tanım: çubuklu aşkın tarifi.
şimdi yazdıklarımı iyi okuyun hörgücünü kütürdettiğim hecin develeri!**
(bkz: hecin devesi)
büyüklüğü gerçekten ne aldığı kupalardan ne de başarısızlığının bu denli abartılmasından gelir ya da kendi bünyesinde başarılarının ve başarısızlıklarının bu kadar infial yaratmasından.
ona olan aşkı ancak ona ve o renklerine aşık olanlar anlayabilir. anlatmak, tarif etmek ve üzerine yorum yazmak bazen anlatılmaz hatta bazen de imkansız gibidir.
çünkü adamı öyle bir üzer ki, ona tekrar tekrar misli misli fazla bir sevgiyle, aşkla bağlanmaman mümkün değildir. tam bir karşılıksız aşktır. seni itin götüne sokar, yerlerde süründürür, rezil rüsva eder ama armayı gördüğün an hepsi biter. sike sike bağlanmışsındır ona yine ve yeniden. seni kendine bağladıkça bağlar. şampiyonluk kaçırırsın herkes seninle dalga geçer ama üzerinde o çubuklunun ve çınar yapraklı armanın gururu vardır. gidersin 3 forma daha alırsın. bir şampiyonluk daha kaçırırsın gidersin bu kez hem yeğenlerine hem de kendi oğluna 4 forma daha alırsın. başın önde bile olsa umudun hiç bitmez, içine atar beklersin, yeni sezonda göreceksiniz bu takımı dersin ve bilirsin bir gün gelir bu takım seni yine mutluluğun resmiyle imkansızı yaparken başbaşa son saniyeye kadar heyecan filolarıyla donatır ve gerekeni yapar. bilirsin sezon içerisinde şampiyonluğa giderken en az 3-4 maçı bütün gelgitleriyle birlikte son saniye krizleri içerisinde kazanacaktır. bazen 0-3 ten gelip maçı alır, bazen içeride derbi kazanmadığı devrenin ikincisinde rakiplerin aslan ve panter kesildiği haftada onları deplasmanda yener.
"baba 2 şampiyonluk kaçmasaydı 4. yıldızı takacaktık bu sene" diyen oğlunuza; "olsun oğlum onu da görürüz" dedirtecek kadar güven ve umut verir sana. oğlunuz üzüldüğünde sizin içiniz onunkinden kat be kat kan ağlarken "dünyanın sonu değil, seneye oluruz" dedirtir sana, o umudu ona aşılamaya çalışırken.
avrupa'da 5 yersin, 7 yersin için kan ağlar, kan kusarsın ama canı sağolsun fenerbahçemin dersin, daha çok bağlanırsın ve kızılcık şerbeti niyetine içersin hepsini tek celsede. onu severken ona asla toz kondurmazsın, tıpkı bir annenin evladına toz kondurmadığı gibi onu tüm saflığınla seversin, ne kadar seni kahretse de o senin aşkındır, onun tarifini asla yine kelimelere dökemeyeceğin anlar vardır, asla bitmez ve hep o anlar yaşanır.
teşekkürler sarı lacivert çubuklu takım, biz sana olan sevgimizi lefterlere, canlara, pierre'lere, alex'lere, rıdvan'lara, aykut'lara, niang'lara, oğuz'lara can vererek yaşatıyoruz, şunu bil onlara can veren sensin, bir başkası değil emin ol.
dün ve bugün onlar, yarın başkaları ama senin sevdanı yaşatma sebebimiz o asil sarı-lacivert çubuklu formaları.
şampiyon oldum diye sevinen bir garip takım, bunların şampiyonluğunu kutlayamıyorum. Bunların alayı, takım, klüp, taraftar hepsi birden Alex de Souza'nın yancıları. Ne yaptınız olum siz, adam tek başına şampiyon oldu.
Büyük futbolcu Alex'in şampiyonluğunu canı gönülden kutlarım. (laf aramızda başımıza bela oldu pezevenk, gitmiyo bi türlü. yok mu olum brezilya da ailen anan baban, yetsin artık bu gurbet!)
aziz yıldırımdan nefret edilmesine rağmen büyü bir kulüptür. ne kadar ezik taraftarı olsada bişeyleri hakkıyla kazandığına inanıyorum. ezik taraftara sahip şanlı kulüp diyebiliriz.
bugün bağdat caddesi ve saraçoğlu'nda gelmiş geçmiş en coşkulu şampiyonluk kutlamalarından birisini gerçekleştiren, taraftarı olmaktan gurur duyduğum takımım. geçen sene son dakikada kaçan şampiyonluktan sonra bunu haketmiştik.
dün akşam izmir de sanki kadıköy gibiydi. binlerce kişi cumhuriyet meydanı'nda toplandı, yollar kilitlendi. gerçekten "biz bize yeteriz" dedirtti.
