fantastik ulu roman

entry451 galeri0
    101.
  1. cino gelecek olan tehlikenin farkındaydı..o nedenle kılıç, ok,mımçıka,döner bıçağı,topuz,tornavida ve keserini kuşandı..5 dk kendi etrafında dönse mikser etkisi yaratacaktı karşı orduya..* *
    0 ...
  2. 102.
  3. forintin hafiften gerzek olduğunu düşünmye başlayan karga bir monkun böyle garip şeylerle uğraşması ne garip diye fısıldadı. yarım gün kadar gitmiş olmalıydılar güneş batmamış olmasına rağmen ormanın içi karanlıktı. neyseki keskin gözleri sayesinde ilerlemelerinde sorun yoktu ama karga çok gürültü çıkardıklarını düşünüyordu. o sırada bir örümcek ağından aşağıya sarkıp tam burnunun önünde durdu. karga sanki tehlike diye bağıdığını düşündü ve kılıçlarını çıkarıp arkadaşlarını uyardı.
    1 ...
  4. 103.
  5. bir an herkes elini kılıçlarına atıp bekledi...
    0 ...
  6. 104.
  7. monk kargaya çok fena kıl olmuştu ama onu sonraya saklıyordu şimdi pençelerini biledi ve savaşa hazırdı..
    2 ...
  8. 105.
  9. beklenen savaş bir türlü çıkmıyordu.. bu birbirinden yetenekli ve birbirine kardeşçesine bağlı kahramanlar sabırsızlanıyorlardı..
    0 ...
  10. 106.
  11. karga cinoya ilerideki hareketi gösterdi. çıkardıkları gürültü orman yaratıklarını harekete geçirmişti. eğer dikkat etmeseler tam ortalarına düşeceklerdi. karga cinoya 2 adamla sola gitmesini söyledi forinte 2 adamla sağa gidecekti. karga kendisini yem yapacaktı ve diğerleride yaratıklar ortaya çıktığında üstlerine atlayacaklarsdı. karga gürültülü bir şekilde yürümeye başladı bir yandan kaybolmuş ve korkmuş bir ifade takınmıştı
    1 ...
  12. 107.
  13. karganın kendini böyle feda etmesi tüm kardeşleri duygulandırmıştı.. ama verilen emirleri derhal uygulamaya başladılar.. karga şüphesiz ki ne yaptığını biliyordu..*
    1 ...
  14. 108.
  15. karga orta yere geldiğinde kokunç bir çığlık attı arkadaşları onun savaş çığılığı olduğunu biliryorlardı ama yaratıklar beklenmedik bu hareket karşısında çok kısa süre tereddüt ettiler ve bu onların kavgaya geride başlamalarına mal oldu karga en yakındaki ağaca sıçrayıp beş metre yukarıdaki yaratığın kafasını kesti ve daha yükseğe uçup yerde şaşkın bakakalmış yaratığın kafasına hızlı bir dalışla kılçların ikisini birden soktu daha sonra kılıçların ucunda yaratık olduğu halde kendi ekseni etrafında dönerek bir ikisini yere düşürdü...
    1 ...
  16. 109.
  17. o da ne..?
    cino kargaya doğru giden bir boa yılanını fark edip derhal yılanın başına oklarını fırlatmaya başladı..
    0 ...
  18. 110.
  19. yüzyılın savaşı başlamıştı..
    0 ...
  20. 111.
  21. hikayenin gizli kalmıs köselerinde kahramanları uzaktan takip eden kimsenin fark edemedigi biri vardı...işte o karpuzkabugu idi...
    2 ...
  22. 112.
  23. cino ben diyim yüz siz diyin üç yüz neydüğü belirsiz yaratığın üstüne atladı..ve daha önceden planladığı gibi kendi etrafında dönerek - (bkz: mikser) gibi- yaratıkları doğradı.. kendi omuzundada saplanmış bir ok ,bacağında bi keser, ve karnında bi topuz batmıştı ama.. hiç bir şeyciği yoktu..iyiyidi..*
    0 ...
  24. 113.
  25. bu hikayenin cengaverlerinin (cino, hidrojen, karga, forint*); bu kadar usta olmalarının sebebi savaşçı yetiştiren elfeday konseyinden olmalarıydı. lafla peynir gemisi yürüten olric ise suya sabuna dokunmadığından, ne leyzır topuna, ne gürze ihtiyacı yoktu.
    2 ...
  26. 114.
