21. yüzyılda mantıksız ve tuhaf bir düşünce örneği gibi dursa da aslında insanın karanlık yönünün ideolojisi. acı çekiyorsak her an faşist olabilir ve dünyayı değiştirmek için çabalayabiliriz. komik söylemlerle halkı galeyana getirip sağlıklı bir insanın yapamayacağı şeyler yapabiliriz. yahudileri gettolara tıkıp sabun yapabiliriz. her gün daha fazla nefretle dolup, insanlara acizliklerini göstermek istercesine onların üzerinde yeni deneyler yapabiliriz. bunu yaparken de sanki kutsal bir şey yaptığımızı düşünüp daha fazla kan dökmekle hedefimize daha hızlı ulaşabileceğimizi düşünürüz. her geçen gün biraz daha yok ederiz kendimizi ve o güçlü adam(aslında en aciz adam) yok olur gider. anlamsızlık gelip yerleşir yine. insanlar hayatı kavrayamadıkları sürece mutludur. kendilerini aşan fikirleri beğenmezler. ne zaman acı çekerlerse bir kurtarıcı ararlar: hitler!
ahmet kaya gibi bir insanı ben ailemden dolayı kötü tanıdım. daha yeni tanıyorum bu güzel insanı ve faşizm işte böyle bir şey. suç bu zamana kadar insanımıza kardeşliği değil kini gösteren, haksızlık karşısında susan lanet medyanın, suç yıllarca insanlara zulüm eden devletimizin.*
özgürlük kelimesine tahammül edemeyen ideoloji. baskıcı tavırlarıyla akıllarda yer etmiştir ki bu tavırlar toplu katliamlara bile neden olmuştur. (bkz: 1978 maraş olayları), (bkz: sivas katliamı), (bkz: dersim olayları)
gücün üstünlüğüne inanan ve icraatlarını haklılığa değil güçlülüğe dayandıran kimse ( ne oldu aklınıza biri mi geldi) faşisttir. faşizmde eylem önce gelir, ardından bu eylemi haklı göstermek için teori üretilir.