--spoiler--
Facebook'un faydaları 1: Bir şey olamama kaygısını yok eder, varolduğunu duyurabilme, ben de varım diyebilme imkanı sunar. Bunu istediğin şekilde yapabilmene olanak sağlar. Yüzüne pek kimsenin bakmadığı biri, bir anda dünya güzeli ya da yakışıklısı oluverir.
Antitez 1: Bir şey olmaya programlanmış, hedonizm salgınından muzdarip, sanal, sahte bir dünyada gerçekten yaşadığına inandırılmış günümüz bireyi, gerçeğin yerini imgelerin aldığı kaskatı bir simülasyon ortamında, aslında kendisinden giderek koptuğu, topluma ve kendisine daha çok yabancılaştığı, sahte bir dünyada giderek yeni ve farklı bir organizmaya evrildiği gerçeği ile yüz yüzedir. kapitalist sistemin Facebook marifetiyle yaptığı ise bu yüzleşmeyi kâra dönüştürmektir.
insanları tanımamızı sağlayan sitedir.
20 yıldır tanıdığın arkadaşının, tanıdığın gibi biri olmadığını anlayabilmene yarıyor, yıllar sonra kendi kendini sorgulamana olanak veriyor, hatta arkadaşlığını kesmene yarıyor.
son zamanlarda iki yüzlü insanların doluştuğu " fame diğer bir deyişle popi " olmaya çalıştığı saçma sapan bir sosyal paylaşım sitesi.
sosyal paylaşım sitesi diye geçse de asosyal insanların tıkılıp kaldığı saatlerce iki beğeni için uğraştığı mekan aslında. Günde on kere aynı fotoğrafı profiline koyanlarla dolu. öyle uğraşıyorlar ki her fotoğraf ve durum altında "harikasın kardeşim" "bebeğim çok tatlısın" "oha for oha taş oha kaya" "bitanecik kardeşim taşşş" gibi samimiyetlikten uzak vıcık vıcık yavşaklığı görebilirsiniz.
aslında bizlere insanların ne kadar iki yüzlü olabileceğini gösteriyorlar. popüler olan şeylerin en boktan şeyler olsa bile ilgi görebileceğini gösteriyorlar.
bir de inanılmaz bilgi kirliliği var. saçma sapan kaynağı belirsiz çoğunluğu uydurma olan "ilginç bilgiler" mi dersiniz, yoksa hala kuranı yırttı yandı, kül oldu, maymuna dönüştü diyip altına allahu ekber diye bağıranlar mı dersiniz, abuk subuk aşk dramatizmi yapanlar mi dersiniz, ne derseniz var. tam bir yalan yuvasında döndü.
herkes birer aşk kadını/erkeği olmuş. herkes aldatılmış, terkedilmiş. herkes büyük dertler görmüş çok ilginç tuvalette patır patır sıçmasına rağmen aynı zamanda beyoğlunda marjinal takılan insanlarla dolu. aynı anda iki yerde birden.
böyle garip boka sarmış bir yer işte.
sürekli sikilen site. Ne diye bu kadar sikiliyor anlamıyorum. Hiçbir sitede sorun yokken Facebook'a bazen giremiyorum, bazen zor giriyorum. Mark sikme şu siteyi. karı bulalım sana. e yeter yani.
ana sayfaya bakıp da insanın sinirinin bozulmaması imkansız. saçma salak gönderilerle paylaşımın dibine vuruyorlar. neymiş efendim şurdaymış. burdaymış. silkelesen cebinden 5 kuruş para çıkmaz ama ne hikmetse sürekli gezmelerde. gözünüze gözünüze sokarlar görgüsüzler. hep yapmacıklık. nedir olum bu çaba? başın göğe mi eriyor seni gezginci bildiklerinde. hani birde değilsin yani. gezse gam yemiycem. kaç kez şahit oldum kolpalıklarına. etiketleri mekana gittiğinde kimse yok. ahaha. reziller.
Herkesin "kendi işinde patron" olduğu, hiç kimsenin bakkal çırağı, terzi yamağı, nüfus memuru olmadığı paylaşım sitesi. Arada doktor mühendis öğretmen çıkıyor, geri kalan herkes "kendi işimde patron".
biz milletçe hangi ara bu kadar mal olduk? sorusunun cevabı kuruluş tarihinde yatan site. Zaten yerlerde olan bireysel iletişimimiz bu olaydan sonra tam çöktü. Yolda görsek selamlamıyor fakat facebook'ta görünce ekliyoruz.