fenerbahçe'den altı yediği zamanlar kulübede sigara tütürmüştü acaba bugün real'den daha büyük bir fark yerse sigarayı bu sefer kaba etiyle tütürürmü diye düşünmeden edemiyor insan.. temenimiz öyle birşeyin olmaması tabi ki. *
oldukça itici bir adam. futbol zekasının olduğunu da pek düşünmüyorum işin aslı. yaptığı en iyi şey takımına inanılmaz bir özgüven aşılayabilmek ve gazlamak. bir diğeri de yıldız futbolcuları çok iyi idare edebilmesi. umarım bu gece de keyiften bir puro yakar.
sonra biz niye böyle bir ülkeyiz diyoruz... lan normal adam yokki amına koyim.
adamlar sabahtan akşama kadar taktik yapıyorlar sen hangi antrenmanı canlı izledin de "fatih terim anca gaz yeaa" diyebiliyorsun?
ben her maç en az 6-7 farklı diziliş görüyorum galatasaray maçı izlerken, sen götünle mi izliyorsun nerenle izliyorsun? oyun sıkıştığında hamleleri görüyorum, lan ben selçuk inan'ın schalke maçında riera afallıyor diye sol beke takviye olduğunu gördüm siz ne diyorsunuz lan?
adam avrupanın elit teknik direktörleri arasında, avrupa'da saygınlığı, türkiye'de onlarca büyük başarısı var ama bizim ülkemizde "gaz oyunu oynatıyor yeaa" diye eleştiriliyor.
lucescu'nun iki kez kovulduğu, yıldırım demirören'in tff başkanı olduğu ülkedeydik di mi?
ölmeden önce arenanın yanına heykelinin dikilmesi gereken adam. şimdi bu söylediğim şampiyonluk ile bağdaştıranlar olacaktır ama benim geçmiş senelerde terim hakkında girdiğim entrylerin hepsi, bu adamı küçümsemeye çalışanlara cevap niteliğindeydi.
şimdi sebeplerine gelecek olursak terim, dile kolay 11 sene galatasaray forması giydi ve daha sonra galatasaray ile teknik adam olarak 5 şampiyonluk yaşadı, avrupada galatasaray'a kupa kazandırdı. bu gün galatasaray'ın en büyük övünç kaynaklarından olan uefa kupası ile armasının üstündeki 3 yıldızdan birini galatasaray, fatih terim'in teknik adamlığı döneminde elde etti. şimdi egosunu, şusunu busunu bir tarafa bırakırsak fatih terim, ali sami yen ve metin oktay'dan sonra gerçek anlamda efsane sıfatını en fazla hak eden üçüncü kişidir.
bu seneye gelecek olursak fenerlilerin şampiyonluğu kaybettikten sonra en büyük savunmaları "ama bizim takımımız dağıtıldı" şeklindeydi. şimdi fenerbahçe'nin kadrosuna bakarsak geçen sene fenerbahçe ilk 11'inde sezon boyunca oyanayan sadece iki adam gitti. bunlardan biri lugano ki lugano belki şike olayı patlamasaydı da takımdan ayrılacaktı çünkü adam iki senedir sürekli "lugano italya'ya gidecek, lugano şuraya gidecek" diye haberlere konu oluyordu. ikinci isim ise niang, fenerbahçe'nin gerçek anlamda tek kaybettiği isim ise niang'tır. sezon ortasında fenerbahçe, sow transferi ile bu açığı kapatmaya çalıştı. dos santos ise geçen sezonun sonlarına doğru adam gibi performans göstermeye başlamıştı, yani bu sene santos'un ne yapacağı hakkında fikir belirtmek zordu. o yüzden ziegle,r dos santos'tan daha istikrarlı bir sezon geçirdi. şimdi bu durumda fenerbahçe'nin kadrosu öyle denildiği parçalanmadı. böyle bir mazeret komik oluyor sonuçta en istikrarlı takımların bile kadrosunda her sezon 2-3 oyuncu gider yerlerine başkaları gelir.
peki bu sene galatasaray'da ne oldu diye bakacak olursak.
1) galatasaray'da yeni bir teknik adam geldi yani fatih terim göreve başladı.
2) yönetim değişti.
3) en önemlisi galatasaray yedeklerine kadar yeni bir takım kurdu. galatasaray'ın bu sezon ideal 11'ini sayacak olursak:
şu kadroda sol bek hakan balta dışında geçen sene galatsaray'da oyanayan tek bir fubolcu bile yok. emre ve semih atyapıdan yetişen oyuncular olsa da bu sene a takım oyuncusu olmayı başardılar. geri kalan oyuncular ise bu sene transfer edildi. şimdi bir kulüp düşünün ki yönetiminden, teknik ekibine, teknik ekibinden oyuncu kadrosuna kadar her şeyi değişecek ve bu takım ilk senesinde ligi şampiyon bitirecek üstüne üstlük bunu yaparken hem ligin en iyi futbolunu oynayacak hem de play-off denen saçmalık yüzünden 6 derbi daha oynamak zorunda kalarak şampiyonluğunu ilan edecek.
