yapılan camia.
şampiyonlar ligi ilk maçını şükrü saraçoğlu'da inter ekibine karşı oynayacak takım.
rakip italyan şampiyonu. takımın kadrosunda francesco toldo,ibrahimoviç, materazzi ve daha bir sürü tanıdık isim barındıran her italyan gibi taş gibi savunma yapan, bunun yanı sıra hücum yönünü de iyi beceren bir takım. geçen sezon romanın 11 maçlık galibiyet serisi rekorunu kırmışlardı. udinise ile 26 ağustosta berabere kalmalı onların inter olduğu gerçeğini değiştirmiyor. ve belki de bizim için en önemlisi ilk ve son maçları yapacak olmamız. çünkü onların bizim hakkımızda bildikleri 2 şey var, roberto carlos ve zico. zicoyu da futbolcu olarak biliyorlar. dolayısıyla olası bir ilk karşılaşmadan ve bizi tanımamalarından doğacak konsantrasyon azlığı ile fenerbahçe buradan puan yahut puanlar çıkarabilir. son maçın da avantajı olası bir inter'in çıkışının kesinleşmesi durumunda ise formalite maçı niteliğinde oynanması yine bize puan olarak dönebilir.
udinese karşılaşmasına 12 Julio Cesar; 13 Maicon, 2 Cordoba, 25 Samuel , 6 Maxwell; 5 Stankovic, 15 Dacourt, 4 Zanetti; 7 Figo; 8 Ibrahimovic, 9 Cruz isimleriyle çıkmıştır takım. daha sezonun ilk karşılaşmasıdır ama kadronun kalitesi ortadadır.
lakin yukarda saydığım sebeplerden ötürü bizim kazanamamız için mani kalmıyor. yeter ki zico isim değil takım çıkarsın sahaya. taraftar 19'undaki maç için umutlu.. ilerisi için umut beslememeyi öğrendi(m).
beşiktaş kulübü'nün (çok gerekli olmasa da) centilmenlik örneği göstererek resmi sitesinde açıklama yaparak kutladığı ve başarı dilediği kulüp yada kulüplerden biri. *
ama bir de fenerbahçe'nin web sitesindeki haberlere bakıyorum:
Hala "Fenerbahçe Kart kazandırmayı sürdürüyor" başlıklı osuruktan haber en üstlerde..
türkiye'nin en düzgün, en seçkin kulübü olduklarını düşünüyorlar ama ufacık bir kutlamayı bile yazmaya gerek görmüyorlar..
ben bjk yöneticilerinin yerinde olsam web sitesindeki kutlamayı şöyle değiştirirdim:
"uefa'da mücadele edecek gs ve kayseri erciyes spor'a başarılar dileriz. şampiyonlar ligi'nde mücadele edecek fb'nin sıfır çekmesini, ilk turda elenmesini dileriz"
iki sene önce şer ittifakları kurarak ayağını kaydıran temizligçi güruh için herhangi bir mesaja gerek duymayan kulübümüz, her şeyi bir kalemde unutalım yani, onu mu istiyorsunuz ?!
ağzından nefret salyaları akan saftronlar tarafından her gün hunharca saldırıya uğrayan kulüp. gariban anadolu takımlarını yenince kendini dünya kulübü ilan etmez, böyle düşünmek komik bile değil sadece aptallık. taraftarı bu durumda, normal bir galibiyetin sevinciyle ya staddan ayrılır ya da kanal değiştirir, hepsi bu.
2 kupa sonrası sözde futbol tutkunu olup alim moduna girenlerin takımı değil, futbolu yaşam biçimi olarak gören renkli insanların tercihidir. takımını her koşulda seven, her zaman takip edenlerin dünyadaki en büyük tutkusudur.
"bu takıma elenirsek ülkeyi terkederiz" diyerek aşağıladıkları gariban bir norveç takımına yenilmelerine rağmen, kendilerini "avrupa fatihi" falan ilan etmişlikleri yoktur...
fenerbahçe taraftarı olmayanların nedense(!) büyük bir toplumsal cinnet beslediği, türkiye süper liginin en fazla şampiyon olan, en başarılı kulübü. en büyük aşkımız.
"transferi kapattık" söylemleri yüzünden taraftarlarınca hışma uğrayan takım klübü.
takımın yarısını gönder bir roberto carlos al, kaleci, defans, orta saha, forvet, çok yönlü vibratör sanki herif.
yetersiz bir kadroya, kalitesiz futbolculara ve kariyersiz bir teknik direktöre sahip olmasına rağmen avrupa'da başarılı olacaklarına inanan taraftarlara sahip spor kulübü. bu kadar büyük beklentileri olunca en ufak bir başarısızlıkta ortalığı ayağa kaldırıyorlar.
edit: bir kısım fenerliler olayın, köstebek olayı olmadığını, aynı görüntünün fenerbahçe'nin 100. yıl dvd'sinde yer aldığını söylemekte. tuhaf bir kulüp vallahülazim.
ayrıca not: soyunma odalarındaki bu görüntüler gayet normaldir her takımın soyunma odasında bu görüntüler vardır ancak, pascal nouma'ya linç girişiminde bulunan fenerbahçe camiası'nın bu görüntüleri -herhalde +13, +16, +18 gibi emarelerle vermemişlerdir- resmi yayın organıyla dağıtması işi -yaklaşım olarak- iğrenç hale getirmektir.
ulan pascal bu az bile yapmışsın koçum. sana bok atıp da -atan varsa- bu görüntüleri yayanlar senin testislerini yalasınlar koçum.
söz konusu görüntüleri yayan eğer ki bir köstebekse o zaman yıllardır desteklediğim, kimi zaman seviçten kimi zaman da üzüntüden gözümden yaş getiren kulübüm fenerbahçe dergisi'nin haziran sayısında ek olarak verilen 100. yıl dvd'sinde başta kendi taraftarları olmak üzere tüm spor kamuoyunu yemiştir. o zaman çalıştığı * şirketi ile arasında ciddi kopukluklar vardır. ben o götü ilk kez 2 haziran'da gördüm ulan. hem de resmi yayın organı tarafından verilen dvd'de. o zaman ortaya tek bir sonuç çıkıyor.