  27. arkasındaki yılanı tehlike zanneden cinonun attığı okları savuşturan karga gözlerini yılana dikti sanki yılan daha çok var... insanlar... esaret..kurtarmalısın...diyormuş gibi geldi. yılan sürünerek uzaklaştı. karga bir yandan yaratıkları biçerken yılanın son bir kez batı da dediğini hissetti... arkadaşlarına mücadeleyi bırakmamalarını söylüyordu derken bir şek oldu biri karganın göğsünde büyük derin bir yara açtı. canı çok yandı karganın ama, olması gerekenden daha az kan aktı o an gözlerinde siyahsisler belirdi gözlerinin renkli kısmı kaybolmuştu kendini yaralayan yaratığın boğazını sıktığı halde yerden 1.5 2 metre kadar havalandı bunu kanat çırpmadan yapmıştı. savaş çığlınğından çok daha büyük bir çığlık çıktı boğazından sabah terkettikleri handan duyulabilen hatta köylerinde kuşların ürküp kaçmasına hayvanların huzursuzlaşmasına neden olan bir çığlık göğsündeki yara kapanıyordu ama ondan çok daha garip şey yaratıklar oldukları yerde donmuşlardı savaşamıyorlardı. gruptakiler böyle bir şeyle daha önce karşılaşmamışlardı. iki yıldır köyde olan ama öncesi bilinmeyen karga onları da korkutmuştu... karga ağzını açıp garip şeyler haykırdı bilinen herhangi bir lisan değildi bu akabinde yaratıklar birer birer yere yığılmaya başladılar. yaşam özleri emiliyordu. karga gittikçe irileşti kanatları iki yana tamamen açıldı göğsündeki yara izi çoktan kaybolmuştu. yaklaşık 2 dakika sonra karga kütük gibi yere yığıldı. tüm yaratıkalrın yaşam özünü emmiş ve sandığından çok daha güçlü hale gelmişti ama, geçmişinden anılarda gelmişti lanetlenmesi ve kendini öldürmesi sevdiği kadının yüzü. yerinden kalkamadı. batıya gitmeliyiz diyebildi. ama şimdi uyuyalım lütfen...

    *
    1 ...
  28. 115.
  29. bu manzarayı dikkatle takip eden monk manastırda eğitim aldığı günlere döner, manastırın en yüce keşişi forint e druid adında yaratıkların oldugundan, onların doğanın bedeni olduklarından sözetmiştir.. bunları hatırlayan forint birden irkilir ve kargaya karşı sempati beslemeye başlar..
    1 ...
  30. 116.
  31. sabahın güneş doğmadan evvelki serinliği bastırınca bir ağacın tepesine tünemiş buldu kendisini.düne dair hiç bir şey hatırlamıyordu ama, kakmalı deri zırhının göğsü boyunca yırtılmış olduğunu farketti elini götürdü altındaki elbisesinin de yırtık olduğunuanladı ama göğsünde eb ufak bir iz yoktu. içini korku kapladı daha önce gördüğü korkunç rüyalar geldi gözlerinin önüne.rüya olmamalarından korkuyordu.iki yıldır mutluydu ama tarifi olmayan bir keder sızlatıyordu kalbini.bazen içini bir şeylerin kemirdiğini hisseder ama anlam veremezdi. aşağıya inmek için hareketlendiğinde ağaçtan kayar gibi oldu.daha doğrusu dallar onu aşağıya indiriyorlar gibiydi. kendini tanımak için çıktığı yolculuktan ilk defa korkmaya başladı. yaratıklardan yahut tuzaklardan değil kendini tanıdığında keşfedeceklerinden korkuyordu ama, arkadaşlarına hissettiremezdi bu duyguyu.ona güvendiklerini biliyordu ve en güçsüzü dahil hepsine sonsuz bir güven besliyordu. bir tek cadı çok tatlı bir kızdı köyde de kendisiyle en çok o ilgilenirdi ama yolculuk başladığından beri bir tuhaftı.olricin sözüne güvenmiş gruba katmıştı.
    ayaklarını yere bastı ama sanki çimenleri ezmiyor gibiydi. arkadaşlarının yüzlerine baktı bir kısmı uyanmış hazır bekliyor bir kısmı ise hazırlıklarını tamamlıyordu. hepsinin gözlerinde aynı kuşkulu bakış vardı. dün gece bir şey yapmıştı ama ne?

    günaydın arkadaşlar dedi. yolumuza devam edelim. içlerinden biri batı batıda bir şey var diye mırıldandı. batı mı? ne olabilir ki, dün hatırlamadığı ayrıntılardan biri olmalıydı ve önemsiz olmadığı diğerlerinin kafaları ile onaylamalarından belliydi. batıya doğru gitmek için grubun önüne geçti. yanından geçtiği herkes panikle yol veriyordu.

    önündeki sarmaşıkları aralayarak geçti ama ne bir dal ne bir yaprak zarar gördü...
    had dedi sarmaşıkların ardından gidiyoruz...
