türk futbol tarihinin en fazla şampiyon olan, en fazla ikinciliği olan, en fazla maç kazanan, en fazla gol atan, en fazla kupa kazanan şampiyonlar ligi gruplarında en fazla puan toplayan türk takımı ünvanını elinde bulunduran kulübü.
selçuk inan'ın kullanıp bir köşeye attığı takımdır. galatasaray ile çoktan anlaşmış, gözleri boyamak için ise fenerbahçe ile pazarlık yapmıştır. yani kullanmış. ehe.
bonservissiz adama, bonservisiyle birlikte alınan adamdan daha çok para verecek bir kulüp değildir. takım içi dengelerini yıllardır muhafaza etmektedir.
ulan bi ağustos gelsin de hezeyan dolu entry'ler silinsin.
yaşına bakınca ne kadar komik bir transfer olduğu anlaşılıyor. bu yaşta bu tipe, bu adama kaç milyon dolar vermişler. kim vermiş tabii ki fenerbahçe. güiza da böyleydi. saka gibi!?
istikrarsız dönemlerini mumla aratan istikrarlı kulüp. son 10 yıla bakın anlayacaksınız develer!
tabi şampiyonluk sayısında öne de geçince bu ağlamalar, çemkirmeler bu sebepten. lan yatın kalkın allah'a dua edin şu iki şampiyonluk kaçtı diye!
(bkz: yatın kalkın fenerbahçe yatın kalkın fenerbahçe)
ilklerin takımı;Dünyada ilkkez 2 dakika şampiyon olan takım,17 kere şampiyon olup 19 kere sevinen takım, Üç büyüklerin içinde Türkiye Kupasını 29 sene alamayan tek takım ve biliyoruz ki Fener son yıllarda Avrupadada pek başarılı değil aksine SüperLig'de çok başarılı bunun sebebide Türk Hakemleridir. Bu arada Fenerbahçe takımı manevi değerlerede hiç saygılı değildir. Alex'e Hazretleri, Takımlarına Cumhuriyet ünvanı takan bu takıma karşı her Beşiktaş maçında Çarşı Grubu Türkiye Cumhuriyeti pankartı açmaktadır.
futbol şubesi'nin de 2010-2011 sezonunda şampiyon olmasıyla birlikte, tepeye oynadığı 5 kulvardan 4ünde mutlu sona ulaşan takımdır. 5. kulvar ise sezon başında en büyük favori gösterildiği erkek basketbol ligi. şimdi sezona kulüp açısından bir bakalım.
erkek voleybol takımı aslında sezona pek istediği gibi giremedi. lig genelinde inişli çıkışlı bir performans gösterildi, avrupa'da hayal kırıklığı yaşandı. ancak takıma çok zamanında bir müdahale yapıldı ve koç değişikliğine gidildi. yeni koç daniel castellani takımı toparladı ve potansiyelinden çok iyi şekilde yararlanmasını bildi. tabii ki kaptan arslan ekşi'nin beklenenden fazla sorumluluk alması da takımın yükselişinde bir etken oldu.
bayan voleybol ise tahminen beklentilerin en yüksek olduğu iki branştan biriydi. sarı melekler kadroyu müthiş derecede güçlendirmişti sezon başında. bütün kupaları toplaması beklenen takım 4 kulvardan 2sinde kupaya uzandı. avrupa şampiyonluğu iddiasının devam edeceği kanısındayım ama dünya şampiyonu apoletinin gelmesi ise kayıplar çerçevesinde unutulmamalıdır. kadroya katılan duygu bal bence çok büyük katkı sağlayacaktır seneye. istikrarın en azından lig şampiyonluğu kapsamında sürdüğü göz önüne alınırsa, başarılı sayılabilecek bir sezon geçirmiştir fenerbahçe acıbadem.
bayan basketbol'da yapılan transferlerle birlikte herkes takımın bütün kupaları toplamasını bekliyordu. sezon ortasında patlak veren ve resmen fenerbahçe'yi sabote eden diana taurasi skandalı takımın moral ve motivasyonunu sıfıra indirmekle kalmayıp, kimyasına da çok büyük bir darbe vurdu. bütün bu olumsuz faktörlerin bir araya geldiği anda bile sorumluluk alan oyuncular her şeye rağmen şampiyonluğa ulaşmayı başardılar. takımın bir sonraki sezon daha iddialı bir konuma gelmemesi için herhangi bir sebep yok.
