felsefe kelimesinin aslı, filo-sofia şeklinde yazılan bir deyimdir. bu söz ilkçağ düşüncesinden alınmıştır. oradan arapçaya sonra türkçeye geçmiştir. bura önemli sayın okuyucular, filo-safia iki kelimeden oluşan bir deyimdir, filo sevgi demektir. sofia kelimesi hikmet demektir.bu halde filo-sofia hikmet sevgisi anlamındadır.
ülkemizde karşınızdakine anlamadığı bir şeyler söylediğinizde hemen felsefe yapma diye çıkışırlar böyle bir ülkeden filozof zor çıkar zaten yurtdışında ne kadar önemliyse türkiye'de o kadar önemsizdir.ve ayrıca ''Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.''
açık öğretimde lisans bölümleri arasında kendine yer bulmuş bilim dalı.
örgün öğrenimde okuyan arkadaşlara haksızlık edildiğini düşünsem de devlet politikası kapsamında faaliyete geçmiştir bu konu.
izmirli ispanyol isimli yazar da bu fırsatı kaçırmamış, hali hazırla okumakta olduğu işletme eğitimini "eyvallah hacı" diyerek yazım bırakmış ve feslefe bölümüne kaydını yaptırmıştır.
ikinci üniversite okuyacaklar için sınavsız geçiş hakkı tanıyan ösym yada her ne zıkkımsa işte onlara teşekkürler. çok hora geçti.*
mucizeye ihtiyacım var. hayatımın özeti yok, biyografim eksik, akvaryumum yok, balıklarım kafeste. insanların ortasında, gündemin dışındayım ve biraz da karışığım!
felsefe varolanın yine varolan başka bir şey marifetiyle yorumlanması,tanımlanması süreçlerinin tamamına ve bu sürece duyulan aşka verilen isimdir. süreçlerin sonuçlardan daha önemli olduğu bir yöntem bilimidir. sizi sonuçlardan alır anlamlı süreçlerle tanıştırır ve geneli görme imkanı tanır. insanın başını kaldırıp perspektif kazanmasına yardımcı olur. onu yine onun yöntemiyle alaşağı etmek mümkündür ama onsuz hareket etmek mümkün değildir. dünün felsefesi bugünün bilimidir.
sonu okey masasında yancı olmak olan düşünce etkinliği olabildiği gibi okey masasına yancı olan bireyin masaya oturduğu anda yapmaya başladığı düşünce etkiliği de olabilir.
efendim varlıkların arasıdaki ilişkiyi sorgulamak, elde edilen bilgileri sistematikleştirmek, bilmek isteyen varlıkla bilinen arasındaki ilişkiyi ıstakasında okey olan oyuncunun gözlerindeki ışıkla fark eder yancı.
okey masasında yancı olan bireyin "burda ne işim var amk" türünden hayatı sorgulamaya başladığı anda felsefenin verimli topraklarına adım atmış olur. yancı "kırmızı beşi neden aldın" , "neden bitmiyorsun hacı" türünden sorgulayıcı yaklaşımlarla hayatı elindeki çay gibi yudum yudum sorgular. masadaki dörtlü gazoz içerken elindeki çayla yetinen yancı bütün zorluklara rağmen masadadır ve hatayı sorgulamaya devam eder.
1- Felsefe, aklın sınırlarına işaret eder ve onları sözle çözmeye çalışır.
2- Toplumun içinde felsefe yapmak, çözümü olmayan problemler üzerinde hararetle sohbet etmek demektir.
3- insanları zihniyetler birleştirir, düşünceler ayırır.
4- Eleştirici bir idealist felsefeye şükran duyuyorum; dikkatimi kendi üstüme yöneltmemi sağladı, bu çok büyük bir kazançtır, ama bu felsefe nesneye hiç ulaşamıyor.
Nesneyi genel insan aklının yaptığı gibi kabullenmeliyiz ki ona karşı değişmeyen bir ilişki içinde hayatın tadını çıkarabilelim.
5- Ciddi bir şekilde kendi derinliklerine inen bir kimse kendinin hep yarım olduğunu görecektir; daha sonra kendini bütüne tamamlamak için ister bir kıza, ister dünyaya el atsın farketmez.
6- Diyalektik, insana nesnelerin farkını tanımayı öğrensin diye verilmiş olan karşı çıkma ruhunun öğretimidir.
günümüz gençlik düsturunda,bununla ilgilenen kişilere ergen,entel-dantel,kendini beğenmiş gözüyle bakılmakta. oysaki;
devlet millet bi kenara at,kendi karakteristik gelişimin için felsefe yapmalısın çocuğum,bunu da ancak yaptıkların,yapacakların,çevrendekilerin ve okuduğun insanların yaptıkları hakkında düşünüp,yorumlayaraktan kendine empoze ederek başarırsın. burda da felsefe lazımdır.
Düşünbilim veya felsefe, sözcük kökeni olarak Yunanca seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum anlamına gelen "phileo" ve bilgi, bilgelik anlamına gelen "sophia" sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplin. "phileo"=sevgi "sophia"=bilgi veya bilmek kelimelerinden türemiştir. Philosophia=bilgelik arayışı,bilgiyi sevmek,araştırmak ve peşinde koşmak anlamlarına gelmektedir. "Filozof" da bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişidir.
Kimine gore her seyin ironik kismini gorup onu sentezleyip felsefi dusunurlerin sozlerine yedirmek; ama saniyorum ki hata felsefenin derinligini buyutup daglara taslara vurup o kucucuk ayrintilari yasamina sokmak yerine bon bon bu konu cok zor demekte, ciddilikten cikilicaksa sacmalamanin getirdigi dogrulugu icinde barindan dalin icine felsefenin ana dali insani alabiliriz