felsefe yolu, yolun nereye çıkabileceğini, yolun nerelerden geçebileceğini, yolun geçtiği yerlerde ki nesneleri... yani her şeyi sorgulamaktır. belki de sorgulanacak şeylerin bir sonu yoktur. hatta bunu bile sorgulamaktır.
her felsefeci felsefenin tanımını kendi kafasına göre yapıyor tanımlara saatlerce vakit ayırmaya gerek yok. ama aslında felsefe, felsefe yapmayı sevmediğini söyleyenlerin bile yaptığı bir şey. insan yemek yemek , yürümek gibi aktiviteleri nasıl ki bazen farkında olarak bazen farkında olmadan yapıyorsa felsefeyi de bazen farkında olarak bazen de farkında olmadan yapıyor. yaşadığımız her an felsefeye mahkum.
Bilim değildir. En azından bu kısmı kesin. Deneysel değil bir kere, çürütülemiyor.
Sanat değildir. Sanat hayatın bir çarpıtmasıdır. Sanat kendi içine dönük ciddidir ama dışarı dönük tarafı ciddi olmayabilir. Oysa felsefe her şekilde ciddidir.
Bu durumda felsefe ne olabilir? Bir civciv düşünün, kümesinden çıkıyor. Yeni şeyler görüyor, sonra bu nedir, şu nedir diye yürümeye başlıyor ve bir bakıyor kümes oratada yok. Yani kayboluyor. Felsefe bence bir kayboluştur. Merak eder, sorgular, arayışa geçer ama sonuç kısmında kaybolur.
Bir Antik Yunan düşünüşü. Tek başına pek işe yaramaz. Sosyal bilimlerle karıştırınca tadı çıkar. Son zamanlarda özellikle bizim tarafımızdan içi boşaltılmıştır. Çünkü her kitap okuyan kendine felsefeci demeye başladı
Bazen beni çok mutlu ediyor öğrenmek düşünmek, düşündüğüne şaşırmak, şaşırdığına hayret etmek çok keyif verici. Eksiklerin farkına varmaya ve rasyonelliğin artmasına neden olduğu için hayat bazen daha az yaşanılası ve keyifsiz bir yer haline geliyor. insan bazen kendini düşündükçe sıkışmış hissediyor.
Daha çok kendi üzerime düşündüklerimin ağırlığını kaldıramıyorum bunlar genelde varoluşsal problemler ve yer edinememekten kaynaklanıyor. Kötü ve iyi arasında gidip geliyor insan. Herkesin biraz kafa yormasının çok yarar sağlayacağı ortada olan ideoloji.
felsefe şapkadan tavşan çıkarmaya benzemiyor arkadaşlar tamamen sizin becerinizle sınırlı, yüceltecek bir şeyi yok. çünkü felsefenin kendi başına bir gücü yok, varsa da bu sizinle olacak.
velhasılıkelam felsefenin bir büyüsü yok, felsefe büyüden arınma işidir. Şimdiden düşen qızlar dm.*
sorgulama ve düşünme durumunun bilimsel dal halini almış kelime.
bilgiyi sevmek ve aramakla felsefe yapmak başlar. tabii ki günümüz de böyle insanlar değersiz. "demagoji yapma bea" gibi tepkiler üst seviyededir. bence eski dönemler daha uygar ve daha gelişmişti. evet evet kesinlikle böyle.
Ben arada bir felsefe muhabbetlerini seviyorum ve çok güzel bir beyin fırtınası oluyor. Fazla olunca kafa sıyırması olabilir. Onun için içinden bir -izm bulun ona göre şekillenin diyorum. Misal ben pragmatizm e ve mistizm e daha yatkınım.