fc barcelona

entry1714 galeri177
    417.
  1. ispanya'nın diyarbakırspor'u.

    terörist ve bölücülerin takımı.
    bir de bu takımı sevenler var ki ülkemizde; yazık.
    0 ...
  2. 418.
  3. saygı duyuyor ayakta alkışlıyor süper toto süper ligdeki 18 takımdan pahalı olduğunu kabul ediyoruz.
    0 ...
  4. 419.
  5. bu gidişle tüm dünyayı barcelona taraftarı yapacaklar, bu akşamlider madrid'e 5 attılar;

    http://t.co/T2jA48Y
    1 ...
  6. 420.
  7. hiçbir takımın sahip olmadığı bir paslaşma anlayışına sahip olan takım. oyuncular kendilerini birbirlerine göre öyle güzel konumlandırıyorlar, pasın hızını öyle güzel ayarlıyorlar ki izlemekten alıkoyamıyor insan. ve genellikle birbirlerine uzak kalmamaya dikkat ediyorlar. hele o tek toplar yok mu!
    1 ...
  8. 421.
  9. 5-0 öne geçtiği maçta rakibiyle dalga geçmeye çalışan futbolculardan kurulu takım.

    oysa biz hep efendi takım diye bilirdik bunları.
    bu gece harbiden ayıp ettiler.

    gerekli ayar sergio ramos başkandan gelmiştir.
    0 ...
  10. 422.
  11. 423.
  12. futbolun michael schumacher'dir. dünya futbol tarihinde kırılmadık rekor bırakmayacaklar gibi gözükmektedir.
    1 ...
  13. 424.
  14. zamanında kraliyete, barbarlığa ve baskıya direnen onurlu bir geleneğe sahip takım.
    ispanya iç savaşında, oyuncularını franco diktatörlüğüne karşı cephelere gönderen bir yapıdan bugünlere gelmiştir.
    athletic bilbao ekibini de aynı kategoriye sokabiliriz.
    futbolun sadece futbol olmadığını temsil eder.
    köklü bir kulüptür.
    işin siyasi demlerini bir tarafa bırakırsak, hakikaten insanüstü bir futbol oynuyorlar.
    oyunlarını, paslaşmalarını izlerken bile yoruluyor insan.
    üstelik çoğu büyük kulüp gibi sırtını büyük paralarla transfer ettikleri, yabancı oyunculara dayamamıştır.
    kendi altyapısından yerli oyuncular çıkartmayı bilmiştir.
    1 ...
  15. 425.
  16. nasıl pas yaptıklarını anlayamadığım bir takım.

    ya biz de top peşinde çok koştuk, birçok maç da izledik, lakin anlayamıyorum bu adamlar nasıl bu kadar seri pas yapabiliyorlar, herşeyden önce inanılmaz bir zeka lazım bu kadar çabuk oyunu okuyabilmek için. e bu adamlar zeka testiyle de alınmıyor ya takıma.

    takımın farklı bir ruhu var gibi sanki... xavi'yi, iniesta'yı alıp herhangi bir türk takımına yerleştirsen sanki üç pas yapamayacaklarmış gibi... sanki sabri sarıoğlu bile barcelona'da oynasa ayağa tek pas yapabilecekmiş gibi... sanki yılmaz vural ile bile şampiyonlar ligini kazanabileceklermiş gibi...

    sanki.. işte öyle bir takım bu.
    2 ...
  17. 426.
  18. FUTBOLA BAKIŞ AÇIMIZI DEĞiŞTiRMiŞ OLAN KULÜPTÜR.

    ben futbol hakkında çok konuşmam. yazmam da. o efsanevi 5-6 senelik galatasaray başarılarıyla dolu yıllardan sonra da futboldan çok keyif almadım. benim esas gönül verdiğim spor basketboldur. ancak barcelona yıllardır yavaş yavaş benim algılarımın tekrar futbola açılmasını sağladı. 10 senedir bu takımın maçlarını takip etmekten kendimi alamıyorum. kaldı ki galatasaray'ı bile o kadar takip etmek içimden gelmiyor yıllardır.

    canım frank rijkaard ile başlayan dönemden itibaren yavaş yavaş, üstüne kata kata, sabrede sabrede barcelona'nın nasıl bir şekle büründüğünü deneyimleme şansım oldu ilgilenen hepiniz gibi. xavi nin nasıl kendini geliştirdiğini, iniesta nın ona nasıl muhteşem bir partner olarak ortaya çıktığını, messi gibi bir mucizenin nasıl filizlenerek bu kusursuzlaşma sürecine harika bir parça olduğunu, pique nin, dani alves in, puyol un, ve diğerlerinin bile bu puzzle içerisinde nasıl kendilerini ve geribildirim olarak tekrar takımı geliştirdiklerine gün be gün şahit oldum.