bu sene fatih terim zoru başardı. ben açıkcası bu sene şampiyonluk ihtimalini ligin başında pek yüksek görmüyordum çünkü belirttiğim gibi yeni bir takım kurulmuştu ve daha da önemlisi bu takım kurulurken maddi imkansızlıklardan dolayı 2-3 mevkiye istenilen adamlar alınamamıştı. sezon başında kimse kanat oyuncuları engin, riera, kazım ve emre alternatiflerinden oluşan bir takım için kanatları güçlü diyemezdi yani kanatlara istenilen takviyeler yapılamadı. yine sezon başında semih'in ikinci stoper olarak oynatılmasına kimse sıcak bakmazdı. bütün bunlara rağmen özellikle engin, semih ve emre çolak benim tahminlerimin çok ötesinde performans gösterdiler özellikle engin her maç daha iyiye gitti.
bu durumda fatih terim'in elde ettiği şampiyonluk aslında çok daha anlamlı. benim tek bir dileğim var şampiyonlar liginden de gelecek para ile şu kadronun iskeleti bozulmadan falcao tarzında (elbette onun kadar kalitelisini beklemiyorum) ceza sahasında bitiriciliği yüksek ve iyi koşular yapabilen bir santrafor (elmander iyi bir hücum oyuncusu ama golcü bir oyuncu değil. elmander gibi güçlü ve zeki bir adamın yanına böyle biri kesinlikle şart) ve en az bir tane iyi bir kanat oyuncusu şart. eğer fatih terim bu sene elindeki mikanlar ile transferde gösterdiği başarının bir benzerini gerekli olan 2-3 rötuş içinde gösterirse kimse kusura bakmasın ama yine lige ambargo koyup avrupa'da galatasaray'ın adınıdan yeniden söz ettirecektir.
tek kelime ile korkaktı bugün. bunu da takım üzerinde gösterdi. galatasaray ın baskılı oyunundan eser yoktu. daha duran top olunca kimin kullanacağını bile söylememiş oyuncularına. son dakika da selçuk vurması gerekirken drogba sıçtı son topta.
Bulunduğunu sandığı zirveye getirilen kişi. Oyuncular arasında kalite farkı varmış. Ya senin kaliten? Yenildin; hakem suçlu, topçu kalitesiz, zemin kötü, yönetim transfer yapmıyor, yendin; oyun içinde yaptığın değişiklikler başarılı oluyor, sistem 10 numara, futbolcular verilen görevi yerine getiriyor. Maçtan önceki konuşmalarıyla maçtan sonraki konuşmalarını üst üste dinleyince, kimlerin ne mevkilere getirildiğini görünce, bu ülkede hep böyle olduğunu bilince, eleştirdiğinde en ağır hakaretlere ve aşağılamalara maruz kalınca, mesela bir Serpil Hamdi Tüzün gibi bunca hakkı yenmiş spor emekçisi adına üzülüyor insan. Yazıklar olsun.
ne bekleniyor anlamıyorum.
rakibin real madrid.
dünyanın en iyi iki takımından biri.
en muhteşem atmosferli statlardan birindesin.
yüzde elli topla oynuyorsun.
pozisyona giriyorsun.
hakemin ibneliği olmasa, iki penaltı kazanacaksın. bir de son golü yemeyeceksin.
hakemin ibneliği olmasa böylesine demoralize olmayacaksın.
hadi hakemin ibneliğini bırakalım bir kenara. ne bekliyorsunuz oğlum. real madridle oynarken yüzde yetmiş topla oynayıp adamlara nefes aldırmamayı mı? real madride barnebauyu dar etmeyi mi?
real madridin karşısında kim öyle oynayabiliyor alahını seversen söylesene bir.
fatih terim kendi kalitesini gösterecekmiş, peki ya moruinho'nun kalitesi ne olacak?
aradaki uçuruma bir bakın önce amk. adamların takımındaki oyunculara teknik heyetine, stadına, geleneklerine.
ona rağmen hakem hatalarının damga vurduğu bir maç.
gerçekten fatih hocanın dediği gibi realin hakeme ihtiyacı yok. ancak dün, hakem olmasaydı da sonuç böyle olmazdı.
fazla hata yapmamış adam. sadece kalite farkına yenilmiştir. ve bir de gökhan zan'ı alması eleştirilebilir bana göre, çünkü o korkusuz bir adamdı, tabi bunu kendi taraftarı söylüyor sürekli.
(bkz: sneijder in çıkıp gökhan zan ın girmesi/#19228756)
ben genel olarak hocalığına çok fazla laf etmiş, söylemiş bir adam değilim.
egolarını yenerse, ki yine de yenemez ve o sebeple de çok sevilmez. nokta.
işte böyle, kendisini eleştirdiğiniz an fanatikleri sizi itin götüne soktuğunu sanır. böyleleri sayesinde büyük hocadır. medyadaki yalakaları da baş üstünde tutar ki ekmek yiyebilsinler. ancak kendisi medyayı istediği zaman istediği gibi harcayabilir, hatta bazı medya mensuplarını işsiz bıraktırabilir. 5 şampiyonlukmuş, he canım he gülüm. sizin adınız şikeye karışmadıydı değil mi?
iyi, kaliteli futbolcularla göreceli başarılar yakalayan, ortalama futbolculardan oluşan bir takımda ise başarılı olamayan teknik direktör.