fenerbahçe

entry19737 ↑ galeri4088
    1109.
  1. öncelikle;

    (bkz: fenerbahce/#4004284)

    sonralıkla;

    yazmayı unutmuşum, bu adamlardan birisi sakatlansa ne olacak yahu! klübeye bakıyorum, nerde olduğu belli olmayan tümer dışında bu yukarıda saydığım adamlardan başka fenerbahçe'de futbol oynayabilecek adam yok! rotasyon nerede ağalar?
    1 ...
  2. 1108.
  3. ucunu besini ikisini sorgulamadan sevdigimiz takim.
    2 ...
  4. 1107.
  5. 2008-2009 futbol sezonunda, ülkemizi şampiyonlar liginde temsil edecek ekibimiz.

    bu yumuşak girişten sonra geçelim hem nalına hem mıhına vurma durumlarına;

    öncelikle transfer politikasının çok yanlış olduğunu belirtmek istiyorum. aziz yıldırım'ın veya aragones'in yerinde olsaydım;kezman ve en önemlisi semih varken guiza transferini yapmazdım. bu parayla; yetenekli bir forvet (golcü değil) bulurdum (örn. fatih tekke, milan baroş). ve aurelio'yu ne pahasına olursa olsun takımda tutardım. sol kanatta tuncay'ın gidişi ile oluşan kocaman boşluğu iyi bir isimle kapatırdım (örn. harry kewell)

    buna rağmen aragones kurt hoca; eh ispanyol milli takımındaki oyuncuların da hali ortada. aragones orada elindeki bol ve kaliteli seçenekler arasından dilediği oyuncuyu seçerek, dilediği gibi oynatabilme lüksüne sahipti. hoca da böyle bir takımdan beklendiği üzere bir ön libero ve üç ofansif ortasahadan oluşan, rakip savunmanın göbeğinde baskı oluşturan yerden ve ayağa oynayan, teknik ve hızlı elemanlardan kurulu bir ortasaha kurgusunu tercih ediyordu. ancak fenerbahçe cephesinde durum farklı. fenerbahçe'nin elinde şimdilik ne xavi, iniesta ve silva ayarında üç hücumcu, ne de senna gibi bir defansif ortasaha var.

    fenerbahçe'nin oyun kurgusu ispanyol milli takımından farklı olarak çift ön libero ve hücumda alex'in üzerine kurulmuş gibi görünüyor. ispanya'da;

    ----------------------casillas--------------------------
    --ramos--------puyol----------marchena------capdevilla--
    -----------------------senna----------------------------
    ---------iniesta---------xavi-----------silva-----------
    --------------------------------------------------------
    ---------------------villa------------------------------
    ------------------------------torres-------------------- gibi bir dizilişi tercih eden hoca, fenerbahçe'de şimdiye kadar;

    ----------------------volkan-----------------------------
    --gökhan--------edu----------lugano------roberto carlos--
    --------------maldonado(josico)----emre------------------
    -colin kazım------------------------uğur boral (wederson)
    --------------------------------alex---------------------
    -------------------guiza (semih)------------------------- dizilişini tercih etmiş gibi görünüyor.

    peki bu malzemeden bu yemek olur mu? bir kere en başında kabul etmek gerekir ki aragones, ispanya'daki mantalitesi ile oynatmıyor takımı. aragones'in fenerbahçesi, ispanyol milli takımından daha defansif; gol atmadan önce yememeyi hedefleyen bir takım. bu hocanın tercihidir. saygı duyulması gerekir. takımın kadro yapısını buna uygun bulmuştur. gelin durumu daha derinlemesine anlayabilmek için defans, ortasaha ve hücum kurgusunu tek tek analiz edelim.

    defans;
    4 lü defans anlayışından vazgeçmemiş aragones'in en büyük avantajı bu bölgede gibi duruyor. zira elindeki oyuncular geçen sene birlikte oynamış ve başarılı işlere imza atmış isimler. ayrıca şunu da kabul etmek gerekir ki, bekler gökhan ve roberto carlos hücuma destek sağlamada çok çok başarılılar. ancak bu seneyi geçen seneden farklı yapan bir durum var. marco aurelio'nun yokluğu. fenerbahçe defansı geçen sene bir özgüven ile oynuyorlardı. hata yapsalar dahi aurelio gerekli müdahaleleri yapar, her zaman olması gereken yerde olur ve oyunu açabilirdi. şimdi fenerbahçe defansı hata yapmasının kötü neticeler verebileceği baskısıyla oynuyor. hücuma top aktarmakda bu baskı neticesinde sıkıntılar yaşıyor ve risk almıyorlar. bununla birlikte baskı neticesinde hatalı pas istatistikleri de yükselmiş durumda.

