Başta kadınla erkeğin hukuki eşitliğini savunan bir akımken son 40-50 yılda kadına sosyal ayrıcalık sağlama ve kadın çıkarına uymayan erkek davranışlarını kötüleme hareketine dönüşmüştür.
Tüm kadınların çıkarının ortak olduğu tezine dayanan burjuva ideolojisi. Dayandığı temel tezi yani ”tüm kadınların çıkarı ortaktır” tümcesini okuduğumuzda kadınlara hiçbir katkı sağlayamayacağını ve sağlayacağını düşünmenin ”ütopya” olacağını anlayabiliriz.
Aynı bir ulus içerisinde olduğu gibi kadınlar içerisinde de sosyal sınıflar vardır. Bu sınıf gerçekliğini göz ardı edemeyiz. Yani dünyadaki tüm feministler bir araya gelip aynı anda bağırarak ”Tüm kadınların çıkarları ortaktır. Sınıf diye bir şey yoktur.” dese bile bu durum sınıf gerçeğini ortadan kaldırmış olmaz.
Bir holding düşünelim.
Gökdelenin en tepesinde işçilerin emeği ile çarkını döndürebilen ve para sayan birisi var. TÜSiAD’ın toplantılarına katılıyor,onlarca bankadan bir tanesinde örgütlenmiş kendisi gibi patronlarla. Amerikan ve Avrupa tekelleri ile işbirliği halinde. Bir kadın.
Aynı binadan birkaç kat inelim. Bir memur var. Gelen telefonlara bakıyor. Yazılı belgeleri düzenliyor. Para sayan patronun yerine getirmesi gereken çoğu idari iş onun üzerine yıkılmış. Fazla mesai yaptırtılıyor. O da bir kadın. Yoğun baskı ve stres altında çalışıyor. Hakkını aramak için sendikaya üye olmak istese, olmaz çünkü patron karşı.
En alt katta bir hizmetli var. Her gün sürekli kirletilen mermer zemini paspaslıyor. Her yerin tozunu alıyor. Temizlik malzemeleri ile yukarı aşağı inip çıkıyor sürekli. En ağır işi yapıyor kuşkusuz. Belki sosyal güvencesi olmadan 15. katın camını siliyor düşme riski varken. O da bir kadın. Hakkını arayamaz, grev yapamaz. Patron karşı.
işte cinsiyeti aynı olduğu için bu insanların çıkarı ortaklaşmıyor. AB-ABD gibi Emperyalist ülkelerde liberal burjuva feminizm hareketleri hükûmetler tarafından bolca destek görüyor. Halk kitlelerinden kadınları gerçek mücadelesinden saptırarak cinsiyet temelli bir mücadeleye yönlendiriyorlar.
Türkiye gibi ülkelerde bu işlemiyor. O yüzden aynı karakterdeki kadın hareketleri ”Marksist Feminizm, Sosyalist Feminizm” gibi kavramlar ortaya atılıyor. Halbuki sosyalizm, emekçi halk içerisinden kadınları savunur yalnızca. Onların da karşı cinsinden sınıf kardeşleriyle el ele vererek mücadelesini başarıya ulaştıracağından bahseder.
Feministlerin Antika Tefeci-Bezirgân Gelenekli Modern Finans-Kapital’in (Hafız-ı Kapital) ”sorunlaştırdığı” Kadın konusunda hiçbir somut çözümü yoktur. En uç noktası, bu konuda devletçe kanunlar düzenlenmesidir. Onların da tepeden örgütlendirilmesi dolayısıyla ne kadar uygulanacağı belirsiz.
Gerçek çözüm mü? Lenin Usta ortaya koymuş:
”Kadının kurtuluşu işçi sınıfının kurtuluşundan bağımsız değildir.”
Feminist birisi konuşurken sadece Kenara çekilip izleyin. Ne kadar boş konuştuklarını göreceksiniz. Diyaloğa girip kendinizi sinir etmeye hiç gerek yok.
Feministlerin %70'i erkek düşmanlığı sonucunda feminist olmuştur.
Edit : görseli karalanmış biçimde sosyal medyadan buldum.
Bunu yermek, aşağılamak için söylemiyorum. insan doğası bir şeyi körü körüne savunmaya aykırı. En azından tür bilincinde. Ortama adapte olmak, girdiği kabın şeklini almak bizim genetiğimizde yer alan, homo sapiens'i H. Sapiens yapan yegane unsurdur.
Bu bakımdan bakacak olursak, günümüzde parlayan bir yıldız olan feminizm pek uzak olmayan bir devirde sönerek yerini başka bir akıma bırakacaktır.
insanların uğruna kelle götürdüğü dinler bile bir bir yok olmuş, kendi içinde devinime maruz kalarak yok olmaya yüz tutmuştur.
Hah, kadın erkek eşit midir? Değildir. Kadının üstün bir tavır sergilediği konular olduğu gibi erkeklerin de kimi meselelerde kadınlardan fazlası vardır. Aynı Cinsiyette bile Kimse bir diğeri ile eşit değildir. Doğada bile hayvanlar arası eşitlik yoktur. Olamaz.
Eşitlik sadece hak ve hukuk düzeyindedir. Böyle de olmalıdır.
Herkesin pipisinin olduğu bir gezegende yaşamak istemezdim açıkcası. Feminizm bu de'y'il.
Ya zaten bastan asagi arizalarla dolu olan kadin olusumunu iyice icinden cikilmaz bir hale sokan bir fikir. Turkiye'de bunu 10 kadindan 7si zaten idrak edemez. 6si istemez bile, 11i nimetlerinden faydalanir. 1 tanesi belki o devrimci asi ruhu akilla birlestirerek yasayip fark yaratabilir, cevreyi donusturebilir ama o kabiliyette bir kadinin boyle bir anlamsiz kavgaya karismasi da milyonda bir gorulecek bir talihsizlik olurdu herhalde.
Bu bir hak aramasi davasi degildir. Tipki tum hak aramasi davalari gibi sonradan guc zehirlenmesine tutulmus sacma sapik bir hal almis, nefreti korukleyip sevgisizlige, gecimsizlige davetiye cikaran bir manyakliga donusmustur.
Modern zamanin erkege yasattigi travmalara hic girmeyecegim. insan denen canlinin kadin erkek fark etmez, sadece kucuk yaslarda belirgin bir korumaya ihtiyaci vardir. Devaminda dogru bilgiye yonlendirilmeye ve nihayetinde kendi kararlarini verecegi bir yola. Feminizmin sakat tarafi daha olaylari anlamlandiracak kapiseteye erismemis kadinlari bile zehirlemesidir. Kadin ve erkegin birbirine zit sekilleri olmasina ragmen cuk oturan taraflari da vardir. Bu sakat fikirler o taraflari korelterek uyumlulugu daha basindan imkansizlastiriyor. Kadin ve erkegin birbirine sagladigi huzuru baska seyler zor saglar, saglikli bir aile ortamina alternatif bir olusum yoktur ve bu uyum bebeklige, cocukluga degil taa genetik kodlara kadar gider.
Tarihte kadin kadar el ustunde tutulmus bir varlik az vardir. Gorgusuz ve cahil kitlelerde sadece kadin degil erkek de maldir. Suanda bu gorgusuzlugun kanalizasyon patlagi gibi her yere yayilmasinin sebebi internet ne yazik ki. El ustunde tutularak, uzerine titrenerek yetisen insanlar model alinacagi yerde bunlar travmaya sokulup kepazeliklerin reklami yapiliyor. Ya, dogru duzgun insan o kadar azinlikta kaldi ki yemin ederim cok eslilige sicak bakiyorum.
Kiskanc ve organizasyon kabiliyeti pek gelismemis bir canli olan kadin okuzu el ustunde tutsun, ortalik okuzden gecilmez. Toplumdaki pek cok sorunun kaynagi da kendileridir. Ailesi soz konusu olunca inanilmaz yukler kaldirabilen bu canlilar, toplumsal olaylar karsisinda sorumluluk almazlar. Kitleleri pesine katip gezegene duzen getiren 5 kadin sayabilir misiniz tarihte. Vikinglerden lagertha di mi ilk akla gelenlerden puasjfjsjf onu da gagnar bosayinca ne cekti hatun tecizden tecavuzden ya neyse mehu. ilgi alanlari, kabiliyetleri farklidir. Ve en nihayetinde erkek kadin kadar secici degildir. Kadin tarafindan tercih edilmeyen erkekler mecburen bir takim yanlarini gelistirmek zorunda kalacaklardir. Piclige, yavsakliga izin veren yine kadinlardir. Secme sanslari azsa bu konuda ithalata sicak bakilabilir bilemiyorum ama yine sevgili kadinlarimiz elin gevuru soz konusu olunca acayip curetkar olabiliyorlar. Bu konulara da girmeyeyim kadin dogasi arizalar, arizalar. Sorunun en az yuzde51i kadinlarda.
Sonuc olarak Erkek ve kadin birbirine ihtiyaci vardir. Zaten akilli, iyi huylu ve uyumlu insanlar eleminasyon asamalarindan zor da olsa gecip birbirlerini buluyor. Uzucu olan curumus, kokusmus ortamda kalip tadini, tazeligini yitirmek. Mesela bunu bile bekarete baglamis diyen beyni sulanmislar cikacaktir, yazik bunlara sicaklar tam gecmeden iyice gunese yatinlar belki faydasi olur.
cinselliği bir mutluluk, bir ihtiyaç görmek yerine güç gösterisi, kadını aşağılaak ve kavga etmek gibi görünlerin laf attığı ideoloji.
siz feminist olmayın zaten. bu kafayla olamazsınız.
sanki kadınların başka derdi sorunu yokmuş gibi saçma sapan "bayan değil kadın" lafını ağızlarından düşürmeyen, yolda ayakları kayıp düşse suçu erkeklere atacak kadar erkek düşmanlığı yapan, kadın erkek eşitliği diye tutturan ama kendilerine pozitif ayrımcılık yapılmasını isteyen kadınların akımı.
Elinde ayfon, Starbucks ve instagram'da ortam peşinde koşarak sevgili kovalayan pelinsu'nun köyde kocasından dayak yiyen Naciye üzerinden prim yapmasıdır.
Hayatında feminizme dair hiçbir makale ya da kitap okumayan kişilerce, yalnızca çevresinde gördüğü feministlerden hareketle eleştirilen oluşum.
Kadın-erkek eşitliğinin yasal ve kamusal düzende bu boyuta getirilmesinde feminizmin önemli bir payı vardır. Özellikle ikinci dünya savaşından sonra 60-70'li yıllarda artan feminizm hareketi ülkelerin politikasında önemli bir etkiye sebep olmuştur. Bu oluşum sayesinde toplumsal cinsiyet eşitliği sorununda pek çok önemli nokta gündeme gelmiştir. Ülkeler bazında çeşitli konferanslar, uluslararası antlaşmalar imzalanmıştır, yasal düzenlemeler yapılmıştır. Kadın sığınmaevlerinin oluşumunun başlangıcında da feminizm hareketinin önemli bir etkisi vardır, örnek olarak.