malum türk futbolu her sene en az bir avrupa kupasında yarı final görür, ulusal takımlar düzeyinde hiçbir turnuvayı kaçırmaz. takımlarımız yıldızlar karması, kulüplerimizin en aşağısı juventus'a rahat kilitler. öyle değil mi? çünkü eğer öyle değilse, onbir sene sonra şampiyonlar ligi'nde üst tura çıkmış, liginde açık ara lider geçen yılın şampiyonu bir takımın "güçsüz" denen ama türkiye liginde herhngi bir takımla on kez oynasa sekizini kazanacak schalke 04 ile direkten dönen topu sonrası yaptığı hatayla golü yediğinde tamamen seyri değişmiş bir maçta berabere kalmasına ses edilmemesi lazım. hayatımda ümit özat'tan alıntı yapacağıma inanmazdım ama güzel demiş "bizim takımlar burada 300 milyon euroluk takım, avrupa'da ederleri 30 milyon euro."
birkaç gündür kendisine sallayan adamların yazdıkları ideal onbirlere bakıyorum, ekserisi de futbol yorumcusu, ekmeklerini bu işten kazanıyorlar yani, geri kalanı da yirmilerinin ilk yarısında futbolu cm/fm sanan sığırlar, yazdıkları kadrolarda riera'nın yerine solda sabri oynamalı diyen mi dersin, 4-3-3 oynamalıyız melo solu kapatmalı diyenler mi dersin, 4-4-2 kadrosu çıkarıp sol kanada oyuncu koymayan ama olsun herkes koşuverir oraya maç içinde diyenler mi dersin her türden beyinsiz mevcut.
fatih terim'in başarılarla dolu seceresini sicilini tekrar etmeyi zul görüyorum o yüzden sadece şunu istiyorum, biri bana bu adam schalke maçında sneijder drogba burak selçuk melo beşlisinden birini dahi oynatmasa maçtan önce ve sonra ona sallamayacak karakterli insan evladı göstersin, sonra da bu kişiden bu beş oyuncunun dahil olduğu bir onbirde sol savunmanın aksamayacağı bir kadro çıkarmasını istesin. lütfen.
sene başından beri iki kanadında sıkıntı yaşayan bir takımın hocasıdır kendisi ve eline her maç oynatmak zorunda kalacağı iki muhteşem ama eksiğini kapatmayacak oyuncu verilmiştir, mesele de bundan ibarettir.
çünkü bu adam bilmiyor sneijder'in sol kanatta geri dönmeyeceğini, bilmiyor onu forvet arkasına koymayı, bilmiyor hamit'i kesmeyi, akıl edemiyor "melo sen solu kapatırsın artık gülüm üç kişilik koşup" demeyi, bir tek bu sığırlar biliyor. futbol topu görse bomba diye karakola götürecek adamlar biliyor yani.
terim'in sıkıntısı oyunu iki yönlü oynayan kanat oyuncusu ve iyi bir sol beki olmamasıdır, bu kadar basit. o yüzden hamit elindeki en iyi verim alabileceği kanat oyuncusudur ve bence de oynatarak doğru yapmaktadır, o yüzden sneijder+amrabat yerine elinde yarım bir arda ya da "güçsüz" schalke'nin bastos'u ya da farfan'ı olsa kafası daha rahat edecektir.
şu dakikalarda herkesin ayrı telden salladığı imparator. ben sadece şunu yazacağım sisteminden ödün vermeyecektin hocam. inşallah 25 şubat 2013 galatasaray orduspor maçı bazı şeyleri görmende sana fayda sağlamıştır. bu takım sezon başından beri ne oynuyorsa yine onu oynamalı. alıştığı sistem neyse sahada onu uygulamalı. o da oynasın, şu da oynasın diye sistemini bozarsan arkandan ağlayanın olmaz hocam. bu pislik düzen böyle malesef herkesten iyi sen bilirsin
lütfen transfer sarhoşu taraftarın gazıyla çıkartma takımını sahaya ve öyle bir zorunlulukta hissetme kendini, lütfen...
bir gün hakem raporuna inanan, ertesi gün hakem raporuna aykırı işlem yapan federasyon ve "özerk" kurullarının kendisine kaç maç hak mahrumiyeti vereceğini merak ettiğim teknik adam. ama tanım bu değil; tanım, imparator.
sahi dünkü fener-kasımpaşa maçından sonra bi şeyler oldu. ona napıyoruz netleşir mi hafta içi?
bu adamın tribündeki hali, kulübedeki halinden daha tehlikeli. tribüne gönderildiği anda, galatasaray bu maçı alır dedim. galatasaray oyuncusu böyle şeylerden çok gaz alıyor amk!
hakem negzel ses etmese, duymamazlıktan gelse, tribüne göndermese, maç en fazla 2-2 bitecek.
hakeme çık 2. yarıyı 1. yarıdan daha kötü yönelt diyerek tribünlere yollanmış kişi. adam artist der ceza mı? ertelenir ne olacak yahu aramızda cezanın lafı mı olur.
gol sonrası abdürrahim albayrak'tan kurtulma çabaları ve attığı dirsek geceme renk katmıştır. albayrak da metrobüs yolcusu gibi davranıyor. ulan ne güldüm ya.
dün akşam orduspor karşısında maçı kurtarabilecek kalibrede oyuncuların seçiminde aydın yılmaz, engin baytar, emre çolak gibi bitikleri değil de umut bulut, albert riera, sabri sarıoğlu gibi son dönemin formda isimlerini tercih edeceğini sonunda öğrenen teknik adamdır. nitekim umut girer girmez 2. golün asistini yapmış, riera ve sabri ise kanatlarda yardırmışlardır.