    3 ...
  32. 117.
  33. sarmaşıkların, dalların içinden bir hayalet gibi geçen karganın peşinden yürüyen forint onun sanki bitkiler ve hayvanlarla arasında bir iletişim, gizli bir anlaşma olduğunu hissediyordu.. evet onu başta pek sevmemişti, çünkü kimseye inanmamaya ve güvenmemeye çalışıyordu tek amacı üstün becerilerini geliştirmekti bu maceraya dahil olması da gücünü arttırmak için seçtiği birşeydi ancak kendi bedeni gücü doğa olmadan birşeye yaramazdı doğa da çok yakınındaydı.. bu gizemi de çözmeliydi..
    1 ...
  34. 118.
  35. cino aldığı darbeleri süpürgesiz cadının hazırladığı merhemlerle iyileştirmişti..artık eskisinden daha iyiydi..bu sabah diğer sabahkilerden çok daha farklı görünüyordu.. karga da meydana gelen değişiklikler ve doğadaki ahenk gözle görülmese bile tüm kardeşler arasında hissedilebiliyordu..cino sesizliği bozmamaya çalışarak arkadaşlarının arkasından ilerlemeye başladı..
    1 ...
  36. 119.
  37. 120.
  38. batıya doğru yol almaya başladılar güneşin doğduğu bazı yerlerden sızan titrek ışıktan anlaşılıyordu ama, ormannın geneli karanlık ve sessizdi. kuş sesleri bile köydeki ormandaki kuşların sesine benzemiyordu. ağaçların arasından daha önce kimselerin geçmediği belliydi. her yer kalın örümcek ağları ve sık sarmaşıklarla doluydu. karga yerde iz bırakmadan yürüdüğünden durup arkadan gelenleri beklemek zorundaydı. atlar kamp yapılan yerde bırakılmıştı. herkes yayaydı. derken ilginç bir şey oldu. ormanın tüm karanlığına inat bir çok harika rengi üzerinde barındıran büyük bir kelebek peydah oldu karganın burnunun ucuna kadar geldi. maden dedi tam sağınızdaki şelaleden giriliyor. sonra geldiği gibi aniden gözden kayboldu. sesini duymuşlardı şelalenin karga suyun temiz olmadığını anladığından ehemmiyet vermemişti sık dalları araladığında hemen karşılarında bir patika gördüler. tek kişinin anca geçebileceği bir patika. tek sıra halinde patikadan yürümeye başladılar karga bir an duralayıp suyun içine girdi.
    1 ...
  39. 121.
  40. o esnada karga yeşile döndü ve eee ses seda çıkmıyordu dünden beri naber yao dedi.
    0 ...
  41. 122.
  42. içerisi çok dardı ileride küçük bir tünel vardı. geçmek için eğilmesi gerekti. arkadaşları da birbiri ardından suyun içinden geççip şaşkın bakışlarla bir yandan etrafı anlamaya çalışıp bir yandan ilerliyorlardı. herkesin silahları elindeydi. bununla birklikte etrafa kimse gözükmüyordu. yol aşağı doğru eğim aldı zeminde basamaklaşmaya başlamıştı. inmeye devam ettiler. merdivenler dönmeye ve daha dikleşmeye başladı burdan sonrasının doğal olmadığı insan yahut bir başka canlı eliyle yapıldığı belliydi. adımlarını sıklaştırdılar. bir an önce savunmasız kaldıkları bu yerden çıkmak istiyorlardı. ve düzlüğe ulaştılar burasıda çok geniş değildi yerde çok fazla ayak izi olmaması pek kullanılmayan bir bölüm olduğu hissini uyandırmıştı. önlerinde 3 adet kapı vardı...
    1 ...
  43. 123.
  44. ortadakine itinalı bir şekilde yaklaştılar. kapı kilitliydi. aralarında kilit işlerinden anlayan usta biri mevcut muydu karga bilmiyordu...sessiz olmak şu an yapacakları en doğru hareket olacaktı...
    1 ...
  45. 124.
  46. cino o an için dalmıştı. kaybolan çocukların yüzlerini düşünüyordu..köyü neşeye boğan bu çocuklar kim bilir şimdi ne halde idiler. onları kurtarmak için gittiklerinde geç kalmak istemiyordu..ve yeşilbaşlıkertenkelenin karga ile konuştuğunu duyunca irkildi..
    önce onun öldürülmesi gereken bir canavar zannetti ama anlayınca bunu yapmaktan vazgeçti..
    0 ...
  47. 125.
  48. kapı diyorum şişş aloooo. var mı açacak yeşil açabilri misin? diye arkadaşlarını sessizce olaya konsantre etmeye çalıştı
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük