ingilizler futbol centilmenlerin sporudur derken, futbolla alakası olmayan hareketlerle türklerin gonlunde taht kurmuştur.
tamam olabilir belçikalı teknik direktor fatih terim'i provoke etmiş olabilir, ancak takımının kazanmaya ihtiyacı varken yaklaşık yarım saat belçikalı teknik adamla uğraşmak, klubeden çıkmak ordan oraya gitmek ne? rıdvan dilmen'in programında yaptığı teknik yorum şöyleydi, takım topu kanatlara aktaramıyordu kanatları kalabalıktı, forvete veremiyordu çakılı kaldılar, pas yapmaları gerekti ama emre'nin yanına kimse gelmedi fatih terim de bunu görmedi diye kesti, maçın özetlerine bakıyorum tam o dakikalarda fatih terim'in görmesi gereken dakikalarda, fatih terim belçika klubesindeydi, maçla alakası yoktu.
belçika teknik direktörüne eliyle kurt işareti yapan türkiye a milli futbol takımı teknik direktörü.
olacak iş değil, ne alaka? belli ki olaylı isviçre maçından hiç ders almamış, sahanda misafir olan yabancı hocanın üzerine yürüyorsun, görevini yapmaya alışan 4. hakemle saçma salak itişiyorsun.
maç sonrası uefa'nın norveçli delegesi tarafından ifadesi alınmış, bir ceza alması muhtemel görünüyor. bazı kanallarda da, futbol şov işi diye yaptığı hareketler mazur gösterilmeye çalışılıyor, aferin bu kafayla devam, gaz vermeye devam edin.
emre belözoğlu' nu 1996' da a takım kadrosuna almış, 1996 - 1997 sezonunda ali sami yen stadyumunda oynanan ve 5 - 1 galatasaray galibiyeti ile biten ankaragücü maçında ona son 10 dakikada forma vermiş eski galatasaray ve şimdinin milli takım teknik direktörü.
rahatsız..kendisi sadece bu ulkede futboldaki degisimin nimetlerinden yararlanan vasat bir teknik adamdır. elindeki potansiyeli cogu zaman dogru kullandıgını soyleyemeyiz.
turk futbolu bugun avrupa arenasına cıkmıssa bunu derwall ile baslayan surece borcludur.
seksenlerin sonuna kadar degil antreman yaptıgı saha mac yaptıgı saha cim olan kac tane
anadolu klubu vardı? yugolardan baska yabancı futbolcu mu geliyordu turkiye ye?
bugun turkiye de futbol her ne kadar carpık gelismis olsa da bir sektor haline gelmis.
dune kadar oyle degildi, yereldi. yerel oldugu olcude de vasatı asamıyordu.
ve bugun hala yerel olarak kalmıs olsaydı yine asamayacaktı. bugun artık ulkeler
bazında futbolda ekoller ortadan kalkmaya basladı. cunku milli takımlar cogu zaman
"safkan" degil. olması da gerekmiyor ama bu durum ekol kavramını ortadan kaldırıyor.
şansı devam etmediği takdirde, 2010 dünya kupası elemelerinden sonra milli takım'dan ayrılması muhtemel olan teknik direktör.
zira Hiç kimse euro 2008'deki başarıyı terim'e bağlayamaz, tamamen kocaman yürekli futbolcularımıza aitti. hamit'i sağ beke hapsedip sakatlık sonrası orta sahaya çekişi ve çek maçı'ndaki 3 asist, sakatlıklar sonrası zorunlu olarak sahaya sürdüğü almanya maçındaki kadronun süper futbolu .. uzar bu.
iyiden iyiye usandırdı, bıktırdı. ulan sevdik, bağrımıza bastık, imparator dedik. ama aga bu nedir hep bi yere sataşmalar, hep bi yerlere laf sokmalar. uyuz uyuz tripler.
basın toplantısında bi soru geliyor: Gelecege dönük planlarınız nelerdir? şeklinde "milli takımı bırakmıyacam. ama yanına belki başka bir takım olur" gibilerinden laf ediyor sırıtara. herife bak ya kendi alıyor, kendi veriyor. bi de sırıtması falan yok mu adamı delirtiyor. milli takım elinde oyuncak sanki.
ayrıca emre'nin fahri babalığını da üstlenmiş terim. sanki hıncal uluç yanlış bir söylemiş gibi suçu yazarlara atıyor. valla dua edelim de yenilmeyelim. yoksa terim yine kamera karşısına geçip şovunu yapar. giydirmeye başlar.
eskiden bazı fenerli dostlar bu terim yüzünden milli takımı destekleyemiyorum diyorlardı da kızıyordum. cidden bu terim artık bokunu çıkardı. kendini tek, alternatifsiz falan sanıyor heralde.
istanbul Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'nda ders verecek milli takımlar hocası. ayrıca ermenistan maçı'ndan önceki basın toplantısında ve akabinde antremanda giydiği nike tshirtü feciydi on üstünden 3 veriyoruz ve kameralarımızı servet'in sümüklerine çeviriyoruz.
serie a ile fazlaca ilgili a milli takim direktoru.
uzun suredir sesi solugu cikmadigindan oturu merak etmekteydim kendisini; ancak yine biraktigimiz gibiymis. la gazetta icin serie a degerlendirmesinde bulunan imparator hazretleri bu seferde jose mourinho'ya tas atmislar.