teoride kadın-erkek eşitliğini amaçlarlar. ama iş tıpkı diğer "izm" eki almış ideolojiler gibi pratikte öyle değildir. realitede ben düşmanlık demeyeceğim ama erkeklere karşı üstün olma güdüsü mevcut.
ideolojilerin hepsinin bir etkiye tepki olarak ortaya çıktığını hatırlarsak 19.yy için gayet anlaşılabilir bir tepkidir feminizm. ama günümüz toplumlarında erkek-kadın eşitsizliği makası daraldığı hatta kapandığı için özellikle ikili ilişkilerde paravan bir ideoloji olarak kullanılabilmekte.
dünyada kadın erkek eşitliğinin savunucusu anlamına gelir. Türkiye de bu durum saçmalama derecesine gelmiştir. buradaki feministler eşitliği bir kenara bırakın erkeklerin yok olmasını savunan tiplerdir. bu ülkede yasaklanmalıdır.
Kadın hakları gibi bir derdi kesinlikle olmayıp Pisuvarların kaldırılmasıni isteme gibi islerle uğraşan, radikal sola ve haliyle globalizme meze olmuş,kadın, çirkin ve geri zekalılık özelliklerini birlikte taşıyan herkesin tutulabileceği bir kanser, çıkarcı bir bencillik.
annesi tarafından sevgi görerek büyümüş, annesini seven hangi evlat annesinin kadınlık duygusunun geri plana atılmasını, annesinin vajinasına sadece 3-5 dakika girip çıkmış bir adamın kendisini 9 ay karnında taşımış bir kadından üstün olmasını hangi evlat hazmedebilir? doğru olan ikisinin de eşit olması değil midir?
peki ya aşk? erkek açısından aşk tek bir kadını dünyada yaşayan diğer bütün insanlardan daha çok sevmektir. şimdi sevdiğiniz kadının ezilmesini, haklarının çiğnenmesini hazmedebiliyor olmanız sizin aslında kendi haysiyetinize ihanet içerisinde olduğunuzu göstermez mi? seni seviyorum ama haklarının yenmesi, kadınlık gururunun çiğnenmesi umurumda bile değil diyebiliyor olmanız insanlık dışı bir ideoloji değil mi?
gerçekten kadını küçük gören zihniyetler hayatta zerre kadar başarısı olmayan, hiçbir işe yaramayan, üretmekten yoksun, asalak bir parazit gibi sadece tüketen, okumayan, kendini geliştirmeyen, varlığının yegane sebebi yiyip, içip, çiftleşmek olan sakil insanlardır. ve bunlar kendi başarıları olmadığı halde %50 şans ile erkek olarak doğmanın kendilerini yücelttiğine inanan çağ dışı insanlardır.
benim annem dünyadaki en değerli kadındır. eğer bir gün bir eşim olursa o da öyle olacak. eğer bir gün bir kızım olursa o en değerli insanlar listesine zirveden giriş yapacak. ondan daha değerli bir varlık olamayacak benim açımdan. ve onların hakkını savunuyor olmak, onların daha güzel bir dünyada, sıkıntı çekmeden, insanca yaşamalarını istemek kadar doğal bir şey var mı?
temelinde doğru bir ideolojidir. kadın ve erkeklerin hak ve özgürlükler bakımından olan eşitliği üzerinde durur. ne yazık ki bu ideoloji de temsilcilerinin cehaleti yüzünden yanlış tanıtıldı.
Türk feminst insanlar benim gözümde çoğunlukla Avrupa özentisi, kadının üstünlüğü savunan, mantıksız ve bence saçma kampanyalara imza atan kimseler
feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için bir mücadeledir. Feminizm erkek düşmanlığı değildir. kadın ve erkeğin her konuda eşit olmasını isteyen, savunan bir düşüncedir.
Bilmeyenler ve yanlış anlayanlar için bir daha anlatalım. Feminizm kadın ve erkeğin sosyal, ekonomik ve hukuki olarak eşit olması gerektiğini savunan bir düşüncedir.
Türkiyede terör örgütlerinin istismar ettiği düşünce. Dagda tecavüze uğrayan , doğuda genç yasta evlendirilen, çocuk yaşta terör örgütünün kullandıkları yok ettiği kızların hakkını aramaz. Aşiret düzeni ile peşkeş çekilen okutulmayan kızların hakkını aramaz.Sevişirim doğurmam, porno izlerim , çıplak gezerim karışamazsın diyen kadınların haklarını arar. Varın siz düşünün bu topluluğun vicdanını insanlığını.
teorik olarak her ne kadar doğru bir ideoloji olsa da pratikte çok istismar edilmiş olduğunu düşünüyorum ve bu da bu ideolojinin amacına ulaşmasını zedeler.
Saygı duymak zorunda olmadığımız fikir, ideoloji vs.
Hic bir fikre, kisiye, inanca saygı duymak zorunda değiliz.bir kimse sizi bir seye saygi duymaya zorluyorsa bireysel özgürlüğünüze müdahale ediyor demektir.