şampiyonluk mücadelesi sonucunda kaybettiği için hakkında daha fazla konuşulan takımım.
nihayetinde bursanın en superinden hakettiği bir şampiyonluğu vardır ve onun konuşulması normal şartlar altında daha uygun olur. tabi bu normal şartlar, türkiye liglerinde feneri tutmayan diğer takım taraftarlarına uygulanamaz şartlardır.
dün gece için yazabileceğim çok şey var.
çok baskılı oynasan da can haliyle verince o baskıyı olmuyor işte. bir de evet çok stresli topçular. kaçıran olmamak için kale önünde paslaşıp durdular. öte yandan karşı taraf da kaos içinde ve can haliyle savunma yaptı ama şans işte olmayınca olmuyor.
maçın son iki dakikasında bursa 2-2 denildikten sonra bitiş düdüğü ile nasıl bir sevinç yaşadığımı ise unutamam. zaten tüm fenerlilerin yıkılmasına yaşadığımız hayalkırıklığına sebep olan o anonstur.
şimdi evimde içinden sıvısı akan bir lcd tv, tvye bardak fırlattığım için kızgın bir hanım ve cüzdanım da yeni bir lcd için açılacak boşluk var.
muhteşem bir hayalkırıklığı idi. ve tüm stadtaki fenerlileri anlıyorum. çıkan olayları da anlıyorum. kabul edilir şeyler değil. şu anda bende utanıyorum lcd yi kırdığım için ama o anki yıkım anlatılamaz ve tarif edileemz boyutlarda idi.
bursasporun şampiyonluğuna da sevinmedim desem yalan olur. garip bir heyecanla karşıladım. belki yarışı fener ile değil de başka takımla götürüp alsalardı bende diğer taım taraftarları kadar sevinirdim.
yine de fenerin kaybı değil bursanın zaferi konuşulsa daha iyi olur. tabi ne yazık ki nerede o algı di mi sayın el siki ile gerdek sevicileri.
her neyse güzel bir fenerbhçe maçıydı. şampiyon olamayıp çok üzüldük. yıkıldık dedim ya. önümüzdeki seneye artık.
aziz yıldırım istifa etti ise, bu şampiyonluktan daha güzel bir haber ayrıca.
70-71 sezonunda şampiyon olmadan şampiyonluk turu atan takım. Hadi o tarihlerde cep telefonu, internet vs. teknolojiler yoktu. Peki bugün ne oldu lan!?
büyüklüğü tekrar tekrar ıspatlanmış takımdır. onu rahmetli islam çupi çok güzel anlatmıştır. işte 2 finali kaybettiğimiz halde durum bariz ortadadır. konuşulan bir tek takım var o da biziz.
türkiye'yi artık ikiye bölmüş canımdan öte takımımdır. dün gece bir kez daha anlaşıldı ki; bir tarafta biz diğer tarafta fenerbahçe'nin maç yaptığı, mücadele ettiği, çekiştiği takımı tutan sözde rakipler. fenerbahçe adının karşısında yer alan takım için neredeyse götünü verme noktasına gelenler, sevinçten bir hafta cimbomlu bir hafta beşiktaşlı, bir hafta trabzonlu, bir hafta ankaragüçlü olanlar. ve biz.. kazandığımız her maç sonrası şike diyenler.. ama her ne hikmetse 2 kez şampiyonluğı son maçta kaybeden biz. üzüntülüyüz. kızgınız ama kırgın değiliz sana. aksine yazılanları gördükçe daha da gururlanıyoruz seninle.
fenerbahçe'ye karşı hiçbir dalda başarı sağlayamayan ama dün geceden beri bursasporlu kesinlenlere inat..
haykıracak nefesim kalmasa bile
ellerim uzanır olduğun yere
gözlerim görmese ben bulurum yine
kalbim durmuşsa inan çarpar seninle
--spoiler--
hayatımda bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum ben.
dün gece trabzonla maç bitti taraftarı deli gibi seviniyor konfetiler patlatılmış bir tarafta timsah yürüşü yapanlar birtarafta delicesine vederson u omuzlarında taşıyanlar,
sandım ki güle oynaya vederson'u çaktırmadan kesip gelecek bunlar heralde ama yok adamlar şampiyonuz sanmış ciddi ciddi,yazık lannn, ahhhaaaa....
