son 3 yıldır benim hayatım boyunca izlediğim en güzel futbolu oynayan takım. 10 yaşımdan beri futbol izleyicisi olduğumu düşünürsek aşağı yukarı 20 seneye tekabül ediyor bu süre. benden yaşlıları bu rakamı yükselteceklerdir eminim.
dünya futbolunda herkes 'futbol' un gerektirdiği ölçüler içinde iyi oynarken, yahut dönem dönem iyi hatta yenilmez armada takımlar çıkarmışken (2000 ler başı arsenal'i, yine v.basten rijkaard gullit milanı, ya da 80 lerin real madrid'i gibi.), standartın üzerine çıkmakla kalmayıp mükemmelliyete oynayan kulüptür. siyasal fikirler, bulundugu taraf gibi etmenleri nötr alsak bile yalnızca futboldaki devinimiyle dahi 'mes que un club' sıfatını hak etmiş kulüptür.
bir gün sahaya şu forma ile çıksa da galatasaray'lı olarak arkama yaslansam, elimde bira şöyle rahat rahat bir 90 dakika hayatımı yaşasam. şöyle sabrisiz, mustafa sarpsız, ayhansız, servetsiz.. sanki galatasaray'ı izliyormuş gibi.. ah ne güzel olurdu!
çocukluğumdan beri beşiktaştan sonraki ikinci takımım. enteresan bir takım barcelona. ayrı bir çekiciliği var. formasındaki renklerin bir asaleti var. ilginç bir şekilde kanımı kaynatan takım.
iyi top oynamalarına rağmen her zaman real madrid'in karizmasının gölsesinde kalmışlardır. nistelrooy, zidane, figo, beckham, raul, steve mc manaman, cannavaro, roberto carlos, kaka gibi karizma oyuncularından mahrumdur.