    ortasaha;
    defansif ortasahalardan başlayalım. öncelikle bu takımda emre'nin yeri garanti. fenerbahçe'nin yeni oyun kurucusu emre olacak. peki, emre bu işi yapar mı? oyun mantalitesi ve teknik kapasitesi türk oyuncuların üzerinde olan emre bu iş için biçilmiş kaftandır. ancak, yanında aurelio benzeri bir oyuncu olması kaydıyla. çünkü kimse kimseyi kandırmasın emre oyunu iki yönü ile oynayabilen, çevik, defansif anlamda etkili bir oyuncu değil (tıpkı galatasaraylı ayhan gibi). yalnız kalırsa mutlaka ama mutlaka aksıyacaktır. peki emre'nin yanındaki olası iki isimden (maldonado ve josico) hangisi bu işi yapacak? burada soru işaretimizi açıkta bırakıyoruz ve devam ediyoruz.
    kanatlarda görev alan colin kazım ve uğur boral fenerbahçe'nin yükünü taşıyabilecek kapasitede futbolcular değiller. gerçi aragones kanat organizasyonlarını pek tercih eden bir teknik adam değil ama, bu iki isim ceza yayı önünde de etkili olamıyorlar. belki türk takımlarına karşı bu eksiklik hissedilmeyecektir ama, kanatlardan etkili gelen rakipler için bu fenerbahçe'nin büyük bir zaafıdır. uğur'un sevilla maçları dışında iyi oynadığı maç sayısı çok az. wederson iyileşince bu kanadı kapatıcağını düşünüyorum. colin kazım ise gereksizce pompalanmış özgüveni ile gereksiz hareketler yapıyor. ronaldo'nun manchester'deki ilk zamanlarına benziyor bu çocuk. oyun içinde egosunu doğru kanalize edebilirse çok tehlikeli olacak.
    gelelim alex'e alex'in varlığı fenerbahçe için hem iyi, hem kötü. iyi çünkü alex şu anda türkiye'nin en başarılı ve en etkili futbolcusu. kötü çünkü alex klasik bir on numara ve dolayısı ile fenerbahçe alex ile ne modern futbol oynayabiliyor ne de oyun kurabiliyor. alex oynadığı konum itibarı ile fenerbahçe'de ne ortasaha ne forvet. menejerlik oyunlarındaki CF pozisyonuna benzer şekilde oynuyor. dolayısı ile hücumda tek başına kalan arkadaşına gerektiği kadar yardımcı olamazken, geriden de oyun kurabilmek için olması gereken yerden çok ileride oynuyor. bu fenerbahçe'nin büyük ve modern futbol oynayan rakipleri karşısında önemli bir handikap. bunun yanında alex'in varlığı takımı tek forvet oynamaya zorluyor ve bu durum da hücum hattının güçsüz görünmesine sebep oluyor.

    forvet;
    fenerbahçe yine tıpkı geçen senelerdeki gibi tek forvetli oyun anlayışını tercih etmiş görünüyor. ancak elindeki mevcut oyuncu yapısı hiçbir zaman buna müsait olmadı. ne kezman, ne semih, ne de guiza tek forvet oynayabilecek niteliklerde futbolcular değiller. evet tek tek incelediğinizde hepsi çok büyük, çok önemli golcüler ama unutmayın neticede hepsi golcüler. bu adamlara ihtiyaçları olan kanat organizasyonlarını, hücum varyasyonlarını hazırlayamıyorsanız tek başlarına netice beklemek hayalcilik olur. hiçbirisinde birebirde etkili olmak, top saklamak, ileride rakibi oyalamak gibi özellikler yok. bitiriciliği yüksek son vuruş ustası bunlar. dolayısı ile fenerbahçe forvet hattındaki görüntü geçen sene ile aynı olacak gibi bir izlenim verdi bana sezon başlangıcı itibarı ile. yanlarında bir fatih tekke, bir milan baroş olsaydı belki ama bu görüntü ile hücum hattının başarılı olması zor.