    ama bir iki maç hariç hiç şaşırmadım emin olun. beni şaşırtan ender maçlardan biri de 29 kasım 2010 fc barcelona real madrid maçı idi tabi. aslında onda bile öyle aşırı bi şaşkınlık yaşamadım ki bence o maçta tanık olduğumuz şey, bu sürecin farkında olarak yıllardır takip edip, bu fırtınanın nerelere gelebileceği konusunda hazırlıklı olanlar dışında gerçekten çok şaşırtıcıydı.

    kimisi çıkacak şimdi "ulan altı üstü futbol bu. şunun için takındığın tavra, entelektüelleştirme çabana yazık" minvalinden eleştirecek belki beni. ama umrumda değil. çok daha entelektüel konularda bile içimden bu kadar yazmak gelmiyor çoğu zaman. zira burada beni yazmaya iten şey nasıl harika bir top oynandığı değil. bunun altında yatan motivasyon, disiplin, yardımlaşma, yetenek... bana hiçbir kuvvet atıyorum galatasaray'ın fenerbahçeyi eze eze 8-0 10-0 yendiği bir maç sonrası bu kadar derin şeyler yazdıramaz. çünkü bilirim ki geçicidir, anlıktır. 2 sene sonra sığ beyinler gelir kuşa çevirir benim takımımın ruhunu, bütçesini, motivasyonunu. ve 2 sene sonra ben gider bi ukrayna takımının karşısında rezilleri oynarım. burada beni çeken şey işte bu istikrar.

    barcelona takımındaki oyuncuların çoğu altyapıdan yetişti. barcelona 15 yıl önce de inanılmaz bütçelere sahip bir kulüptü. iseseler bastırıp parayı vieri 'yi kluivert 'i , nedved i alamazlar mıydı? şov yapamazlar mıydı nou camp ta bu transferlerle? ha yapmadılar mı? zaman zaman yaptılar ama temel hedef altyapı idi ve arkasında durdular. sabrettiler, belki gece gündüz analizler yaptılar, bıkmadılar ve messiler, xaviler, iniestalar, piqueler ..v.s böyle yetişti işte. inandılar bu adamlara.. hepsi 17-18 yaşında nou camp'a ayak bastı bu adamların hepsi! ve 2 maç kötü oynadılar diye PAF takıma yollanmadılar tekrar. medya bunların ispanya için nasıl değerler olduğunu, nasıl bir gelecek vadettiğini gördü. bizdeki ağzından salya saçan eleştirmenler gibi değildi zira onlarınkiler.

    ne çok uzattım. ama şunu anlatadan kapatmayacağım konuyu... öğle tatilinde barcelona'dan konuşuyorduk bi arkadaşımla. ikimiz de gülerek anlatıyorduk anlattıklarımızı. zevkle... ve o arkadaşım şöyle söyledi:

    - abi cidden ölmeden önce, kaç yaşımda olursam olayım gidip nou camp'ta bu takımı izlemek istiyorum. ve yapacağım da.

    ben gerçekten kalpten "ben de!" dedim.

    ve ben hayatımda sadece 2 futbol maçına gittim. ve bana bunu dedirttiler bu adamlar. ben enizde bir su tanesiyim. benim gibi düşünen dünyada milyonlarca insan var. ve gidiyorlar nou camp'a! basıp parayı izliyorlar bu takımı. fc barcelona kazanıyor, bascelona şehri kazanıyor, ispanyol kültürü ve ispanya ekonomisi kazanıyor. sırf nou camp'ın boş halini görmek için insanlar sıra bekleyip para veriyor arkadaşlar! buradan bile inanılmaz paralar kazanıyorlar. düşünün ki bu başarılardan ötürü, bu anlayıştan ötürü bir stad turistik bir cazibe merkezi haline geliyor. bizde aspendos'a bile giden yok. dünyanın zirvesindeki bir kulübümüz küme düşmemeye oynuyor ve yıllardır, çocukluğumdan beri aynı yalan, aynı terane tekrar tekrar bize utanmadan söyleniyor:

    "Ajax'ın, FC Barcelona'Nın altyapı modelini örnek aldık, harika şeyler olacak"

    hayır olmayacak!
    5 ...
  19. 427.
  20. bu gezegenin takımı olmadığı kesindir.
    0 ...
  21. 428.
  22. ALT YAPISI iLE DÜNYANIN EN iYi TAKIMI OLMA ÜNVANINI NE KADAR ÇOK HAK ETTiĞiNi FAZLASIYLA iSPAT ETMiŞTiR. iLK 11DE 8 ALTYAPI OYUNCUSUNUN OYNADIĞI EL CLASiCODA REAL MADRiDE TARiHi AYAR VERMiŞTiR.

