bir tür sosyal ağ paylaşım sitesi olsada günümüzde çok baydı; oyun istekleri, durum beğenebilir misin? pp? gibi şeyler yazan insanlar çıktı bunun için çok küfür yenen ortam diye biliriz ama akıllı durursan bence hiç sakıncası yok gibi gözüküyor.
hayatımıza çok garip bir noktadan girerek alışkanlıklarımızı değiştiren bir site. henüz tam olarak sindirilemediği için de bazı durumlarda ne halt edeceğinizi şaşırıyorsunuz. misal:
benim çocukluktan bir arkadaşım var. aynı mahallede büyüdüğümüz için ailesini de tanıyorum. lakin ben bu adamla 10 seneden fazladır konuşmadım. facebookumda ekli, ama facebooktan bile konuşmadık yani. sadece takip halindeyiz. ailesi de ailemle aynı şekilde, eskiden araları çok iyiydi ama zamanla (taşındığımız için hayat ıvır zıvır derken) koptular. görüşülmedi yani.
şimdi bu arkadaşın babası vefat etmiş. çocuk da duvarına "olacagi icime dogmus gibi cikip geldim.. nur icinde uyu canim babam.. hala gercek degilmis gibi.. seni simdiden ozledim.." yazmış. bunun nasıl bir kafayla yazıldığını anlayabilirim, zira ben de dün acil serviste ağrıdan kıvranırken kafa dağıtmak için twit atıyordum. mümkün yani artık bu tarz şeyleri yazmak, her ne kadar annem "gerçekten hasta olsan aklına bu gelmez. numara yapıyorsun!" diye düşünse de ben ve benim yaşıtlarımın aklına ilk olarak bu geliyor. dün çektiğim sancıyı ben bilirim ve gayet de ellerim titreye titreye hastaneye sövüyordum.
şimdi işin ilginç kısmı:
ben, hayatımda facebook olmasa bu arkadaşın babasının vefat ettiğini öğrenemezdim ya da belki seneler sonra filan bir tanıdıktan duyar "allah rahmet eylesin" derdim. şimdi, olay taze, duvara yazılmış bir yazı var, ama aklımın hala facebook tarafından ele geçirilmemiş kısmında "baş sağlığı facebook duvarına yorum olarak yazılacak kadar basit bir şey değil." cümlesi yankılanıyor. e bu adamın bende telefonu yok, olsa ve arasam hatırlamaz bile, çemberin çok dışından birisiyim. e durumu yok saymak da olmaz...
ve sonuç: facebook'un ekranına bakar halde kitlenip kalıyorsunuz. daha tam sinmemiş hayatımıza. belki bundan 4-5 sene sonra kimse tereddüt etmeyecek bu tarz konularda. nasıl ki bizim dedeler "böyle önemli bir şey telefonda konuşulur mu?" derken biz telefonla konuşmanın pekala ciddiyet taşıyabileceğinin farkındayız, onlar da facebook'un bu tarz ciddi konuları kaldırabilecek günlük bir araç olduğunu tam anlamıyla düşünebilecekler.
mesela türk televizyon seyircisinin günah keçisi de dizilerdir.
türk gencinin günah keçisi okan bayülgen'dir.
türk şöförünün günah keçisi trafiğin ta kendisidir.
vatandaşın günah keçisi devlettir.
bazılarının günah keçisi teknolojidir.
her nerede beğenmediği şeye ısrarla prim yaptıran biri varsa o türk'tür.
çok garip site. herhangi bir sayfadaki herhangi bir paylaşıma yapılan yorumlara bir dalıyorum. kendimi dünyanın öbür ucundaki insanların profillerinde gezinirken buluyorum. genelde de meksikalı oluyorlar nedense. mark hayırdır? hatun mu ayarlayacaksın olm. söyle bilelim.
Her ne kadar.sosyal dense de insanlarin sosyal hayatini tamamen gosteris amacli olmaya yoneltmis her seyin baskalari begensin diye yapildigi samimiyetten uzak bir orumcek agi.
2 yıldır evlenemeyen bir kız arkadaşım var.önce sözlendi. resimler felan.sonra nişan resimler felan, sonra kına resimler felan; sanırım artık evlenecek ve profilim kurtulacak bu bol dekolteli aile görüntülerinden.
--spoiler--
uzun zamandır facebook kullanmıyorum ve bugün bir arkadaşımda farkettim; yüz tanıma sistemi gibi bir şeyleri var adamların etiketleyeceği insanın üstüne geldiği zaman x'i etiketlemek ister misin diye soruyor. kullanıcıları bundan rahatsız olmuyor mu ya da gerilmiyor mu çok merak ediyorum. etiketlediğin etiketlemediğin ya da başka fotograflarda sana benzeyen herkese ulaşabilir bu herifler. bu adamların veritabanına ulaşıldığı zaman neredeysen ne yaptıysan bilineceksin.
--spoiler--