    son olarak bu takımdan bu yemek olur mu?
    aragones'in fenerbahçe'sinin zico'nun fenerbahçe'sinden fazlaca bir farkı yok. hatta aurelio'nun yokluğu neticesinde fenerbahçe'nin oldukça güç kaybettiğini söyleyebiliriz. ancak futbol genellikle ön görülere sığmaz. umalım ki fenerbahçe aynı geçen sene olduğu gibi avrupa'da başarılarına devam etsin ve bayrağımızı gururla dalgalandırsın.
    11 ...
  6. 1106.
  7. bir senede 1134 kupa alarak bu alanda guiness rekorlar kitabına girmiş takımdır.
    2 ...
  8. 1105.
  9. herkes akıllı bir tek bu takımın teknik direktoru salak gibi dusunulen klubum. ya arkadasım o kadar aklınız varsa siz teknik direktor olsaydınız parası da iyi. herkes konusuyor hakkında. bir durun bekleyin heyecanlanmayın. daha dorduncu haftadan biletler kesildi giden gitti yenisi geldi. bir dusunelim neden aragones dede klube de de biz televizyonun arkadasındayız diye ona gore yorum yapalım.
    1 ...
  10. 1104.
  11. hiçbir teknik direktörün şampiyon yapamadığı takım.
    şöyle izah edeyim: eğer fenerbahçe şampiyon oluyorsa, bu teknik direktörden bağımsız bir durumdur, kadrosu o kadar iyidir ki şampiyon olması başarı değil, olamaması başarısızlıktır. teknik direktör yerine 5 yaşında çocuk bile koysanız o takım zaten şampiyon olur. yani takımı şampiyon yapan teknik direktör değil, kadrodur.
    yanlız fenerbahçe şampiyon olamıyorsa, suç tamamen teknik direktöründür. kadro öyle iyidir ki, şampiyon olamamak büyük başarısızlıktır. teknik direktör kovulur, ayıp olmasın diye parada anlaşılamadığı iddia edilir.
    bu durum, fenerbahçe için her sezon geçerlidir.
    4 ...
  12. 1103.
  13. 1102.
  14. hakkında yapılabilecek her türlü eleştirinin (farklı mağlubiyetler, başarısızlıklar, kötü yönetim politikaları vs) aynılarının beşiktaş ve galatasaray için farklı örneklerle sıralanabileceği takımdır.

    ve tabii ki aynı şekilde, hakkında yapılabilecek her türlü övgünün (başarılar, zaferler, iyi yönetim politikaları vs) aynılarının beşiktaş ve galatasaray için farklı örneklerle sıralanabileceği takımdır da..

    eğer insanların kendileri seçmedikleri, sırf o ortamda doğdukları için benimsedikleri hayat görüşlerini bu derece ateşli savunmalarına (din, milliyetçilik) şaşırıyorsanız, size şu futbol taraftarlığına bakmanızı söylerim. kendilerinden zerre farkı olmayan başka kulübü eleştiren (ama aynı eleştirilerin kendi kulübü için de geçerli olduğunu görmezden gelerek) ve kendi kulübünü de sadece öven (ama aynı övgülerin diğer kulüpler için de geçerli olduğunu görmezden gelerek) ve bi de bunu cidden inanarak yapan insanlar.

    dışardan bakan biri aranızda hiç bi fark göremediği zaman "neye tartışıyor ki bunlar, aynılar işte" dese bile bi halt değişmez. aynen devam edecekler biz sizi yendik, biz size koyduk falan diye tartışmaya.

    herkesin birbirine koymuş olduğu örnekler gırla olduğu halde..
    6 ...
  15. 1101.
  16. başarılı olsa da olmasa da en çok konuşulan ve en çok taraftara sahip olan, türkiye'nin en zengin ve istikrarlı kulübü.
    5 ...
  17. 1100.
  18. colin kazım'ın yere attığı formanın üzerinde amblemi olan kulüp.
    4 ...
  19. 1099.
  20. nedendir bilinmez turkcell süper ligi'ndeki 18 takımdan 17 sinin mütemadiyen bok atma uğraşı içinde olduğu takımdır. nedendir bilinir aslında da biz söylemeyelim burda sonra bakarsın beraber gece yarısı bildirisi hazırlarlar filan. ya da ne bileyim beraber sözlüğe pankartla filan çıkarlar kendi ellerine bakmadan.

    sonra efendime söyleyeyim bir spor kulübü olmasına rağmen sürekli sporun dışında mağlup edilmeye çalışılan takımdır. zira katıldığı 9 branşın 8 inde şampiyon olandır fenerbahçe.*ancak vay efendim biz osurduk bilmem kaç desibel çıktı, biz sıçtık şu kadar kilo çekti filan diye büyük bozguna uğratılan bir takımdır. transferleri sidik yarışına dönüştürme gayretlisi rakibide tonlarcadır. ortada hiçbir şey yokken bizim abdul sizin 8 mahmut eder diye demeçler verirler.