    #10060460
    0 ...
  23. 429.
  24. dünkü bebelerin iki maç kazandı diye tuttukları takım, bizim gibilerin ise ezelden sevdası...

    barcelona bir takımdan ötedir. (bkz: més que un club) dünkü bebeler gibi de son 3 yıldır tutmayız takip etmeyiz
    galatasaray ın camp nou da 2-2 berabere kaldığı zamanlarda o bebeler bu takımı tutmaz adını bilmezdi..
    şimdi herkes bir şey söylüyor... real madrid şampiyonlar ligini kazandığında zidane backham ronaldo figo
    bu takımda iken barcelona diyen bir insan evladı yoktu. şimdi sayfalar dolusu yazıyorsunuz...
    lan olum hatırlarmısınız müthiş a. madrid maçını. hatırlar mısınız ? koeman frikiklerini , puyol un tüysüz halini
    şu anda teknik direktör pep in sıska halini. (bkz: romario), hagi , stoichkov zamanlarını.. cruyff a yetişemedik
    keşke yetişeydik ama olsun messi yi gördük...

    sürekli bir şeyler diyorsunuz ama hiç bir şey bilmiyorsunuz daha fazla kirletmeyin başlığı
    şimdi dağılın ulen !
    1 ...
  25. 430.
  26. 431.
  27. dünyaya futbolu sevdiren takımdır. şiir gibi top oynuyorlar resmen. bu kadar hızlı ve zeki pasları başka bir takım yapamaz, gerçekten çok iyiler. yaşasın katalonya.
    1 ...
  28. 432.
  29. maçlarında 24 saniye kuralı getirilmesi gereken futbol takımı.
    0 ...
  30. 433.
  31. tartışmasız dünyanın en iyi ortasaha+forvet kurgusuna ve oyuncularına sahip takım. geçen seneki inter'den başka bir takım durduramaz gibi duruyor bu takımı. barcelona'ya karşı bu kadar çok alan bırakan jose'yi de ayrıca tebrik etmek lazım tabi. Ancak yine de bu sene la liga şampiyon olamayacaklar gibime geliyor. *
    0 ...
  32. 434.
  33. şu messi xavi iniesta lı haliyle ne zaman bir türk takımı ile eşleceği merak edilen takımdır.
    0 ...
  34. 435.
  35. Dünyanın en iyi oyuncusuna sahip , dünyanın en iyi futbol takımı.
    Ayrıca pas yapa yapa rakibini eriten takım da denilebilir.
    0 ...
  36. 436.
  37. geçen cumartesi sahası camp nou'yu, müzesini gezme şansı yakaladığım futbol takımı.
    maalesef iki gün sonraki 29 kasım 2010 fc barcelona real madrid maçı'na kadar kalamadım, zaten biletler bitmişti, kalanlar da çok pahalıydı ama tüm şehirde bu maç için nasıl bir hava estiğini az da olsa görebildim.
    izlenimlerimi paylaşmam gerekirse:
    öncelikle tüm kent, takımı ile gurur duyuyor. bilirsiniz, katalan'lar zaten kendilerini madrid'ten ve geri kalan ispanya'dan farklı gördüklerini bariz şekilde ifade ediyorlar ve bundan gurur duyuyorlar. barcelona onlar için katalunya milli takımı gibi. zaten o yüzden fc barcelona göğsüne reklam almıyor. onlar için barcelona camp nou tribünlerinde de yazdığı gibi "bir *mes que un club~
    katalanlar ve barcelona taraftarı ne anlatıldığı gibi ayrılıkçı, bölücü, ne de vatan haini. özerk bölge olmalarına rağmen ispanya milli takımı dünya kupası'nı alınca tüm barcelona'da ispanya bayrakları'nın dalgalandığını söylüyor bir garson. ama ispanya ve madrid ile aralarında tatlı bir rekabet var, o doğru. ama birbirlerinin boğazlarına sarılmıyor, bayraklarını yakmıyorlar. katalanlar biraz daha kendini beğenmiş, biz farklıyız diyor, övünmeyi seviyorlar sadece.
    öte yandan madrid ve valladolid'te de aynı düşmanlık görülmüyor katalanlara karşı, ama rekabet çokça var.
    bu durumu türkiye'ye uyarlamak gerekirse bu kesinlikle güneydoğu sorunu gibi değil, sanki biz izmir'lilerin kendini beğenmişliğine, biz farklıyız demesine daha çok benziyor. kan davası yok, tatlı çekişme var.