--spoiler--
tanım: acıların takımı,
55 bin kişiyi aynı anda göt etmek her takımın her babayiğidin harcı değil,
Avrupa liginde ne yaptık? Lille miydi? Kimdir ki onlar? Fransa liginin ilk 4-5 takımı arasına zar zor giren takım. Peki Türkiye liginde en çok şampiyonluğu bulunan 2 takımından biri olan, ligin en zengin takımıyla eşit seviyedeki bir takım mı? Cevaplamak zor değil.
Elendik, peki. Türkiye kupası var dedik. iddialıyız dedik. 26 yıllık hasrete son dedik. Ne oldu? Finale kadar yükseldik vee.. yine elendik.
Eh, Fenerbahçeliyiz. Takımın kötü gününde de yanındayız dedik. Şampiyonuz dedik. Maç Kadıköydeydi. Kaybedemezdik zaten. Oraya gider şampiyonluğu alır gelirdik. Hem Trabzonspor rakibimizdi. Türkiye Kupasını vermiştik. Bu maçı da veremezdik.
Yani futbolcular 4-5 farklı yönden motive edilebilirdi.
Sonuç? 1-1 berabere ve şampiyonluk Bursasporun. Bursaspor'a tebrikler.
Sonuç 2- Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya hiçbir şey katamayan bir adamın hala orada oturuyor olması halısahalarda top oynayan binlerce insanımıza hakarettir. Çünkü en asgari zeka seviyesi bile son maçta çıkaracağı kadroyla şampiyonluğu alırdı. Ki malum adamın görevi de buydu. Ki bütün lige baktığımızda durumumuz iyi de değildi. Aragones te tek forvet oynadı olmadı. Daha tek forveti zorlamanın mantığı nedir be adam? kadronda 3-4 tane güzide forvet oyuncusu dururken tek forvet oynatıp onları da küstürmek sadece ahmaklıktır.
sonuç 3- Yönetimin gerekli hamleleri zamanında yapmaması onu da bu başarısızlıkta sorumlu kılmıştır. Sadece bu mu? Değil. Yanlış transferlere verilen yanlış miktarlar da onların sorumluluğu altındadır. Mehmet Topuz diye bir felaket getirildi ki o parayı bana verseniz şerefsizim daha iyi oynarım.
öneri- gelecek sezonun planlaması acil yapılmalıdır. Teknik direktör ve 6-7 futbolcu gönderilmelidir. Nokta transfer adı altında yapılan fos transferlerin durumu konuşulmalı ve aynı hataya bir daha düşülmemelidir.
dünyanın en iyimser taraftarına sahip takım. öyleki kendilerine duyulan antipatiyi büyüklüklerine bağlayabiliyorlar.
beşiktaş da, galatasaray da en az fenerbahçe kadar büyük takımlar. zaman zaman bu iki kulüp kendi arasında ya da başka takımlarla anlaşmazlığa düşmüştür. bunlar normaldir. elbetteki bir galatasaraylı kendi takımının şampiyon olmadığı sezonda en büyük rakibinin şampiyon olmasını istemeyecektir. bundan daha doğal ne olabilir ki? ama burada ilginç olan durum şu; 18 takımın 17' si antipati duyuyor fenerbahçe' ye ve fenerbahçeliler ''ulan biz nerde hata yapıyoruz da millet bizden nefret ediyor'' demek yerine ''büyüklüğümüzü çekemiyorlar'' deyip kendisini avutmaya çalışıyor. neymiş bu büyüklüğünüz bir anlatın da bilelim o zaman arkadaşlar. yani bunu fenerbahçe' yi küçümsemek için demiyorum. elbette ki galatasray' ın, beşiktaş' ın ezeli rakibi çok büyük bir camiadır. şanlı bir tarihi elbetteki vardır, ama fenerbahçe' yi bu iki büyük kulüpten ayırıp herkesin nefret edeceği kadar büyük(!) yapan şey ne ben onu merak ediyorum. varsa böyle bir şey selçuk yula' nın, ercan saatçi' nin takındığı üslubun benzerini bir kenera bırakın ve kaptanlığınızı yapmış efsane kaleci rüştü reçber gibi efendi adamların üslubuyla anlatın mesela. biz de öğrenelim, g.t olalım, ''lan adamlar bize oranla çok büyükmüş, o yüzden nefret ediyormuşuz, çekemiyormuşuz'' diyelim ve susalım. tabii eğer varsa?
