2007-2008 sezonuna akıl almaz yanlışlar ile girecek olan futbol takımı. senelerdir yakalanan istikrar sonunda bozulmuş takımın üzerinde bir hayli oynanmıştır. şöyle bir bakacak olursak; tuncay şanlı, rüştü reçber, ümit özat, serkan balcı, mehmet yozgatlı gitmiştir. gelenler ise; wederson da silva, roberto carlos ve colin kazım richards. giden oyuncuların ne kadar önemli olduğu gelecek sezon çok net anlaşılacaktır. gelenler ise; roberto carlos'un geçmişine söyleyecek laf yoktur ama gelirken o aldığı kupaları yanında getirmeyecektir. bu yaştan sonra ne verebilir, muammadır. colin kazım yüze yakın maçta attığı gol sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen bir forvettir! wederson türkiye liginin en iyi duran top kullanan isimlerinden biridir. savunma oyuncusu olmasına rağmen; burada güven veren bir görüntüsü yoktur. ee alex de souza varken ona da çok fazla gerek kalmamıştır. werderson ve carlos'un aynı mevkinin oyuncusu olması ise ayrı bir tartışma konusudur. bu saatten sonra başka kimler alınabilir bilemem fakat an itibariyle karanlık bir gelecek söz konusudur.
resmi sitesinin giriş sayfasında yayınladıkları babalar günü tebrik mesajında, geçtiğimiz sene eşini kaybeden deniz barış'a ve dünyalar tatlısı iki çocuğunun bulunduğu resme yer veren kulüp.
eğer söylenilenler doğruysa yani kerim ve olcan'ı ali bilgin karşılığı antalya ya verip semih'i de hertha berlin'e vermeyi kabul ederlerse rezalet bir transfer politikası yürüttüğünü gösterecek kulüptür. sanki geçen sene muhteşem bir takımdık, bu takımın sadece sol tarafta mı bir problemi vardı da r.carlos transferiyle her şey yerli yerine oturdu. 100. yıl rehavetiyle diğer branşlarda da saçmalamaya başlayan fenerbahçe yönetimini aklıselime davet ediyorum ama akıldan ziyade ihtirasla kulüp yönettiklerini düşündüğüm için susuyorum.
2007-2008 sezonu başlangıcında birazcık şansı varsa rangers, steaua, levski sofya, anderlecht takımlarından biriyle eşleşerek ve sonrasında da yıllardır avrupa'da sergilediği beceriksizlik konusunda biraz iyiye doğru ilerleme varsa bunları elemeyi başararak şampiyonlar ligine adım atacak olan takım. gelişmeleri izlemekte fayda var. rüştü, ümit gibi avrupa arenasında basiretimizin bağlanmasına sebep olan isimlerin gitmesiyle birlikte belki değişiklikler olabilir.
kimilerine göre efsane ama gerçekte efsane kelimesiyle bile uzaktan ya da yakından bir alakası olmayan spor külübünün adıdır.hiyerarşiye göre yönetilen başkanının kendisine rakip olacağı adama her türlü iftirayı atmaktan geri kalmadağı bunu da delillere bağlayan adamın başkanı olna spor külübüdür
şampiyonlar ligi 3. ön elemesindeki muhtemel rakiplerinin bir çoğundan eksiği olmamakla birlikte fazlası olan takımdır. liverpool ve arsenal dışındakileri rahatça eleyebilecek güçtedir ki bu iki takımı da akıllı bir futbolla elememesi için hiçbir sebep yoktur.
başta beşiktaşlılar olmak üzere galatasaraylıların da kendi takım, transfer, yönetim haberlerinden daha çok önem gösterip takip ettikleri camia. neden acaba?
ezeli rekabetin olmazsa olmazlarından, türkiye süper ligine renk katan güzide camia. fenerbahçesiz bir ligin tadı olamazdı. aynı galatasaray ve beşiktaş olmadan rekabetin heyecanı olmayacağı gibi.
varolma sebebim, mutluluklarımın miladı, sol frame'de eleştirmek için olmazsa olmaz başlıklardan. dünyanın en büyük derbisinden biri olan fenerbahçe - galatasaray rekabetinin üstün olan tarafı, üzse de, kırsa da beni bazen yine de aşkım.