yok ingiltere liginde italya liginde olsa ilk 4'e giremez, yok xavi iniesta olmasa hiçbi şey olamaz, yok teknik direktörleri çok kötü diye olabilecek en gerizekalı şekillerde eleştirilen takım. ekstradan, messi adam değil, adamsa arjantini şampiyon yapsın diye de dolaylı yoldan eleştiriliyor.
öncelikle, ingiltere veya italya liginde değil diye nasıl kötülenebilir bir takım, hangi mantıkla? adamlar kendilerini bir kısım türklere beğendirmek için lig mi değiştirecekler? ondan sonra, bu takımın yedeklerle çıktıkları maçlarda bile ezici bir üstünlüğü var, ayrıca messi piyasada yokken, barcelona bu kadar dominant değildi, hatta ronaldinho'nun gelmesinden önce, barcelona ligde ilk 3'e giremiyordu senelerdir.
ronaldinho ve daha sonra messi, takımı ivmelendiren gücü kattılar. denebilir ki şu anki barcelona'yı bu derece güçlü ve skorer yapan, messi'dir. dünya kupasını kaldıran ispanya'nın, çoğunlukla barcelonalı kadrosunun maçları barcelona gibi 4-0 5-0 değil de, hep 1-0 kazanması, messi farkıdır. ola ki messi ispanya milli takımında olsaydı, dünya kupasında ispanya 1-0 bitirmeyecekti her maçını. millet eleştirsin, bu olması gereken ama bu eleştirme "italya liginde ingiltere liginde değiller, orda oynasalar yarraa yerler" şeklinde olunca garip oluyor.
bir real madrid maçı esnasında (bkz: 6 şubat 2011 real madrid real sociedad maçı)
real madridli oyuncuların ceza alanına yakın bölgede üst üste 2 3 pas yapması ve ercan taner'in de sesinin ayarıyla oynaması neticesinde
heyecanlanıp 'adamlar oynuyor be yaa' düşüncesine gark oldum birden. trakyalı falan da değilim ama neden içsesim şiveli buna da anlam veremedim. ardından fc barcelona düştü yüreğime. futbolcular değil tabi. terbiyesizliğin lüzumu yok. adamların oynadığı oyun bir kez daha
değerine ulşatı gözümde.
son yıllardaki oyunuyla, dünya tarihinin gördüğü en akıcı en farklı en kontrollü futbolunu oynayan, futbol mantalitesini değiştiren, futbola zeka katan ve zulu dilinde
'yüce imon seni barcelona'ya karşı oynayan takımda ön libero etsin' mealine sahip bedduaya konu olan yüce takım.
dünyadaki bütün kupaları almış olsalarda asla gözümde kluivertli saviolali overmarslı rivaldolu ronaldolu zamanları kadar sempatik gözükemeyecek futbol takımı.
yeni adlıkları qatar foundation reklamı yüzünden unicef reklamını formanın arkasına oyuncu isminin altına alacak takım. qatar foundation yazısı formanın önünde sarı harflerle bulunacakmış. şekil a da olduğu gibi:
galatasaray'dan sonra liverpool ile birlikte sempati duyduğum/tuttuğum takımdır. aynı zamanda bir daha "ya oğlum sen barcelona'yı başarılı diye tutuyorsun yeaa." falan diyene barcelona'nın 2000 başlarındaki kadrolarını saymadan ya da "liverpool ne lan it?"** demeden odunla dalacağımdır.
real madrid severlerin gereğinden fazla kusur aradığı futbol takımı bi kere. ama sen kısaca roket takımı da diyebilirsin. tamam real madrid kadar kupası yok. peki eyvallah. dünyaca ünlü yıldızlarıda transfer etmiyor, en azından real madrid kadar. yani bi cristiano ronaldo'su yok, bi kaka giymedi o formayı ya da ne biliyim jose mourinho taktik vermedi hiç bu takıma. kabul. iyi.hoş. e tamam da el clasico'nun adını değiştirip el insaf yapmaya aday takım bu. gol atmak fiilinin ağzına sıçan, paslaşma kavramına yeni bir soluk getiren, utanmasa futbolcuların ellerini birleştirerek sahaya yayılacağı ve pozisyon bozmadan ortada sıçan oynayacağı bir takım söz konusu. hayır şahsen ben real madrid'i izlerken de büyük keyif alıyorum. hatta takım benzema'yla arbeloa'dan ibaret olsun yine oturup izleyeyim o takımı. ama barcelona bu takımı yenince ayrı bi keyif aldığım da bal gibi ortada. demekki diğer takıma bok atmadan da bi takımı sevebilirmişiz değil mi?