galatasaray'ın mevcut durumunda takımın başında olması gereken yagene kişi. galatasaryın lejnolerde değil gladyatörlere ihtiyacı var. bu gladyatörlerin en büyüğüde terimin bizzat kendisidir.
görünen odur ki kendisine iş teklif edebilecek yegane yere geri dönmüştür. ettiği bütün büyük lafları yutarak, türkiye'de artık kulüp takımı çalıştırmam, galatasaray benim için çalıştırıcılık anlamında bitmiştir beyanlarını kendisi unutmuş olabilir de bizler hatırlıyoruz. balık hafızalılığımıza güvenerek üstüne bir doz da '' galatasaray söz konusu olduğunda gerisi teferruattır '' enjekte etti. fatih terim'in tükenişi yeni bir şey değil, yazık olan galatasaray'a.
eğer ki gene türkiye'yi tarar yeni genç yetenekleri bulup takıma kazandırırsa, yine başarılı olur. ama necati'ymiş batuhan'mış bunun gibi adamlarla uğraşırsa işte o zaman bizim bittiğimiz gündür.
kendisine olan güvenimi takımda var olan malum kalas yapılanmasına karşı olan tutumu belirleyecektir. hadi serveti de tuttu diyelim. en azında gerisini göndersin. yepyeni türk oyuncularla yenilesin onların yerlerini.
galatasaray taraftarının çok şey beklediği hocadır.
bu akşamki telegol programında geçmiş tecrübelerinden ders aldığını belirten hoca. inşallah öyledir, yalnız gene eski tüfekleri takıma çağırma durumları filan varmış, inşallah bundan zarar görmez takım, ümit davala, ergün pembe vs gibi kişiler takıma katkıdan çok zarar da verebilir, kendi aralarında sürtüşmeler filan yaşanırsa takım kötü etkilenir.
öbür taraftan abd.den kondüsyon uzmanlarının getirtilecek olması da olumlu bir durum, takımın kondüsyonu iyi olduktan sonra çoğu maçı çeviririz evelallah.
ne yaparsa yapsın 6 kasımdaki 6-0 lık mağlubiyeti unutturamayacaktır hocadır. haa unutturmak istiyosa telekom arenada feneri 6-0 yenebilmelidir. bir maçta baktın takım 3-0 geri düşmüş, yığ bütün takımı defansa, bu maçta bi halt yiyemeyecez bari fark yemeyelim de, ama yok, adamlar her bir golü bomboş pozisyonda attılar, yazık.
sabri ugan söyleşisinde şöyle bir cümle kurdu fatih terim'in galatasaray'a 3. gelişi için.
''oğlum ben ona sarıldığım zaman hiçbir şeyden korkmadığını söyledi. galatasaray için de fatih terim aynı bu şekilde işte.''
aldığı başarılar* ya da başarısızlıklar* falan değil galatasaray taraftarını yeniden umutlandıran ya da kızdıran. bu çok farklı bişey. güven, sevgi, inanç. bilmiyorum. takımın başında sizin kadar amatör! bi profesyonel olduğunu görmek, takımı onun ellerine bırakmak bile rahatlatıyor içimizi. şimdiden umutsuzluğa kapılanlar saymıyorum bile. hiçbir zaman da saymayacağım onları zaten! tek diyebileceğim grande fatih terim!
ilk gelişinde, arkasında paralı bir yönetimin olduğunu, ikinci gelişinde ise para yok deyip duran bir başkanın olduğunu unutmamamız gereken teknik direktör.
ilk gelişinde barcelonanın popescusu, brezilya takımının kalecisi, karpatların maradonası hagi.si, filan vardı, hakan şüküre bile büyük paralar ödeniyordu, hakan şükür takımda tutuldu, başarı geldi. fatih terimin eline iyi takım vermeniz lazım önce.
Beni tek kuşkulandıran nokta, takımın kaynaşması olacak, ilk geldiğindeki gibi okan emre suat üçlüsünden bi tane daha bulup çıkarması lazım, yoksa bu iş olmaz. şu an takımda yerli oyunculardan arda dışında göze batanı yok, ne yapacak bilmiyorum, belki alt yapıdan oyuncu getirecek, bize sabredin bir iki sene diyecek bilmiyorum.
ama bu sefer de başaramazsa fatih terim kötü bir efsane olarak kabuğuna çekilecek, tüm kariyeri bitecek. o da bunun bilincindedir diye düşünüyorum.
gelişini 6 ay öncesinden zaten müjdelemiştik; (bkz: fatih terim/#10666074). adnan sezgin'in gideceğini belirtmiştik ve yine belirttiğimiz gibi erken seçimler yüzünden tüm yönetim değişti.
6 ay önceki maddeler ile herhangi bir değişiklik yok. transferlerin 1 ay içerisinde bitirilmesi planlanıyor. ağustos ayına kesinlikle transfer bırakılmayacak. takımdaki yerliler için fatih terim'in raporu bekleniyor ama büyük bir değişiklik olmayacak. yabancılardan bir çoğu ise takımdan ayrılacak. kalması planlanan yabancı isim şimdilik sadece cana ve culio. baros hakkındaki nihai rapor yönetime bir kaç hafta içinde sunulacak.