toplumumuzda ne denyoların varolduğunu görme sebebidir vesselam, sağolsun, pek yaşasın.
ulan adamın sikini açıp da kıbleye işemişliğinden tutun da camide amuda kalkıp otsbir çekmişliğine kadar türlü terane dönüveriyor ortalıkta, aman dikkat.
öncelikle "fazıl say kimdir, nedir" diye bakmak lazım. kendisi bir müzisyen ve hemen her insan gibi kendi düşünceleri, fikirleri ve bakış açısı var.
bakıyorum da "yok sanatçısın diye hakaret mi edebilirsin" edebiyatı döndürüyor kimi kâmil insanlar. ulan dalyarak diyesi geliyor insanın "adam röportajda" demiyor ki budur diye, kendisine ait bir sosyal sayfadan dillendiriyor. tıklamazsın, bakmazsın, sifonu çekersin olur biter. sana giren çıkan ne?
bir de hukukçular var ki akla zarar "tck 216 madde" diyiveriyor. tabi amk. "gavur izmir" diye kıçının kılcal damarını yırtan da fazıl say'dı zaten.
ve işin en garibi "3 tane fazıl say bestesi" bilmeyen adamlar, bu adamın yediği tüm naneleri ezbere biliyor.
haklı adamdır, sapına kadar da haklıdır, dibine kadar da haklıdır. hadi siktirin gidin dava açın şimdi.
huriler, şaraplarla cennet mi olur? madem ulaşmak itediği budur kişinin bu dünyada da şarap ve huri(temsili kadındır) yok mudur? ne için çabalasın kul?
tabi herkesin kapasitesi farklı, o konuya girmiyorum bile.
"şimdi ben burada fazıl hakkında ve ceza aldığı dava hakkında olumlu düşüncelerimi belirtsem sonra da fazıl'ı övsem suçu ve suçluyu övmek gibi bir durumdan içeri alınır mıyım?" gibi bir sorunun zihnimde dolaşmasına vesile olmuş cesur sanatçı.
ayrıca şöyle de bir şey var:
böyle bir suçun varlığından söz edecek olursak, vekillere dokunulmazlıkları dolayısıyla bulaşamayacağımızdan onların çocuklarının benzer söz yahut eylemlerini ortaya çıkartsak ve kendi durumumuzu emsal gösterip "geri çekilin yoksa çocuk hapse girer" desek, yırtar mıyız? he sözlük?
bakın bundan yıllar sonra vefat ettiğinde şimdi nazım hikmet için nasıl insanlar pişman oluyorsa o gün insanlar yine fazıl say için pişman olacak. böyle yetenekleri koruyup kollamamız gerekirken şu şakirtkafalar yüzünden sayısı az olan değerlerimizi kaybediyoruz. hani ifade özgürlüğü vardı teröriste sayın diyen orospu çocukları ceza almıyor hayyam rubaisi paylaşınca suç oluyor. afedersiniz ama s*kerim adaletinizi
her müslümanı şakirt zanneden bir takım cahillerin hakaret ve saygısızlıklarını hoş gördüğü kişi.
adam: "bilmem farkettiniz mi ama nerde yavşak adi magazinci hırsız şaklaban varsa hepsi allahçı, bu bir paradoks mu?" diyecek. cennete kerhane ve meyhane diyecek. sonra da "ama özgürlük yeaa" diye savunulacak.
gidin kendi ailenize, kendi kutsalınıza sövdürün sonra geçip karşısına iyi sanatçı diye ahkam kesin. dine söven adamı savunmayın!
bu başkalarına olan hazımsızlık, inançlara yapılan hakaretler nasıl savunulabiliyor hiç anlayamadım zaten.
ben dünyada saygıyı hak eden bir adet putperest için dahi; tüm putperestlere saygı duyuyorsam,
sen de saygıyı hak eden allah'ın bir kulu için; onlara saygı duymak zorundasın sayın say.
islam, bana göre değil diyebilirsin. inanmıyorum, doğru bulmuyorum diyebilirsin.
fakat; senin yaptığın çok başka. benim en değerlime, allah'a dil uzatamazsın.
hakaret boyutuna varan bir söz öbeğini, düşünce özgürlüğü adı altında yutturmaya çalışamazsın.
sen düşünmüyorsun ki özgürlüğün olsun. eğer düşünüyor olsaydın, insanların inancına laf etmezdin.
bu kadar cahil olmazdın. aydınmış, kültürlüymüş. hadi be oradan.
sen de bazı şeyleri; sanatının önüne koydun ve gözümde bittin sayın say.
asıl üzüldüğüm nokta ise; bu insan dine laf uzatıyor, fakat insanlar siyasi görüşlerine göre 2'ye ayrılıyor.
şu sahteliğe bakar mısınız. bırakın siyaseti miyaseti. biraz kendiniz olun ve öyle düşünün.
eğer bu adamın dedikleri doğru olsaydı fakat senin ideolojin de tam tersi olsaydı, yine aynı şeyleri söyleyecek miydin?
ki; bazılarına göre bu böyle.
empati yapıyorum.
bir bir inançsız olsaydım, niye başkalarının dinine laf atma gereği duyardım ki.
benim 2 sene sonra kurulacak olan dine dahi saygım varken, seni hangi duygu bu hale getirdi?
sanıyorum bunda, islam'ın yanlış kişiler tarafından, alaycı bir şekilde tanıtılmasının da rolü var.
hocanın biri kurban kesmeyin ayakkabı dağıtın diyor. başka bir hoca evine gelen kadına tecavüz ediyor.
biz genelleme olayının bir tarafına koyduğumuzdan mıdır nedir, biri bir şey yapsa tüm topluluğa mal ederiz.
sayın say, sana iki çift lafım var; okumuş etmiş adamsın. paran var pulun var. yakışır mı sana inançlarla oynamak?
yakışır mı sana bunca müslümanı aşağılamak? anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor!
ama ben boşuna konuşuyorum...
inancı tanımayan adama inancı anlatmaya çalışıyorum.
sen mi büyüksün? hayır! ben büyüğüm! yani pangaea usta!
sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç! gözümde pul kadar bile değerin yok. ama şunu iyi bil, ne allahıma ne de inancıma hiçbir şey yapamayacaksın! yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, inançla bağlıyız. bizler birbirimizi seviyoruz. biz bir aileyiz. biz güzel bir aileyiz. bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun! dokunma artık inancıma! dokunma değerlerime!
eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, pangaea usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni! anlıyor musun? vururum ve dönüp arkama bakmam bile!
öncelikle cennete kerhane ve meyhane diyenin ömer hayyam olduğunu belirtmekte fayda var. fazıl say'ın ceza aldığı ifade 'allahçı'lara yavşak dediği ifadedir. burada da türkçesi kıt insanların yavşaklığını görüyoruz.birşeylerin -cısı, -cisi dediğimiz insinsanlar, o kavram için başka bir kelime yoksa iğnelemek için kullanılır genelde. yani söylenenin müslümanlarla değil, müslümanlığı vitrin haline getirmiş yavşaklarla doğrudan bir ilgisi vardır. kendisi aklıbaşında bir ateist olarak inananlara kaba etiyle güler diye düşünmeme rağmen ifadesinden dolayı ceza alması politiktir. bu konuda kendisinin ve diğer inançsızların arkasında olduğumu belirtmeyi bir sorumluluk bilirim.
düşünceleri ve ifadeleri nedeniyle belirli kişilerin hedef aldığı sanatçıdır. onun sanatından ve ya düşüncelerinden bahsedip burada saatlerce övmek istemiyorum. sonuçta bilen bilir kendisini.
hala hakkında allah'a küfretti diyenlerin olduğu piyanist.
lan adam dindar değil eyvallah ama adamın derdi de dinle değil, dincilerle. hani allah kitap deyip, yüz kamerayla camiye giden sonra ihale ayartan, milleti soyan dincilerle. müslümanım deyip haçlı ordularına askerlik yapan dincilerle.
ne yapmış allah'a laf etmiş miş. hayyam'dan o müthiş adamdan, bir iki dize paylaşan bir adamın tivitini rettivit filan yapmış. 10 ay hapis, biliyoruz ki bu cezayı yatmayacak ama bu cezanın verilmesi abes, çünkü ortada gerçekleşen bir suç yok.
sadece bir hayyam dizesi var. cenneti salt bir zevk yuvası olan gören yobazlar için yazılmış bir hayyam şathiyesi.
al bak şathiye neymiş, sonra söyle bakayım "allah aşkı" için, küfür var mı yok mu ?
Ne kadar 'ileri demokrasi' ülkesi olduğumuzun bir kere daha gözlerimizin önüne serilmesine sebep olan sanatçıdır.
Bugün Yılmaz Özdil yazmış,halimiz dramatik olmaktan çok komiktir artık.
Buyrun okuyun http://www.hurriyet.com.t...d&utm_medium=facebook .
verdiği güzel eserlere rağmen işi gücü halka ve halkın inaclarına begenilerine hakaret etmek olan bir besteci.
DÜnyaca ünlü bir besteci olmak adam olmak demek değilmiş demekki.
Müzik iyi de kişilik sıfır.
Yaptığı yanlış; yanlış ülkede yanlış zamanda doğması felan değil, halkı alenen cahil bir insan kitlesi olarak görmesi. başka beğenilere kendine gösterilmesini istediği saygıyı göstermemesi.
başbakan olmasından korkulandır. tayyip şiir okudu yattı çıktı başbakan oldu, ülkenin hali ortada... şimdi bu da müzik yapacağına bu işlere girer falan aman uzak dursun!