    sonra bir de şu var ki dillere destan. kendileri tiriviri fc'den 3 gol yerler fekat fenerbahçe her sene avrupa kupasınca ciddi hedeflerle katılan, kupayıda almışlığı bulunan bir takımdan 3 yiyince kendilerinde taşak geçme hakkı da bulurlar bu takımın rakipleri.

    böyle işte...

    bakalım bu rakip takımların kaç taraftarı var sözlükte. pamuk eller butona.
    6 ...
  21. 1098.
  22. - final oynamak için yola çıktıkları şampiyonlar ligi seruveninde grupta sıfır çeken türk takımı.
    - kendi stadlarında başkanlarına kufur eden bir kulube sahip futbol takımı.
    - en büyük taraftar grubu olarak gordukleri gfb'nin kendi başkanlarına çeşitli besteler yapan spor kulubu.
    - kalecilerini arabasının içinde döven, mateja kezman'ın arabasını durdurup "are you a big player, haa?" diye fırça atan, alex de souza'nın aracına kola kutusu atanların takımı.
    - taraftarına rahatlıkla "senin ağzını yuzunu s....." diyebilen bir kaleciye sahip olan spor kulubu.
    - fenerbahçeli taraftarları döven fatih akyel'i, kendilerine "g.t oglanları" diye iltifat eden tümer metin'i, galatasaray forması altındayken kadıkoy'de attığı golden sonra tribunlere hareket çekip bir başka maçta da kufur eden emre belozoglu'nu bagırlarına basacak kadar onurlu(!) ve buyuk yurege(!) sahip taraftara sahip spor kulubu.
    - avrupa'daki tarihi hezimetlerini unutup bugunde yaşadıklarını söyleyen fakat hala 6-0'lık maçı ağızlarından düşürmeyecek kadar ikiyüzlü taraftara sahip kuluptur.
    - stadında koskoca bayrağı ters açarak, kendilerini stadın uzerınde gezen kargalara bile güldüren tribunlere sahip olan spor kulubu.
    - tribunlerinde ariel ortega için güzel pankartlar açan taraftar gruplarına sahip futbol takımı.
    - muzesınde olmayan kupaları, yaşamadıkları başarılara b.k atabilecek kadar aciz fanatiklere sahip spor kulubu.
    - ezili rakipleri galatasaray'ın fakir olduğunu sanan, galatasaray'ın mal varlıklarının kendi kuluplerini olduğu gibi satın alabileceğini bilmeyen cahil taraftara sahip spor kulubu.
    - taraftarlarındakı tartışmasız en büyük özellik; tarih sayfalarından çıkardıklar galatasaray galibiyetleri ile övünmeleridir. içlerindeki galatasaray kompleksine en güzel örnektir bu hareketler...

    daha uzar gider bu...
    6 ...
  23. 1097.
  24. porto ekibinin öperek kurbağaya çevirdiği taraftarlarının söylediğine göre avrupanın prensi olan takım. haftasonu gençlerbirliği maçı var. gençlerbirliği'nin öpmesinden korkuyoruz. her an sürüngene dönüşebilir.
    1 ...
  25. 1096.
  26. --- sampiyonlar ligi kura cekimlerine 3. torbadan katılan tek turk takımı.--- denmiş. evet fenerbahçe kendi tarihinde ilk kez seribaşı olarak katılmaktadır.

    --spoiler--
    Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde en çok mücadele eden takımlardan birisi olarak göze çarpıyor. Sarı-kırmızılılar, formatı 1993 yılında değişip, Şampiyonlar ligi adını alan turnuvaya 10 kez katılma başarısı gösteren Galatasaray, 8 kez kura çekimlerinde seri başı oldu. Galatasaray eski adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası'na da 9 defa katıldı.
    --spoiler--
    4 ...
  27. 1095.
  28. galatasaray'ın küçük kardeşi. ama bayramlarda el öpmeye gelmiyor nedense.*
    3 ...
  29. 1094.
  30. taraftarlarından çok, rakip taraftarlarının hakkında yorum yapmak adına götlerini başlarını param parça ettiği takım.
    acaba neden? diye sorası geliyor insanın buna istinaden.