erkek basketbol ile ilgili sezon bittikten sonra ayrıntılı yazacağım ama eğer sakatlıklar yaşanmasaydı ben en azından bir final four yapabileceğimiz görüşündeydim ama sakatlıklar yüzünden beklenilen hedefe ulaşamadık. yine de şu ana kadar türkiye liginde sergilenen performans ve sakatlıklar gelene kadar avrupada oynanan karakterli oyun bu sezonun olumlu tarafları. neven spahija'nın daha bu takıma verecek çok şeyi var ve henüz yeni başladı.
ve gelelim herkesin en çok ilgilendiği futbol şubesi. sezona rezalet bir giriş, uzun bir adaptasyon süreci, şampiyonlar ligi, avrupa ligi ve türkiye kupasından elenilme, ligde ilk yarıyı liderin 9 puan gerisinde 3. sırada kapatma. en zayıf halka gibi görünen futbol takımının en umulmadık performansı göstermesi, oynadığı 17 maçta da yenilmemesi, sadece bir kez puan kaybetmiş olması gibi birbirinin tam tersi durumlar görüldü.
sezonun ikinci yarısındaki toparlanmanın sadece bu sezona değil, önümüzdeki sezona da çok büyük etkileri olacağı ortada. lig şampiyonluğundan, şampiyonlar liginden, sponsorlardan ve fenerium'dan elde edilen gelirlerle birlikte takımın elde ettiği pozisyon sayesinde gelen özgüven, seçilme şansı ve maddi kaynakların doğru transferlere kullanılması durumunda takımın önümüzdeki 3-4 sezonda kadro istikrarıyla birlikte başarı çıtasını biraz daha yükseğe taşıması taraftarın beklentisi. başkanın dediğine göre transferlerden aykut kocaman sorumlu. transferleri de başka başlıkta yazayım artık, burada yazdıklarım yeter bile artar.
neticede türkiye'nin en büyük spor kulübü olma adına atılan adımlar başarılı olmuştur. istikrar sağlanmış, en azından bu sezonki beklentilerin büyük bir çoğunluğu karşılanmıştır. şimdi sıra sonraki hedeflerde.
ilerleyen günler ne gösterir bilinmez ama, transferde şu ana kadar -önceki senelerin aksine- en centilmen ve en etik politikayı izleyen kulüp. eski fb ne selçuk inan'ı gs'ye bırakırdı, ne ersan'ın fiyatını 9 milyona çıkartmadan aradan çıkardı...
artık şampiyonluk sonrası lay low taktiği midir, aziz başkanın evlilik sonrası rehaveti midir bilemeyeceğim.
fenerbahçeyi sevmememe rağmen inşallah avrupada başarılı olur gibi iyi düşüncelerim var. kadrosu iyi,taraftarı müthiş. türkiye'yi elinden geldiği kadar temsil etmesini bilecektir. canı gönülden inanıyorum buna.
uzun yıllar sonra ilk defa adam akıllı bir transfer politikası izleyen takım, takımım.
evet, devre arasında sövüp saydığımız aykut kocaman çok önemli bir iş başardı bu yıl, başarmayada devam ediyor. yıllardır, transfer dönemlerinde; eto fenerde. ronaldinho imzaladı gibi saçma sapan haberimsiler duymaktan bıkmıştık. emenike (hariç) orhan şam, serdar kesimal, sezer öztürk... evet bu oyuncular bir alex değil, ama türkiye ligini tanıyan, ve her şeyden önemlisi türk oyuncular. bonservis bedelleri ne olursa olsun, fenerbahçede yedek oturabilecek olsalarda, gelecekte bu oyunculardan faydalanabileceğimizi düşünüyorum. aziz yıldırımında geride kalan 12 yılın ardından, fenerbahçenin "sönük" yıldızlara değil, gelecek vaadeden "alternatif" oyunculara ihtiyacı olduğunu anlaması gayet hoş. tabikide önemli oyuncular transfer edilecek, edilmelide. ama lütfen bokunu çıkarmadan. *
akıllı transferlerle yeni sezon kadrosunun derinliğini artıran kulüp. muhtemelen 2 iyi yabancı transferi ile de devamı gelecek.
aferin takımım, böyle akıllı ve dikkatli gitmek lazım.
sadece futboldaki şampiyonluğuyla bir haftadır sözlüğü inim inim inletmiş takımdır. bir de diğer * şampiyonluklarından bahsedilse acaba bu mazlumlar ne hale gelir diye düşünmeden edemiyorum ben.