daha dünkü ergenlerin dünyanın gördüğü en iyi takım ilan ettikleri takım. oğlum bir dur lan. anasını satayım sanki 30 yıldır avrupa liglerini takip ediyorsun. hatta bundan 3-5 yıl önce yani sen ergenlikten çıkmadan önce bile Türkiye'de ingiltere, italya vs ligleri şuandakinden daha çok takip edilir ve edilebilir durumdaydı.
bu hafta içinde japonya'da dünya kulüpler şampiyonu olmak için sahaya çıkacak takım. eğer alırlarsa 2011'i 5 kupa ile kapatacaklar. 6 olmadı çünkü kral kupasını kaybetmişlerdi.
cumartesi akşamı ezeli rakibi real madrid ile belki de son 3 yılın en heyecanlı el clasicosuna çıkacak olan takım. 3 sene sonra ilk defa barça bir el clasicoda favori değil. geçen seneki el clasicodan umutlu olan madrid 5-0 lık hezimetle dönmüştü. bu sene durum daha farklı real madrid lider ve bu maçı kaybetse bile liderliği devam edecek. onun dışında maç real madridin stadında oynanıyor. bu avantajlara rağmen gününde bir barcelonanın neler yapabilceğini bütün dünya biliyor. zevkli bir maç olması muhtemel saat 23:00 da türkiyede çoğu insan bu maçı izliyor olacaktır. bunun dışında barcelonanın bugüne kadar kullandığı armaların değişimi için:
yıllardır çok kaliteli ilk 11, çoğunluğu gençlerden oluşan yetersiz yedek kulübesi, dar rotasyon ile götürdükleri sistem bu sene çöküşte. görünen o ki geçen senelerde orta sahada xavi-iniesta-Busquets hücumda pedro-messi-villa üçlülerini mümküm olduğunca bozmamaya çalışan barcelona, bu sene rotasyona sokmaya çalıştığı oyuncular ile sıçışa geçmiştir. thiago alcantara, cuenca, fabregas, alexis sanches vs.. barcelona'da taşları yerinden oynattın mı işte ahenk bu denli bozuluyor.
hatta bunun sonucu messi de birçok maçta aydın yılmaz'dan farksız oynamaya başlıyor. o da takımla beraber sıçışlarda. zaten bu kadar dünya dışı gözükmesinin sebebi de, barcelona'nın kusursuz futbolundandı.
şurası çok net, messi çok iyi futbolcu ama messi barcelona'da messi. sadece barcelona'lı messi maradona ile karşılaştırılabilir, gelmiş geçmiş en iyi futbolcu muhabbetlerinin öznesi olabilir. ama ne milli takımda, ne başka bir takımda izleyeceğiniz messi için bunları söyleyemezsiniz.
hiç kuşkusuz şu an oynadıkları şey muazzamdır. o kadar iyilerdir ki artık yapacak bir şey kalmadığından guardiola sırf fantazi olsun diye 3-4-3 sistemini denemeye başladı. tabii fantazi tanımı işin mübalağası. adam bence çok mantıklı düşündü. zaten bekler hep ilerideler. geride sadece stoperler ve bir de defansif orta saha kalıyor. hal böyleyken orta sahayı geri çekip kanatları çıkarmak mantıklıydı. kaldı ki zaten barcelona oyunun hakimiyetini ele geçirdiği anlarda -çoğu zaman oyunun tamamında- 2-5-3 gibi yayılıyor sahaya.
gel gelelim bu oynanan kusursuz oyunda şansın da etkisi büyük. neyin şansı diyeceksiniz biliyorum. tamam çok sağlam bir altyapısı var ve son 10 yıldır altyapıya yaptığı yatırımın karşılığını fazlasıyla alıyor ancak xavi, iniesta, messi üçlüsünü yakalamak için şans da gerekir. sen istediğin akdar para yatır alt yapıya messi gibi bir oyuncuyu 20-30 yılda bir gelir futbol piyasasına ve bu seferki barcelona altyapısından geldi işte. xavi, iniesta ikilisi de böyle. dünya futbol tarihinde bu kadar yetenekli, uyumlu ve her şeyi yapabilen orta saha ikilisine çok az rastlarsınız. tabii ki senelerdir alt yaş katagorilerinde birlikte oynamaları vs. uyumlu olmalarından etken ancak aynı altyapı yine var bir xavi, iniesta daha çıkar mı göreceğiz hep birlikte. bazen şans da gerekir futbolda. manchester' da çok büyük takımdır mesela, çok zengindir, istediğini alır ama bir yorke-cole ikilisindeki uyumu kimseyle bulamamıştır.
tüm bunları yazma amacım barcelona' nın muazzam oyununu ve başarısını küçük görmek değil, ama bu başarıyı överken real madrid' e bok atıp da yok real kralın takımıydı da zamanında ondan başarılır oldu, yok real ancak parayla oyuncu alır, real artık barcelona' yı yenemez gibi şeyler söylemek ancak ergenlikle açıklanabilir benim mantığıma göre. barcelona' nın bu büyük çıkışı ronaldinho gibi büyük bir transferle başlamış, ibrahimoviç, david villa gibiler o zincirden geçmiştir. bir xavi, bir iniesta daha alt yapıdan gelmediği için de fabregas' ı almışlardır.
geçmişten beri barcelona' yı tutanlara saygım sonsuz. lisedeki bir arkadaşım forma reklamı almıyorlar diye barcelona taraftarıydı mesela. kluviertli, rivaldolu zamanlarda. barcelona' nın oynadığı futbolu sevip ona sempati duyanlara da saygım sonsuz, ama son senelere bakıp da barcelona dünyanın en büyüğü, real de kimmiş diyenlere tek bir cümlem olabilir; bsgçy.
on bir tane sermet erkin boyutlu adamı maça çıkartarak her hafta anamur cinsi muz ortalarla leblebi gibi gol yiyerek ligde kör topal ilerlemeye çalışan vasat takım. stockholm komplekslerinden dönmezlerse en geç 2014'de küme düşerler.
bunların oynadığı sıkıcı 34*234*234 tane pas ortalamasıyla geçen bir maç izleyeceğinize soldan ronaldo sağdan di maria ortadan kaka ile rakiplerine şimşek gibi çarpan 7-8 atan real'i izlemelisiniz.
barça'Nın aksine real dikine ve şuta yönelik bir futbol oynuyor ve fanatik değilseniz realin daha fazla zevk verdiğini itiraf edersiniz.
1 farkla yendikleri sporting gijon maçında erken boşalıp attıkları erken golden sonra boşalmanın verdiği isteksizlikle maçta başka gol bulamadılar. işte maçları hep böyle bu takımın. hele kral dediğimiz lionel messi, sanki gece 10 karıyla birlikte olmuşta "sikerim maçını" havasında bitirdi 90 dakikayı. çoğu maçları aynı geçecek çünkü basit takımlar gol atmayı değil gol yememeyi düşünüyor bu takımla oynarken.
insanın beklentilerini arttıran kulüp. futbol literatürümüze keyif olarak adını yazdırdı. ama...
guardiola' nın sıkışık trafikte akan bir şerit bulmasını, puyol' un gecenin bir yarısında eve dönerken karşımıza çıkan köpeklerin önüne dikilmesini, xavi' nin çözümü zor matematik problemini usta işi bir yöntemle çözümle karşı karşıya bıraktırmasını, messi' nin bara almayan bodyguardı zarif çalımlarla ekarte edip giriş yolunu açmasını bekler olduk. insaf etsinler. *