    neden bir fb taraftarı gidip galatasaray'ın milan baroş'a * verdiği para hakkında sabahlara kadar yorum yapmaz da, arkadaşın birisi fb ile alakası olmamasına rağmen guiza'ya verilen paranın hesabını gelip fenerbahçe adına yapar?
    senin cebinden mi çıktı? takım satıldı da ortaklarından mısın?

    neden fenerbahçe taraftarı porto'daki yenilginin faturasını birilerine kesme hakkı oldugu halde bu işi alakasız gudikler yapma eğilimindedir sürekli?

    neden işine geldiğinde beşiktaş, trabzonspor ve bilimum potansiyeli olan her takım kardeşiniz olur da sonradan kanlı bıçaklı olursunuz? vefanız buraya kadar mı? tek başınıza gücünüz mü yetmiyor? adamını topla gel oğlummmm misali... süper!

    neden derbi maçları öncesi rakip takımın yöneticileri ile yemek yer bu adamlar? acaba günler çuvala mı girdi? yoksa bunu yapıp da hiçbir şey olmamış gibi davrananlar onun ve bunun ortak yapımı çocuklardan mı? ya da herkes saf siz mi akıllısınız?

    neden 100 senedir bi stad yapamadınız da yapılmış olanlara bok atarsınız? paranız yoksa söyleyin size de yapalım...

    bir de neden hep geçmişten konuşuyorsunuz? gün bugündür, gelin bugünü konusalım...

    cevaplar belli aslında...
    ezik, fos, hava civa, yıldızlar takımıymış peehh diyenlerin unutmaması gereken bir söz vardır.
    "kimileri modayı takip eder, kimileri moda yaratır... bizi izlemeye devam edin koçlarım"
    11 ...
  31. 1093.
  32. bünyesinde maldonado'yu bulunduran kulüp. bi de üzerine para veriyorlar sanırım. transfer olduğu dönem havalimanına karşılamaya bile gitmişler. sebep?
    2 ...
  33. 1092.
  34. sigma olomouc'tan 7 yedikten 3 gün sonra ali sami yen'i birilerine dar etmiş takımdır.

    birileri o zamanlar "fark" beklerken, aykut kocaman'ın volesiyle renkten renge girmişlerdir.

    (bkz: 8 kasim 1992 galatasaray fenerbahce maci)
    6 ...
  35. 1091.
  36. taraftarlarının ülkeye kazandırdıgı puanlara bakarken nedense belli bir süreyi ele aldıkları kulüp. şöyle tüm tarihe bir baksak? ya da son 15 seneye? gibi... mesela...
    4 ...
  37. 1090.
  38. sampiyonlar ligi kura cekimlerine 3. torbadan katılan ilk ve tek turk takımı.
    4 ...
  39. 1089.
  40. rakiplerinin bir zamanlar kimleri devirdiğini unuttukları gibi bir zamanlar kendi takımlarının da köy takımlarından fark yediğini unutmuş taraftarlara sahip camia.

    (bkz: real madrid)

    (bkz: milan)

    bi de bu:

    (bkz: sigma olomouc)
    3 ...
  41. 1088.
  42. 1087.
  43. bu sene cl'de ilk maçında köy takımından değil, şampiyonlar ligi şampiyonu olmuş bir takımdan 3 yemiş takım.
    6 ...
  44. 1086.
  45. bünyesinde galatasaray kompleksinin aksine galatasaray sevgisi barındıran takım. şahsen kendi adıma galatasaray'ı çok seviyorum. keşke bütün maçlarımızı galatasaray'la oynasak..

    bir de el sikiyle gerdeğe girme olayını yıllar öncesinde bırakmıştır bu camia. hani "şampiyonluğu söküp aldık" diyor ya birileri.. dörtlük olduklarını unutmuşlar herhalde.

    şampiyonluğu nasıl aldıklarına gelince;

    http://www.hurriyet.com.tr/spor/4300280.asp?gid=0

    malesef fenerbahçe'nin kardeşi, amcası, dayısı, kaynı yoktur orada burada! velhasıl kendi ilkelerinden ödün vermemek uğruna bir şampiyonluk kaybetmiştir. sağlık olsun.

    büyük üstad islam çupi'nin de dediği gibi;

    "kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar."
    9 ...
  46. 1085.
  47. "bu sene cl'de filan oynayacagız, ne de olsa gecen sene ceyrek final oynamıştık" diye söylenip ilk maçta 3 yediği için üzerine gülünen takım.

    o değil de:

    (bkz: olmayacak duaya amin demek)
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük