Çocuk yaşlarda inşaatın 4. katından aşagıdaki yarım metrelik kuma atlamalarımızı geliştirmeyi başarsaydık bizim de ülkemizden uzaydan dünyaya atlayan felix baumgartner'ler çıkması muhtemeldi. gerçi O aşağıya atlayınca dünya hayran kaldı ve tebrik etti, ama bizim annelerimiz aşağıda inmemizi terlikle bekler inince de "ben sana kaç kere yüksek bir yerden atlama ayakların kırılacak demedim mi?" der ve oracıkta bir güzel terlikleriyle döverdi... neyse.
kesinlikle yerinde olmak istemediğim adam. Düşünsene, adam sadece kendi bedeniyle saatte bilmem kaç bin kilometre hıza ulaşmış, Ses hızını geçmiş. Şimdi bu adamı 320 km/sa hızla giden Ferrari'ye bindirsen ne anlamı var ki?
ha, Dünyayı o kadar uzaktan izledikten, haritalarda insan eliyle çizilmiş çizgiler olmadığını gördükten sonra, tekrar dünyaya inip bu pislik yuvasında yaşamaya devam etmek zorunda olmasına ise yapacak yorum bile bulamıyorum...
lan olum herif harbiden gerizekalı, övüp durmayın lan şunu. 3. kattan itibaren yükseklik korkusu olan adamım, uzaydan atlayan adamın anasına, babasına üfürürüm. korkudan videoyu izleyemedim lan, haberlerde gösterdiğinde ailece film izlenirken seksli sahne çıktığında aniden kanalı değiştiren aile babası gibi kumandaya zıplıyorum. olum biri lütfen ışınlanmayı falan bulsun ki şu adamın modası geçsin, unutulsun.
stratosfer'den (atmosfer bile değil) atlayarak uzay bilimi konusunda bi' anda aydınlanmış ve bizi de; "nasa boşa uğraşıyor, mars'a gitmek imkansız." diyerek aydınlatmaya çalışmış sporcu.
başlarda ilgimi çekmedi değil ama şu talihsiz açıklamadan sonra pek de elzem olmadığı kanısına vardırdı.