büyük takım vesselam o kadar ki eğer bir kazık varsa ortada atılacak onuda kendi kendisine atar bırakmaz lan kimseye....
aslında bir tarafında patlayan şampiyonluktan sonra volkan efendinin fantastik gösteriler yapan götüyle nasıl kaçtığını göstermemesiyle üzmüştür fekat darısı nice şerefli ikinciliklerine...
galatasaray ile birlikte son yıllarda türkiye futbol tarihinin yüz akı olan kulüptür.
galatasaray ile birlikte çünkü galatasaray futbol takımı son yıllarda son haftalara denk gelen şampiyonluğu çözecek tüm maçlarda hiçbir spekülasyona yer vermeyecek şekilde çıkıp topunu oynamıştır.
fenerbahçe en büyük yüz akıdır çünkü 5 yıl içinde 2 kez son maçta şampiyonluk kaybeden bir kulüp, şike ile teşvik ile alakasının olmadığını cihan-ı aleme göstermiştir. tüm maçları şike ile kazanıp son maçta da şike yapamayacak kadar aptal değildir. aziz yıldırım, şike bik bik diye entry sıçanlar umarım azıcık utanç duyuyorlardır.
az evvel farkettim millete el siki ile gerdeğe girmeyin demişim, ama öte yandan beşiktaş 2-2 gazı ile deli gibi sevinip el siki ile gerdeğe girmişim hem de öyle böyle değil.
son dakikada golünü atsaydı diyelim, balon gibi devam eden iyimser havanın sürmesi yüzünden gelecek sene şampiyonlar liginde hüsran yaşayacak takımdı. dünkü beraberlikle ve kaçan şampiyonlukla kendine gelmesi gereken, biz nerede yanlış yaptık demesi gereken futbol klubüdür. guiza ve daum gibi iki yanlış transfer yapan, semih ve aurelio gibi takımın belkemiği oyuncularını silen ve milyonlarca lirayı çöpe atan bir takımın, taraftarından özür beklememesi gerekir; onun yerine bu hataları tekrarlamamaya çalışarak yönetimden futbolcusuna gelecek sezonda fenerbahçe adına yakışacak işler yapması gerekmektedir.
şöyle ilginç bir olayım var. "always blues" taraftarıyım. geçenlerde bir arkadaşım gelmişti onunla konuşurken şöyle bir laf etmiştim,
"olm her zaman her yerde blues, ingilterede chelsea, italya'da inter, türkiye'de fener milli takımlarda italya".
dün akşamüstü asosta denize girerken aynı arkadaşımla karşılaştık, o konuşmayı hatırlatıp "inter az önce şampiyon oldu" dedi. e sevindim tabi, sonra da "chelsea de şampiyon, inter de; geçen europe 2008i de italya kazanmıştı, bugün de fener alırsa tam dediğin gibi blues olacak lan; efsane bu sene, nabıcan" dedi. hanımın merak ve cevapla birlikte kızgınlıkla dolu bakışları arasında "çocuğumun adını 2010 koyarım" dedim. e tabi telefon ile duymayan kalmamış. maçtan sonra da herkes arayıp hanımı tebrik etti valla koyardı geçmiş olsun diye.
böyle de; aslında evlilik kurtaran, bir çocuğun kızılderili formatında isimlendirilmesinin önüne geçerek iyi bir şey yapmış olan takımım.
edit : Akatreil' in uyarısı ile 2006 dünya kupası italya. olacak. ama konuşma böyleydi öyle de kalsın.
bir zamanlar denizlisporla berabere kalıp şampiyonluğu galatasaraya kaptırmışlardı *, bu sene ise başlarına trabzonspor gibi bir takım geldi ve 2 kupadan etti.
bugün öyle yemeğinde dalga geçecek taraftarını aradığım, bulduğumda üzüntümden dalga geçemediğim. ya insan bir yakınını kaybeden biriyle dalga geçebilir mi? inanın öyle bi duyguydu. başınız sağolsun.