bu sabah teknesinde eli halata sikisinca parmagi az kalsin kopacakmis.bodrum da mudahale edilmis. ozel ucakla istanbula gelmis. simdilik bi seyi yokmus. haberi gorunce dun fenerbahce sukru saracoglu staydumu nda baz istasyonu takilmasi sirasinda dusup olen teknisyen geldi aklima.*
bu aralar zor günler geçirmekte olan ağır abimiz. lucescu' nun kör kör parmağım gözüne kadıköy' de uefa kupasını alması yetmezmiş gibi mustafa denizli' de çifte kupa alma yolunda. şiddetli travma. allah yakın çevresindekilere sabır versin.
üzülerek tanım yapıyorum ki, milli takımlar sorumlusu. kariyer olarak gerçekten en kariyerli türk hocadır kendisi. ancak acaba bu onun yaptığı fahiş hataları görmezden gelmemizi sağlar mı? ben kendimce fatih terim'e tepkili olmamın nedenlerini nacizane açıklamak istiyorum, eminim bana hak verenler de haksız bulanlar da olacaktır, normaldir.
- öncelikle bir milli takımlar teknik direktörünün görevi, o ulusun vatandaşı olan futbolcular içerisinden en iyi olanları seçmek ve onları milli takıma çağırarak en güçlü kadroyu kurmaktır. ancak fatih terim bunun yerine kendi sevdiği futbolculardan oluşan, onun bağırıp çağırmalarına bir çocuk gibi boyun büken köle ruhlu futbolcuları kadroya dahil ediyor.kendisine karşı (saygısızlık etmeden tabi ki) herhangib bir fikir ayrılığı beyan eden kadroya giremiyor bir daha. tabi sadece kendisine değil son olaylara kadar bu durum emre belözoğlu ile tartışanlar için de geçerliydi ancak gariptir ki kendi yarattığı emre canavarı sonunda terim'e de tırnak gösterdi. kimdir bu futbolcular derseniz; ibrahim toraman (milli takımda hakan balta stoper oynuyor buna dikkat), gökdeniz karadeniz, fatih tekke, yıldıray baştürk.
- bir milli takım hocasının diğer bir görevi de gelecek jenerasyonu hazırlamak veya hazırlatmaktırç bu nedenle özellikle çifte vatandaşlığı olan genç yetenekleri takip ederek onları türk milli takımına kazandırması gerekirdi, bu şekilde kaybettiğimiz yetenekler bugün avrupa transfer piyasasında adı geçen veya başka milli takımlar tarafından oynatılan kaliteli isimler. mesela mesut özil (bu konuya soraki maddede değineceğim), serdar taşçı, gökhan inler, ekrem dağ (sol bekte ibrahim üzülmez oynuyor, yazık).
- ilk maddede bahsettiğim gibi terim kendi kafa yapısına uyacak oyuncu istiyor. çünkü kafasında oturmuş bir oyun mantalitesi veya taktisyenlik özelliği yok. tek bildiği gaz vermek, motivasyon. evet bu konuda başarılı olabilir ama her zaman şans euro 2008'deki gibi yanımızda olmayabilir. bu nedenledir ki de mesut özil alman milli takımını seçmiştir, profosyonellerle çalışmak istediği ve köle olmak istemediği için.
- son olarak da türk futbolunun sırtındaki keneler hep fatih terim'in ürünüdür. sabri sarıoğlu, (beşiktaş'a tigana'yı gaza getirerek dayadığı) baki mercimek, selçuk şahin, emre belözoğlu. bu isimler türk futbolunu hem yetenek hem de karakter olarak zayıflatan kişilerdir ve ortak yönleri fatih terim tarafından keşfedilmiş olmalarıdır.
sonuç olarak, belki bir dost olarak iyi bir insandır, bilemem. ancak türk futbolunun en önemli mevkilerinden birini işgal edecek kadar donanımlı bir futbol adamı değildir.
yalçın küçük'ün hem futbol bilmemekle, futbolu öğrenmemekle ve fethullah hoca'nın güzel çocuklarını milli takıma almakla suçladığı, ayrıca soyadının yemen'in doğusundaki hadramut bölgesinde bulunan yahudi kasabası terim (tarim)'den geldiğini ve ibrani asıllı olduğunu iddia ettiği teknik direktör. ben iddia etmiyorum, eden yalçın küçük. yalçın küçük'ün dayanağı tudor partiff'in yazdığı ve israil'in kayıp 13. kabilesinin bulunmasını konu alan "Journey to the Vanished City: Search for a Lost Tribe of Israel" (Kaybolan Şehre Yolculuk: israil'in Kayıp bir Kavminin Aranması) adlı kitaptır.
her yaptığı olay olan adam . başarılı mı başarılı , hırslı ,sabırlı ,türkiyede bir o birde şenol güneş başka da teknik direktör yok . boşuna herkese 'imparator' ünvanı verilmez .ultraaa zekiiii .
geçen sezon millete poz kesip havalara girip köşe yazarlarına önüne gelen herkese verip veriştiren tipleme... bu poz esnasında topun yuvarlak olduğunu unutmuş olacak ki o kadar çalımdan sonra yine son dakika golü yiyip yüzü kızarmadan ülkesine döndü...
megaloman!