an itibariyle en büyük fener şampiyon fener alkışlayın ulan ibneler tezahüratı yapılmaktadır. avrupa yakasına ses iyi gidiyor olsa gerek
yoksa (bkz: epic fail)
son maç bitip şampiyon olduğumuzda şampiyonluk coşkusu yaşanır. 1-2 saat sonra akıllara "şampiyonlar ligi'ne direkt katılacağımız" gelir. bir sevinç de onun için yaşayıveririz. ancak akıllarda şimdiden şu soru işareti var: acaba şampiyonlar ligi'nde başarılı olabilir miyiz?
başarıdan kasıt artık gruptan çıkmaktan çok çeyrek final, hatta belki yarı final oynayabilmek. yarı finali ben bu sezon da zor görüyorum, ama çeyrek finali daha önce oynadık ve çeyrek final oynayan o kadro şimdiki kadromuzdan daha iyi değildi. ama bunun için bile bazı şartların olgunlaşması gerekiyor. kendi düşüncelerimi maddeler halinde sıralayayım:
- öncelikle transfer kesinlikle yine sportif direktör ve teknik sorumlu aykut kocaman'a bırakılmalı. (zaten yönetim akıllandı. artık bu böyle olacaktır.)
- elden çıkarılacak oyuncular iyi belirlenmeli. yerleri doldurulabilir mi doldurulamaz mı iyi tahlil edilmeli.
- bilica, güiza*, cristian gibi oyuncular elden çıkarılmalı. defanstaki yedek yerlilerden de bekir ya da ilhan eker'le yollar ayrılabilir, ama bu yabancılar kadar önemli değil. kadroda bulunmalarının zararı olmayacaktır.
- avrupa'ya transferi gündemde olan gökhan gönül, andre santos, volkan, semih gibi oyuncular elde tutulmalı. (semih için üzülmüyor da değilim. karar ona bırakılsa daha iyi olur.)
- yobo takımda tutulmalı.
- takımın iskelet kadrosunu oluşturan kaliteli yerli ve yabancıların yanına en az 2 türk, 3 yabancı futbolcu takviye edilmeli.
- mevki olarak bilica'dan boşalacak defans hattına kaliteli bir yabancı defans oyuncusu alınabilir. andre santos'un da savuna yönünün zayıf olduğu göz önüne alınacak olursa bir sol bek transferi bile yapılabilir. ayrıca 1 türk defans oyuncusu da takıma monte edilmeli.
- cristian'dan boşalacak orta sahaya artık özlediğimiz, appiahvari bir yabancı oyuncu gerekiyor. (en önemli, en gerekli transfer bu bence) ayrıca yine kalteli bir türk futbolcu da orta sahaya takviye edilmeli.
-forvet hattında(semih kalırsa) türk transferini gerekli görmüyorum. hatta kiralık gönderilen gökhan ünal'ın durumu da gözden geçirilmeli. iyi bir yedek olabilir. ama güiza'dan doğacak boşluğu, en az niang kalitesinde(ki gönül daha da kalitelisini ister) bir yabancı futbolcuyla doldurmak şart olacaktır.
tanım: 2011-2012 sezonunda, ülkemizi uefa şampiyonlar ligi'nde temsil edecek olan takımdır.
18. şampiyonluğunu yaşamış takımdır. ne kadar sevmesem de, ne kadar trabzonspor'un şampiyon olmasını istesem de tebrik etmek gerekir. ama asıl beklentim avrupa kupalarında bir şeyler yapmalarıdır. ben önceden de fenerbahçe şampiyonlar liginde çeyrek finale kaldığında sevinmiştim seneye de gruplarda yukarılara çıkarsa yine sevinirim.
ama hem galatasaraylı olup, hem de trabzonspor'un istanbuldaki tüm deplasman maçlarına gidince, trabzonspor kazansın istiyor fakat bu bakımdan da iyi olmuştur umarız. direkt gruplarda başlayacaktır.
istatistiklere bakıldığında; lig tarihi boyunca, 50 küsür yılın ve sezonun toplamında; "en çok puan toplamış", "en çok galibiyet almış", "en çok gol atmış", ve sonuçta "en çok şampiyon olmuş" takımdır.
Ligin ikinci yarısında oynadığı 17 maçın 16 sını kazanıp tek beraberlik alarak tarihindeki 18. şampiyonluğunu kazanan takımdır.Aynı zaman 2011 yılında erkek voleybol,kadın voleybol,kadın basketbol ve futbol takımı şampiyon olmuştur.Erkek basketbol takımıda şayet şampiyon olursa 5 dalda 5 şampiyonluk alarak ne denli büyük bir spor kulübü olduğunu tekrar gösterecektir.