sadece, galatasaray' ın çatır çatır top oynayıp söke söke aldığı üst üste dört şampiyonluk için bile bir fenerbahçe fanatiğinin - taraftar değil fanatik - saldırabileceği imparator. bir an kendinizi bir fenerbahçe fanatiği yerine koyun, her sene üstüne koyarak daha iyi oynayan ve dört senenin dördünü de şampiyon bitiren bir de ülkeye ilk avrupa kupasını getiren bir galatasaray izliyorsunuz. elbette kendilerine yediremeyecekler. rakip kulüplerin başarılarını tebrik etmeyi beceremeyen başkanlara hayran fanatiklerden başka şey beklemek de saçma olur açıkçası.
fatih terim haksızlığa boyun eğmez, düzene eyvallah demez. babacan bir adamdır, herkesi sever sayar. en çok da Galatasaraylının saygı göstereceği adamdır. bırakın Galatasaray, tüm türkiye toplumunun en azından 2008 üçüncülüğü için bir gram saygı göstermesi gereken insandır.
fatih terim galatasarayı senin benim kadar çok sever, belki senden benden çok.. en çok o sahiplenir takımı, sorumluluk alır, aldığında terinin son damlasına kadar harcar fatih terim maçlardan sonra ter içinde kalmıştır, çünkü başında bulunduğu takım yalnızca çalıştığı takım değil, aynı zamanda aşık olduğu takımdır. terim büyük insandır, imparatordur. nice başkanlar gider, terim kalır benim gözümde.
anlık yere düşen Galatasaray logolu mikrofonu yerden kaldırır terim, Galatasaray yerde durmaz, hep dik durmalıdır der.
son olarak,
ben Galatasaray'la yaşıyorum
Galatasaray'ı yaşıyorum
aslolan Galatasaray'dır
ilk resmi maçta yanlış kadroyla sahaya çıkan teknik direktördür. neye göre yanlış? hakan balta ve gökhan zan seçimi doğruydu. çünkü yabancı sınırlamasının ligin ilerisinde başına dert açabileceğini ve alternatif üretmesi gerektiğini biliyordu. oyuncu psikolojisini çok iyi bildiği için de bu kararı fenerbahçe maçında alarak oyuncuları heyecanlandırdı.
bununla beraber, fenerbahçe'nin atak oynayacağını düşünerek orta sahayı biraz daha savunmacı tuttu. 4-4-1-1 tercihi bu yüzdendi. 4-2-3-1 diyen futbol bilmezlere itimat etmeyiniz.
maç ilerledikçe kazın ayağının öyle olmadığı anlaşıldı ve forvet çiftlenerek geçen seneki sisteme dönüş yapıldı. 4-1-3-2; doğru olan da buydu. neden umut oyuna alındı? ilk paragrafta açıkladım. bundan sonra fb'nin 10 kişi kalmasının da yaptığı etkiyle pozisyonlar arttı. lakin son vuruşlardaki beceriksizliğin sorumlusu fatih terim değildir.
maçı ilk yarıda bitirebilirdi. yani 4-1-3-2 veya 4-3-1-2 sistemiyle başlasa, burak-drogba ikilisini tercih etseydi; bunun haricinde hamit altıntop'tan kurtulabilseydi... ben maçın ilk yarıda biteceğini tahmin ediyorum şahsen. ama kazanmaya oynamayıp, bir alternatif denemesini haklı buluyorum. kupayı kaybetseydi, bu hakkı verip vermeme hakkım saklıdır *
Trabzonspor'a 12 kupa kazandıran Ahmet Suat Özyazıcı ile birlikte Türkiye'nin en çok kupa gören teknik direktörü. dün Süper Kupa'da da mutlu sona ulaşıp 13 kupayla bu unvanın tek başına sahibi oldu.
hakkını teslim edeyim; süper kupa maçına doğru kadroyla çıkmıştır. kupayı aldı diye demiyorum, isimler açıklandığında böyle düşünmüştüm. drogba, snayder ve burak ile oynayamaz gs. ileri uçta ya snayder-drogba ya da umut-burak ikilisi oynar.
weboya karşı kafa toplarında iyi olan gökhan zan ve Topuz karşısında amrabat tercihleri doğruydu.
yanal düşünemedi bunları. düşünseydi Kadlec, caner ve alper ilk onbirde olurdu. doğruya doğru.
fenerbahçe fanatikleri' nin asla sevmeyeceği adam. 4 sene üst üste ezeli rakiplerinin şampiyonluğunu izlettirdi, bunu yaparken galatasaray' a çok iyi futbol oynattı. bir avrupa kupası ile bu süreci tamamladı. geldi, iki senedir galatasaray' ı şampiyon yaptı, iki süper kupayı fenerbahçe' den iyi futbol oynatıp aldı.
elbette şımarık ve şuursuz bir fenerbahçe fanatiği fatih terim' i sevmez ve kıskanır.
artist olduğu gerçeği tüm dünyaca kanıtlanan adam. ulan kamera onu çekiyor kendini görüyor hareketler hemen değişiyor. bu kadar numaracı olunur mu? evet.
kafaya koydu "ne kadar kupa varsa kazanıcaz" diyor yine. 2-3 seneye avrupada bir kupa daha gelecek, bence fenerli arkadaşlar kendilerini hazırlasınlar şimdiden.
fener kadrosunun idaresini eline verseler arsenal eşleşmesinde tur atlamak hayal değil, gayet reel, makul bir düşünce olabilirdi*. beşiktaş'ın q7'li, guti'li kadrosunu yönetseydi yine avrupa gündemine otururdu. kupasız yaprak dökümü yaşamazdı o kadroyla. türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük hocasıdır. dünya çapında kariyere sahip oyuncuları takım sistemine adapte edip oynatabilecek türkiye sınırları içerisinde başka adam yok ne yazık ki.
ismini tartışmak bile anlamsız.
egosu tavan yapmış galatasaray teknik direktörüdür. bugün yapılan ortak basın toplantısına ersun yanal'ın yanına ümit davala'yı göndererek bana istanbul antlaşmasını hatırlatmıştır. avusturya-macaristan kralı, osmanlı sadrazamıyla eşittir.
edit: 7 maçlık cezası varmış, o yüzden katılamamış. ama bu yine de egosunun alçak olduğunu göstermez.
(bkz: grande)
5 mart 2004, lisel son sınıf öğrencisi olarak tv başında oturup, florya dan canlı yayın yapan kanalı izliyorum. ekranda fatih terim, içimde de kötü bir his var. imparator konuşmaya başlıyor, benimse kalbim deli gibi atmaya. ve korktuğum başıma geliyor, imparator istifa ediyor.
ağlıyorum, başarısız da olsak takımın başında fatih terim' in olması gerektiği düşündüğüm için, fatih terim' in galatasaray demek olduğunu bildiğim için ağlıyorum.
yıl olmuş 2013, yine gitse yine ağlarım. fatih terim ömrü yettiğince burada kalmalı, çocukları ağlatmamalı.