...
fatih terim 1953 yılında adana'da doğdu..altyapıyı ve bazı kulüplerden sonra asıl parladığı, kendisine çok şey veren, verdiği, galatasaray'a geldi.327 maç oynadı kaptanlık yaptı.
futbol kariyerini sonlandırdıktan sonra antrenörlük yaptı. ankaragücü ve göztepeyi çalıştırdı. sonra, geçen yıllarda olduğu gibi galatasaray'a geldi. "imparator" oldu.inanılmaz bir takım, mükemmel motivasyon. ard arda gelen başarılar. onunla birlikte yükselen yıldızlar. hayalleri süsleyen uefa kupası. sonrasında dünyanın en büyük klüplerinden gelen teklifler....
sonuç:
bir acayipsin!
türkiye nerdeyse 2010'a gidemeyecek?
olur mu böyle şey şaka mı bu?
2006'da böyle yalan olduydu 2008'le yırttın!
fatih terim'e büyük saygımız vardır. fakat kendi kabul etsin.
bak ben bile farkındayım.
almanya, isviçre, fransa, belçika, hollanda türk nüfusunun çok oluduğu yerler.
al burdaki çocukları?
kimin böyle bir şansı var?
altyapısı başka ülkelerden başlamış sonra senin elinde güzelce kıvama gelmiş bir kadro kurma şansı kimde var?
sen babasın, sen abisin, sen kralsın.
sen italya'da nişan almış,
dünyanın en büyük kupalarından birini tutmuş bir şahıssın.
sen ne diye tartışıyorsun fatih'le, toraman'la, gökdeniz'le?
koçum serdar, mesut, eren, gökhan hep kaçtı...
bak bu adamları oynatırdın sen güzel güzel?
tamam lale bu adamlar gelseler gelirlerdi de sende herşeyi devletten bekleme..
2-3 en fazla 4 sene önce bu adamları çağırsaydın koşa koşa gelirlerdi,
sen de ekmeğini bana bana yerdin.
forvete yeni zlatan eren..
mehmet'in yokluğunda dm'ye veya diğer ismiyle "defansif ortasaha"ya gökhan inler,
aksadığı 7 cihan tarafından duyulmuş defansa serdar...
laleşmeye başladığına inandığım ve yanılmak için göbek atmaya hazır olduğum ardanın ödünü patlatacak mesut...
sen değil misin teknik direktör?
araydın bulaydın da biz oynataydık bunları!
takıştığın adamları saymıyorum bile!
fatih terim!
imparator!
sırtından bıçak!
2010 önünde.
gidersen,
toz penbe.
bu sorunlar, elden kaçan adamlar, küskünlükler, acayip yenilgiler sineye çekilecek,
herkesin göt..pardon gözüne batan paran helal edilecek..
2 sene kadar rahat olacaksın..
ya gidemezsen?
saha kenarındayken ağzıyla yaptığı hareketlere hasta olunası teknik adam. o nasıl bir yüz ifadesidir. kendisinin bir dil okulu açmasını beklemekteyiz. türkiye'de ondan daha iyi yabancı dil konuşan insan yok. olamaz da. *
gerek basın toplantılarında gerekse maç esnasında yaptığı hareketlerle büyük bir sempati toplamıştır. kimilerine itici gelebilir o ayrı. ama bu adama o garip mimikleriyle alıştık. kaldı ki kendisine yakışıyor da. karizmatik duruşlar sergilemek isteyen birinin onu izlemesi yeterli, o derece hareketleri bazen. ama basın toplantılarında ingilizce konuşmaya kalkmasın lütfen çok gülünç duruma düşüyor. (bkz: in the tabelaa) italya aşkı hiç bitmemiştir. milli takımın kötü bir maçından sonra hemen italya' ya dönmek istiyorum der. bize böyle havalar yapar. daha sonra kaldığını açıklar. falan filan ama severiz kendisini.
adamda nasıl baskın bir karakter varsa ntvspor'daki not defteri adlı programda kendisine soru sorması için gelen rıdvan dilmen, fuat akdağ ve mehmet demirkol'un resmen ifadesini alıyor. kendisi konuşuyor, sorular soruyor sormak için gelenler el pençe divan durarak onu izliyor.