    real madrid maçları öncesi maçın heyecanı bir hafta önceden başlıyor. ben de bu havayı az da olsa tattım. herkes bu maçı ve mourinho'dan rövanşı alacaklarını konuşuyordu. mourinho'ya çok bilenmişler. hem geçen seneden dolayı, hem de maç öncesi "barcelona beni iyi tanır" tarzı burnu büyük açıklamalarından dolayı.
    barça taraftarı o kadar sempatik ki; türk olduğumuzu öğrenince barça maçlarını türkler izler mi diye soruyorlar hemen; "deli misin tapıyoruz" deyince mutlu oluyorlar, "görün dünya'nın en büyüğü biz olacağız" diyorlar. sanki en büyük onlar değilmiş gibi?
    camp nou şehrin kuzey batısında, havalimanından yaklaşık 15 km uzaklıkta. mesela barcelona aktarmalı bir uçuş yapacaksanız, ve 3 saat boşluğunuz varsa rahatlıkla taksi ile 25 euro'ya camp nou'ya gidebilir, 20 euro'ya stadı ve müzeyi gezebilir, havalimanına geri dönebilirsiniz, eğer bir futbol tutkunu iseniz.
    camp nou dışardan çok ihtişamlı değil, eski bir stad. ama içine girildiğinde o bilindik barcelona ruhunu hemen size aşılıyor. stad çok büyük, ve müzesi çok profesyonelce ve zekice tasarlanmış.
    ilk önce kupaları görüyorsunuz. şampiyonlar ligi kupasını, hem de bir değil birkaç tane, burnunuzun dibinde görmek, ve onlarla fotoğraf çektirmek hakikaten çok heyecanlı. müzesinde alınmadık kupa yok. 2009'daki alınan 6 kupa için ayrı bir köşe yapmışlar. bu müzeyi görünce insan hakikaten fenerbahçe, galatasaray yalan, biz kendi kendimizi aldatıyoruz demeden geçemiyor.
    soyunma odaları, basın odası, eski maçların gösterildiği sinema odaları, ve dokunmatik ekranlı panolardan sonra stadın zeminine iniyorsunuz ve dakikalarca boş tribünleri izliyorsunuz hayran hayran.
    özellikle soyunma odasından zemine çıkan tünelde atmosfer muhteşem, hoparlördenden taraftarın tezahüratları veriliyor, ve gerçekten o an sanki 100 bin kişinin önüne çıkıyor gibi hissediyorsunuz.
    stad içindeki ve özellikle scorboard'taki turkish airlines reklamları sizi şaşırtıyor.
    bu arada öğreniyorsunuz ki, camp nou 1950'lerde yapıldıktan sonra, kral katalanlardan altta kalmamak için benzerini madrid'te yaptırmış. *
    ve turun sonu sizi fc barcelona formalarının satıldığı dükkana çıkarıyor. o kadar etkilenmiş oluyorsunuz ki, ister istemez birkaç atkı alıyorsunuz.
    özet olarak,
    geçen haftaya kadar fc barcelona benim için real madrid'ten, milan'dan çok ta farklı bir kulüp değildi, ancak şu an benim için de artık "mes que un club". bir misyonları, onurları, duruşları var. ve gerçekten taraftarı ile, şehri ile, stadı ile çok ama çok sempatikler.

    edit: camp nou ve müzesi ile ilgili çektiğim tüm fotoları uludağ galeriye eklemiş bulunmaktayım. #83105 ve #83121 arası fotolar... barça sempatizanları için hizmette sınır yok. *
    4 ...
  38. 437.
  39. real madrid'e futbol dersi veren, bizi ekran başında keyiflendiren ve yüzümüzü güldüren takım. guardiola'nın aslan öğrencilerinden oluşur.
    0 ...
  40. 438.
  41. 439.
  42. adamlar radara bakarak oynuyor.
    2 ...
  43. 440.
  44. futbol zevkimin içine eden takım. arkadaşım rekabet olmadan da olmaz ki biraz kötü oynayıverin, bilerek yanlış pas atın mesela... zorlanıyormuş gibi yapın lan hiç olmazsa. lan iddai oranları da düştü zaten para da vermiyosunuz aq!
    2 ...
  45. 441.
  46. 5-0 lik Real Madrid zaferi icin hazirlanmis guzel bir calışma...http://www.youtube.com/watch?v=XHOkE14XHwg
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük